Milletvekili aday listelerine girmenin en kestirme yolu

İsrafil K.KUMBASAR

Ülkenin kaderinde ‘dönüm noktası’ olması kaçınılmaz, belki de ‘nihai’ bir seçim geldi kapıya dayandı.
‘Bilgilerini’, ‘birikimlerini’, ‘deneyimlerini’ (!) aziz Türk milletine hizmet için ‘feda etmekten’ başka herhangi bir gayeleri bulunmayan (!) ‘birbirinden değerli’ (!) milletvekili aday adayları, siyasi partilerin kapısında kuyruğa girdi.
Birçoğunun gerekçesi gayet tutarlı gibi.
Meclis’te bulunan milletvekillerinin ‘çaplarına’, ‘kalitelerine’, ‘vizyonlarına’ bakıp, “Onlar bu işi yapıyorsa eğer, bizim neyimiz eksik” diyorlar.
Göbeğinizi kaşımayı bırakın da adaylık kuyruğundaki kişilere şöyle bir bakın bakalım.
‘Kendi başlarına’, seçime girip ‘bileklerinin’ hakkı ile ‘vatandaşın tercihine’ mazhar olabilecek kaç kişi var aralarında?
Varsın olmasın. Hiç, ama hiç önemli değil.
Tercihi ‘vatandaş’ yapmayacak nasıl olsa.
Parti başkanlarının işi gerçekten çok zor.
Şimdi belki de başlarını ellerinin arasına almış, “Bu kadar bilgi ve donanım sahibi insan arasından hangilerini seçeyim acaba?” diye kara kara düşünüyorlardır.
Kim bilir?

***

Bu ülkenin asla ‘değişmez’ yazgısıdır bu.
Siyasi Partiler Kanunu’ndaki antidemokratik hükümler yüzünden, milletvekili listeleri üzerindeki ‘tek belirleyici irade’ yine parti genel başkanları olacak.
Peki parti başkanlarının, milletvekili olmak için başvuran aday adayları arasında seçme yaparlarken göz önünde bulunduracakları ‘temel kıstas’ne olacak?
‘Ehliyet’ mi, ‘liyakat’ mi, ‘bilgi’ mi, ‘birikim’ mi, yoksa ‘tecrübe’ mi?
Hayır.
Peki ya ne?
Yüzde yüz ‘itaat’ ve ‘sadakat’.
Parti başkanları, önlerine konan aday adaylarının dosyalarına şöyle bir bakacaklar.
İlk önce, ileride başlarına ‘sorun’ olması, ‘verdikleri talimatları’ yerine getirmeden önce sorgulaması, ‘yaptıkları hatalara’ karşı kendilerini uyarması muhtemel olan kişilerin isimlerinin üzerine ‘kalın bir çizgi’ atacaklar bir kere.
Ardından, “Aman efendim, siz daha iyi bilirsiniz”, “Siz nasıl tensip buyurursanız öyledir sultanım”, “Gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım”  felsefesi ile hareket edecek olanları cımbızla seçip ilk sıralara yerleştirecekler.
Sonra da o listeyi milletin önüne koyacaklar:
- “Buyurun seçin.”

***


Bilgisiyle, birikimiyle gerçekten 'milletin vekili' olabilecek yeterliliğe sahip olan milletvekili adaylarına tabii ki herhangi bir sözümüz yok.
Ama, 'üç koyunu güdecek' kadar beceriye sahip olmadıkları halde, parti başkanlarının gözünü boyayarak 'bir milletin kaderini tayin edecek' kararlarda söz sahibi olmak isteyen bir kısım 'zübükzadelere' naçizane bir tavsiyemiz olacak.
Kestirmeden aradan sıyrılmak istiyorsanız eğer, adaylık için başvurduğunuz partinin genel başkanına kendinizi 'ispatlamak' zorundasınız.
Nasıl mı?
Sizden istenen evrakların arasına koyacağınız 'CV'nin yanına bir de 'CD' ekleyin.
'Şahsiyetinizi' ayaklar altına alma bakımından, diğerlerinden nasıl 'daha farklı' olduğunuzu, 'nasıl dans ettiğinizi', 'nasıl takla attığınızı', 'nasıl amuda kalktığınızı' gösteren görüntüleri ihtiva eden çok özel bir CD.
Tempoya ayak uydururken, 'ceketinizi belinize dolamanız' yeterli gelmeyebilir belki.
'Samimiyetinizi' daha iyi ortaya koyabilmek için, isterseniz bir de 'dans kıyafeti' edinin kendinize.
Gerekirse 'masanın üzerine' çıkın, akla gelebilecek 'bütün figürleri' ortaya koyun.
Bekleyin bakalım sonuç ne olacak?


***


Birileri ‘ülke tapusuna’ el koyma hazırlığında.
Birileri ise, hâlâ ‘ceplerini’ doldurma, ‘yedi sülalelerini’ garanti altına alma, ‘kıyak emeklilikten’ yararlanmanın hesabını yapıyor.
Yazık.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş