Millî bayramlarımız ve AKP

A+A-
Agah Oktay GÜNER

"19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı"nı geçen hafta idrak ettik. Bayramlar toplumun ortak hatıralarının birlikte hatırlanıp, sevinçlerinin bölüşüldüğü günlerdir.

                Cumhuriyet millete güzel bayramlar verdi. Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Millî Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı.

                19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı daima coşkuyla kutlanmıştır. Ne yazık ki 15 yıllık AKP iktidarında millî bayramlar çeşitli bahaneler ile kutlanmaz olmuştur. Bazı kuruluşların da bayram isminden Atatürk'ün adını kaldırdığını, Turkcell'in bu nankör gidişin öncüsü olduğunu görüyoruz. Turkcell'in Atatürk'süz ilanı büyük tepki yarattı. Vatandaşlar sosyal medyada "19 Mayıs demek, Atatürk demektir" yorumuyla tavır aldılar.

Tarihe not...

                CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, "İçi boşaltılan Cumhuriyet ve laiklik" kitabıyla AKP'nin Cumhuriyet ve laikliğe karşı hamlelerini derlemiş bulunuyor. Kendisiyle yapılan bir röportajda: "AKP iktidarında geçen 16 yıllık sürede laikliğe yönelik saldırılar eşi ve benzeri görülmemiş şekilde artmıştır. Başlangıçta bu saldırıların birey çapında olduğu iddia edilmiştir. Gerçek ise asla böyle değildir. Yavaş yavaş kuşatılan Cumhuriyet ve çağdaş değerler her gün törpüleniyor.

                21. Yüzyıl Türkiye'sinde laik, demokratik Cumhuriyeti koruyacağına yemin etmiş ve Cumhurbaşkanı makamından sonraki en önemli yerde olan Meclis Başkanı (Laiklik Anayasada olmamalı) diyor, buna ilişkin hiç bir işlem yapılmıyor ve yeniden Meclis Başkanı seçilebiliyor. O'nu protesto eden kadınlar Meclis önünde biber gazına boğuluyor, saçlarından sürükleniyor!" gibi çok önemli tespitlerde bulunuyor.

                Sayın Z. Altıok devamla, "Ben de bu noktada bu saldırıların meydana getirdiği tehlikenin farkında olarak Cumhuriyetimize, laik ve eşit yaşam hakkını korumaya dönük sorumlulukla tarihe ve siyasi hayata bir not düşmek istedim" diyor .

                Bu kitap AKP'nin iktidar süresinin her günü taranarak bütün yazılı dokümanlar incelenerek hazırlanmış. Bu ve benzeri çalışmaların ortaya koyduğu gerçek AKP'nin ideolojik yapısının Cumhuriyetle kesin bir çatışma içinde olduğudur. Bunu AKP'nin Cumhuriyetin bayramlarına karşı almış olduğu tavırdan da görüyoruz. Eski 19 Mayısları ve bütün bayramlarımızı hasretle anıyoruz. O günlerin temel amacı devletin gücünü, kudretini ülke gençliğinin yiğitliğini vatandaşa göstermek ve onun devletine olan inancını pekiştirmekti. 30 Ağustos Zafer Bayramında, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında yapılan geçit törenlerinde Silahlı Kuvvetlerimiz yürüyüşlerindeki heybet, hareketlerindeki disiplin, silahlarındaki teknik üstünlükle daima dosta ümit, düşmana korku olmuştur. Eski 19 Mayıs Bayramlarında sivil yüksek okulların öğrencileri beden eğitimi ve spor bölümleri günlerce hazırlanır ve insanı hayrette bırakan bir fizik gösteri şöleni sunarlardı. Harp okullarının fevkalade yetişmiş genç sporcu kadroları sivil arkadaşlarıyla birlikte milletin göğsünü kabartırdı. Törenleri Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar ve diplomatik misyon temsilcileri takip ederdi. Bu yıl düzenlenen törenlere bir tek bakan katılmış, eski gösteriler hayallerde kalmış ve resmi düzenlemenin ardından aziz milletimiz Atatürk posterleri ve Türk bayraklarıyla Anıtkabir'i doldurarak yeri göğü inleten millî sloganlarla bayramına sahip çıkmıştır. 

Atatürk diyemeyenler

                 İstiklâl Harbimizin her aşamasında TBMM'ye hesap vererek birlikte  zafere yürüyen Atatürk'ün koltuğunda oturan zat; Atatürk demiyor. Bir Yunan Atatürk diyemez, onların dedelerine vurulan tekmenin acısını çekiyordur. Ama Türk olduğunu iddia eden birisi Atatürk diyemiyorsa,  iyi düşünmek lâzım... AKP'nin Türkiye'ye 15 yılda verdiği zararın sınırlarını inanın tayin edemiyorsunuz. Kültür ve manevi dünyamızın uğradığı yıkımlar yanında ağır maddi kayıplar vardır. İstanbul Yeşilköy'deki Atatürk Havalimanı'nın kapatılıp yeni bir havaalanı yapılması, vatan coğrafyasını bölen "çılgın proje", hepsi doymak bilmeyen israf çukurlarıdır. Bunlar ve daha nice yanlışlarla ekonomimiz iflasın eşiğine taşındı. Sayelerinde ülkemiz "yatırım yapılamaz" yaftasına lâyık görüldü.

                Dış politikada iktidarın yanlışlarıyla yapayalnız kalan Türkiye, ne yazık ki içeride bölük bölük bölündü. Millî bütünlüğünü koruyamaz hale geldi.

                İşte bu yanlışlar trajedisine sebep olan AKP, yaklaşan seçimde ebediyen muhalefete ve yok olmaya mahkûm edilecektir. Bu mahkûmiyet ilamını oylarınızla siz vereceksiniz.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları