Milli "erozyon"; yeller alıyor, sular götürüyor!

Altemur KILIÇ

Su ve rüzgâr taşları bile “aşındırır”, farkında bile olmazsınız... Tâ ki, o “taşlar” yerlerinde bile ağır olmayana ve sonunda, yok olana kadar! Çiçekler gözlerinizin önünde büyürken fark etmezsiniz... Tâ ki o çiçekler zehirli bitkilerle dolu bir orman olana ve zehirli sarmaşıkları başımıza dolanana kadar! Bütün bunlar şimdi olmakta, ülkenin taşı, toprağı ve tüm değerleri, çıkarları “aşındırılmakta”, “erozyona” uğramakta, uğratılmakta! 
“Atatürk’e, Atatürkçülüğe, ulus devlete ve Cumhuriyet’e bağlıyız” amentülerini, âdet yerini bulsun diye tekrar ederken, zamanın, meçhullere akıp giden “suları” ve her yönden esen  “muhalif rüzgârları”, “Anıtkabir”i ve meydanlardaki heykellerini ve O’nu “aşındırmakta”!

Türk ordusu
Cumhuriyet’imizin ve milletimizin omurgası olan “Türk ordusu Türkiye’nin en saygın kurumudur” derken, içeriden ve dışarıdan estirilen rüzgârlar ve akıtılan sular, bu varlığımızın gücünü ve saygınlığını “aşındırmakta”! Suçları, tutuklu generallerinki gibi, Atatürkçü olmaları olan genç subayların, “Ergenekon kapsamında” tutuklanmaları ve ordunun onlara sahip çıkamaması, bu “aşındırma” operasyonunun gereği!
Atatürk’ün “hangi bağımsız millet vardır ki, yabancı efendilerin plan ve projelerine göre kalkınsın, çağdaş uygarlık düzeyine öyle ulaşsın” dediği,  her vesileyle, hatırlatılıyor. Ama bütün milli değerlerimize, orduya ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne musallat “Avrupa Birliği” süreci, bugünkü iktidarın programında en baş yerde, Mustafa Kemal’in çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak hedefinin, tam tersi! Ama, gafiller, bunların aynı olduğuna inanıyorlar ve milleti de inandırmaya çalışıyorlar! Bu sırada “sular ve rüzgârlar” bu kavramı da “aşındırıyor”; O “kaya” da, Avrupalıların uydusu olarak boşluğa fırlatılacak! 
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözleri “ağızlara persenk” ama bu milli egemenliğimizi her alanda yabancılara satmış veya kiralamışız ve bununla adeta iftihar ediyoruz! Neredeyse, TBMM kürsüsünün üzerindeki Anayasa’nın değiştirilemez hükmü de, “aşınıp” silinecek!

Kırmızı çizgiler-Güneydoğu
Bir zamanlar “Milli Siyaset Belgesi” ve buna göre “kırmızı çizgilerimiz” vardı... O belge, bir kasada, hâlâ muhafaza ediliyorsa, belki, rüzgâr ve su nüfuz etmez, ama “kırmızı çizgiler” çoktan aşındı, sarardı ve yok olmak üzere!
Ordumuz, PKK ile mücadele ediyor ve sonuna kadar da edecek. Her gün şehit, gazıi veriyoruz, “Akacak kan yerde durmaz” diyoruz... Fakat aydınlar ve iktidar, “barışçı çözüm- Kürtler de haklı” diye ve Barzani ve Talabani’den medet umuyor, hatta “Büyük Kürdistan”ın “inşaatına”, getirim mukabili, yardım ederek bu iradenin de “aşındırılmasına” yardımcı olacaklar. Bu “aşındırma” o raddelere geldi ki, “Eşkıya başı ve kanlı katil” dediğimiz ve idam mahkûmu Abdullah Öcalan, handiyse affolunacak; yakın gelecekte TBMM’ye seçilir ve kurulmasını önerdiği  “Kürt-Türk Demokratik Cumhuriyeti”nin, “eşbaşkanı” seçilirse, hiç şaşmam! 
Öyle ya , Apo’nun “Demokratik Toplum (Kürt) Partisi”nin, onursal lideri olduğunu ve PKK ile organik bağlarını, herkes ve bu hükümet de biliyor da, bu konuda öylesine “aşındırılmışız” ki, bu partinin kapatılmasına karşı çıkılıyor. Güneydoğu sorununu, onların TBMM’deki “mevcudiyeti” ve “yardımlarıyla” çözecekmişiz!
Üniter TC “aşınıyor” bütün ülkede Türk nüfus “aşınmakta”, “Büyük Kürdistan” kendi içerimizde büyümekte!..

Kıbrıs-Ermenistan
Daha sayayım mı? Kıbrıs’ta, Türk varlığı-KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Hristofyas’la, eski AKEL silah arkadaşlığıyla, “aşındırılmakta”. Ermenistan konusu, Sayın Cumhurbaşkanı “jesti” ile “aşındırılmaya”  başlandı,
Fakat şu sırada bütün bunların üzerine tüy diken, milletimizi ve ülkemizi “aşındırmakta” olan, asıl sel ve kasırga, karayel “Ergenekon davası”... Bilinçli mi, bilinçsiz mi, hep aynı sepete konan “Ergenekon davası”.
Telefonlarda kişisel konuşmaların pervasızca dinlendiği ve izlendiği, bir “korku ülkesi”, Orwell’in “Büyük Birader Sizi İzliyor” ülkesi olduk... Eğer uyanmazsak bu “karayel” rüzgârları karşısında, “Ok meydanında, buhurdan” gibi kalırsak, korkarım, ezeli düşmanlar, “Türkler vardı, bir TC vardı, ama yeller aldı, sular götürdü” diyecekler!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş