Milli irade kılıfında çirkin tuluat oyunu

İsrafil K.KUMBASAR

Milli iradenin tecelligâhı olan TBMM, tarihinin en garip günlerini yaşıyor.
Yüzde 95’lik oran ile ‘temsilin en dengeli şekilde gerçekleştiği’ iddiası, şimdilik ‘kâğıt üzerinde’ kalmış görünüyor.
Bu manzarayı ifade edecek sözcük ‘temsilden’çok, ‘kutuplaşmaya’ yakın düşüyor.
Aslında “Senaristin kafasında kurguladığı görüntü bire bir yerine oturdu” demek daha doğru olsa gerek.
Başrole layık görülen ‘esas oğlan’ ve onunla oldukça fazla konuda kan bağı bulanan ‘yamak’, evdeki gidişe burun kıvıran, fakat kendisinden beklenen çıkışı göstermekte aciz kalan ‘evin delikanlısı’, son olarak da ‘yanaşma’ takımı.
Kafalardaki ‘anayasal yıkımı’ gerçekleştirmeye en müsait yapıdır bu.
‘Yanaşma’ takımı işi daha başında sıkı tutuyor. Ankara yerine Diyarbakır’da mevzilenmek, beklentilerini yansıtması açısından önemli.
İlk hamle Anayasa’ya dönük olacak.
‘Esas oğlan’, ‘yamak’ve ‘yanaşma’ hemfikir.
Tek muhalif, ‘evin delikanlısı’.

***


‘Delikanlı’nın milletvekili sayısı ‘değişiklik’ önünde herhangi bir engel teşkil etmiyor.
Bugün “Apo’yu asmayıp besleyen siz değil misiniz?” eleştirisine muhatap olan ‘delikanlı’, yarın da “Bu anayasayı sizin de içinde olduğunuz Meclis’te yaptık” hamlesi ile karşı karşıya kalabilir.
24’ncü dönemde ‘milletin yüzde 95’inin temsil edildiği’ tezine sık sık yapılan vurgu, işte bu psikolojik zemini hazırlamak için.
Zira, ameliyatın ardından “Bu Anayasa değişikliği halkın yüzde 95’inin temsil edildiği bir Meclis’te yapıldı” propagandasına başlayacaklar.
Peki, ‘esas oğlan’, ‘yamak’ ve ‘yanaşma’içerik konusunda anlaşabilecekler mi?
Kimilerine imkânsız görünse de “Evet” anlaşacaklar. ‘Esas oğlan’ın ve talimatlarına harfiyen uyduğu ‘BigBrother’ın kafasındaki düzen ‘Yeni Osmanlı’ değil mi?
‘Yanaşma’ da onun peşinde olduğunu göstermiyor mu ‘özerklik-eyalet’ talepleriyle.
Eee, geride bir ‘yamak’ kalıyor ki, o da seçim sürecinde Hakkâri’de buna yatkın olduğunu açık açık beyan etmişti.
Demek ki, olmayacak iş değil.

***


Peki Ankara’da yaşanan bu ‘tuluat’ niye?
Kimse arkasında ‘derin’ anlamlar aramaya çalışmasın. Şu an gördüklerimiz ‘güreş’ öncesi peşrevden ibaret. ‘Isınma’ turları atılıyor.
Dün itibariyle ‘zurnacı’da devreye girdi ki, meydanın şenleneceği artık aşikâr.
CHP, MHP ve BDP’li tutuklulara gelince.
Hiç merak buyurmayın, bugün değilse yarın salıverilecekleri ihtimal dahilinde.
“Ordusu, PKK ile silahlı mücadelede baş edemeyeceğini” açıklamış bir devlet, 8 milletvekilini daha ne kadar içeride tutabilir ki?
Üstelik Kandil’den İmralı’ya kadar cümle bölücü güruhu için ‘geniş bir affın’ dillendirildiği bir dönemde, olacak iş mi bu?
‘Ocağın’ altı yakıldı, ‘kazan’ inceden inceye fokurduyor.Türkiye, ucu 1980 darbesine kadar uzanan ‘yeniden yapılandırma’ ve ‘dönüşümün’ cenderesinde yol alıyor.
Yön belli, yapılmak istenenler ortada.
İşin hazin yanı ise yapılanların ‘milli irade’ kılıfına büründürülmüş olmasıdır.

***


 “Üç-beş çapulcu” söyleminin gelip dayandığı nokta, ‘yeniden tasarlanan’ bir devlet,’yeniden tanımlanan’ bir millet, ‘yeniden çizilmek’ istenen sınırlar.
Dün bunlar ‘hayal’ idi. Bugün hayal görünen ise ‘yarının gerçekleri’ olmaz inşallah.
Çünkü bu zihniyet,’fincancının katırlarını’ ürkütmeden sinsice hamlelerle hedefine doğru ilerlemedeki maharetini ispatladı.
Bu başarıları ‘ustalık’ ile taçlandırmanın yolu ‘yeni bir anayasadan’ geçiyor ki, durdurana aşk olsun.

 


Ozan Arif Isparta’da
Türk milliyetçiliğinin Dede Korkut’u Ozan Arif, Isparta konseri ile harekete geçiyor.
Yer: DSİ Gölcük Tesisleri
Tarih: 03 Temmuz 2011 Pazar
Saat: 13:00

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş