Milli olmak out, etnik olmak in

A+A-
Afet ILGAZ

Önce  “in”  ve  “out” kelimelerine açıklık getirelim. İçeride ve dışarıda anlamını taşıyanlar ve sevilen, sevilmeyen, benimsenen, benimsenmeyen anlamına da gelebiliyorlar. Etnik de ırkçı, ırk demektir.
Şu KCK tutuklamaları olalı beri televizyonlarda kategorilerinin ne olduğunu bilmediğim birtakım insanlar ateş püskürüyor, küplere biniyorlar. Her biri çok demokrat, çok liberal, çok liberal demokrat ve çok demokrat liberal!
Bizim devlet ne Allah aşkına? Liberal mi, demokrat mı, liberal demokrat mı, demokrat liberal mi, muhafazakar mı, muhafazakar demokrat mı, demokrat muhafazakar mı, ılımlı İslam mı? Bu arada ılımlı İslam’ın isim babası Graham Fuller de geldi, karmaşa tamam oldu.
Bizim devlet ne yazık ki (!) sadece ulus devlet! Yani milli devlet! Devletimizin milliliğini savunmaya kalkan televizyon konuşmacılarının hali, genellikle içler acısı oluyor. Hepsi birden hatta idareci, moderatör denilenler bile adamcağıza çullanıyorlar da çullanıyorlar.
Tutuklananlardan biri gazeteci, biri profesör. Televizyonlardaki liberaller, demokratlar, demokrat liberaller, liberal demokratlar gözyaşları içinde (abartı) bu tutuklamalara karşı çıkıyor, saçlarını başlarını yoluyor, yakalarına ve kollarına siyah kurdele ve bant takıyorlar. (abartı)
Benim bildiğim, Silivri, profesör ve gazeteci dolu. Onlara bu çevrelerden bu kadar ağlayan çıkmamıştı. Hele bu hadiseyi bahane edip ertesi gün benzin deposunu ateşlemeye kalkan ve otomobillere Molotof kokteyli atan da çıkmamıştı. Onlara üzülenler ve hukuksuzlukları göstermek isteyenler, pankart açıp yürüyorlardı sadece. Ha, bir de bayrak asıyorlardı.

***


Evinin, ailenin, bütünlüğünü sağlayamamak gibi bir şey bu. Sağlamaya çalışmak gibi bir şey. Odamı alamazsın, mutfağımı alamazsın, bahçemi alamazsın, kızımı alamazsın, oğlumu alamazsın gibi bir şey. Bedenimden bir organı kesip alamazsın, o bir bütündür, demek gibi bir şey. O kadar tabii, o kadar haklı, o kadar hukuki! Kendilerine bu taleplerle gelen birine, bu adamlar, bu kadınlar, ne cevap verirler? Al mutfağım senin olsun, al oğlum senin olsun, al kolumu bacağımı sana verdim mi derler? İyi de, evin bir parçasını almak isteyene dolandırıcı, organı almak isteyene de mafya diyorlar, şimdi.
Hele o evde anılarınız ve küçük de olsa bir geçmişiniz, tarihiniz varsa, emeğiniz varsa, sevginiz ve heyecanlarınızla doluysa o ev, o çocuk, o beden, onu elinizden hiç alamazlar.
Elbette onu, onları korursunuz. Buna ne demokrat liberalizm, ne liberal demokratlık, ne liberallik, ne demokratlık, ne muhafazakarlık, yan gözle bakamaz. İşte bütün bu politik olmayan durumlar muvacehesinde, o televizyonlarda milli devlete çullananların ne yapmak istediği anlaşılamamaktadır. Anlaşıldığı halde, anlaşılamamaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları