Milli yönetimde rol model: Gün Sazak

İsrafil K.KUMBASAR

Gün Sazak.
‘Dava’ ve ‘devlet’ adamı.
26 Mart 1932 tarihinde Ankara’da doğdu.
Babası Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinin Sazak köyünden milli mücadeleci Emin Bey, annesi ise Kayı köyünden Ayşe Hanım’dır.
Yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra, bir taraftan tarımda ‘modern teknolojinin’ kullanılmasına öncülük ederken, diğer taraftan ‘inşaat’ işlerine girdi.
1971 yılında Alparslan Türkeş ile tanışarak Milliyetçi Hareket Partisi’ne katıldı ve ilk kongrede ‘Genel Başkan Yardımcılığı’ görevine getirildi.
1977 seçimlerinden sonra kurulan koalisyon hükümetinde ‘milletvekili’ olmadığı halde, dışarıdan Gümrük ve Tekel Bakanı olarak görev aldı.
27 Mayıs 1980 günü eşi ile gittiği bir ziyaretten dönerken, ‘sömürge’ uşakları tarafından ‘çapraz ateşe’ alınarak şehit edildi.
Sazak köyünde toprağa verildi.

 


***

 


Yüksek ahlakın ve yüksek karakterin timsali olan Gün Sazak, siyaset içinden ‘devlet adamı’ olarak çıkmayı başaran ender şahsiyetlerden biridir.
1977 seçimlerinin ardından AP ve MSP ile koalisyon hükümeti kuran MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş, adı ‘yolsuzluk’, ‘rüşvet’ ve ‘suistimaller’ ile anılmaya başlanan Gümrük ve Tekel Bakanlığı’nın başına Gün Sazak’ı getirdi.
Sazak, yalnızca ‘5.5 ay’ bakanlık yaptı, ama bu kısa süre içerisinde ‘55 yılda’ gerçekleştirilmesi mümkün olmayacak icraatlara imza attı.
“Başkaları ne der?” vehmine kapılmadan, sorumluluğu altındaki bütün kadroları baştan ayağa yenileyen Sazak, gümrük ve sınır kapılarını ‘yolgeçen hanı’ olmaktan kurtardı.
Ülkeyi ‘içten’ ve ‘dıştan’ çökertmeye çalışan soyguncular, silah tacirleri, uyuşturucu kaçakçıları, onun ‘tavizsiz’ duruşu karşısında şaşkına döndüler.

 


***

 


Türk İslam Ülküsü fikir önderlerinden Seyyit Ahmet Arvasi, Gün Sazak’ın kahpe kurşunlara hedef olmasının ardından şöyle yazıyordu:
“Evet, ’Mavi Gömlekli Şeytan’, istediğin oldu. Aziz Gün Sazak da öldürüldü.
Kulislerde bir Babrak Karmal kahpeliği ile Türk milliyetçilerine öfke kusarken, şimdi sahnede ’sahte üzüntü’mesajları yazıyorsun.
Akıttığın bunca milliyetçi ve ülkücü kanına rağmen hâlâ doymadın mı? Nedir? Nedendir bu bitmez tükenmez kinin?
Sen ‘kanlı’ parmağınla bizi işaret ettikçe, ‘karanlık’ köşelerden üzerimize kızıl mermiler boşalıyor. Kimsin, nesin sen?
‘Sen’ de, ‘kızıl manyakların’ da dayandığın ‘kızıl imparatorluk’ da Allah’ın izni ile kahrolup gideceksiniz.
Biz ise, meşru zeminlerde ve sabırla size gereken cevabı verilmesini ümit edecek ve Allah’ın ‘kahhar’ sıfatı ile tecelli etmesini bekleyeceğiz.” 

 


***

 


Şehadetinden birkaç yıl önce kanser illetine yakalanan Gün Sazak, bir gün Türkeş’in karşısına geçerek şöyle isyan ediyordu:
-“Fidan gibi gençler şehit oluyor, ben ise kanserden öleceğim, bu ne biçim kader?”
Türkeş ise gözlerinden yaşlar süzülen Sazak’ı şu sözler ile teskin ediyordu:
-“Ölüm Allah’ın emridir, kimi nerede nasıl yakalayacağı belli mi olur?” 
Sazak, yurtdışına giderek tedavi oldu, kanser illetinden tamamen kurtuldu; çok istediği ‘şehadet’ bir gün gelip onu buldu.
Bir zamanlar onu ve dava arkadaşlarını gözlerini kırpmadan katleden ‘taşeron’ tetikçiler, şimdi tarih önünde kendilerini aklamak için “Biz de vatanseverdik, ama kullanıldık” demeye başladılar. Her yıl onun arkasından anma törenleri yapanlar ise bugüne kadar onu toplumun hafızasına kazabilecek ‘bir tek kalıcı eser’ ortaya koyamadılar.

 


***

 


Gün Sazak, ‘Milliyetçi Toplumcu Türkiye’ idealini gerçekleştirmek isteyen her Türk milliyetçisinin ‘kutup yıldızı’ gibi takip etmesi gereken ‘rol’ modellerden biridir.
Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş