Milliyetçiler aptal mı?

A+A-
Ahmet B. ERCİLASUN

Gerekirse Öcalan ile de görüşülür diyorsun. Oslo görüşmelerini yeniden başlatmaktan söz ediyorsun. 9 Ekim’deki haberlere baktın mı?
Bizzat görevlendirdiğin müsteşar yardımcısının Oslo’da kimlerle görüştüğünü öğrendin mi? Öğrenmediysen Fransız polisinden alınan kaynaklara dayanan haberleri bir daha hatırlatalım.
Oslo’da görevlendirdiğin kişilerin karşısında müzakereci olarak kim oturuyordu biliyor musun? Adem Uzun.
Adem Uzun kim mi? 9 Ekim tarihli Hürriyet’ten alarak anlatalım.
“Sürgündeki Kürt Parlamentosu konumundaki Kürt Ulusal Konseyi’nin (KNK) Yürütme Kurulu üyesi”.
“Uyuşturucu kaçakçısı ilan edildiği ABD’de ekonomik ve ticari işlem yürütmesi yasaklanan”  adam.
Fransız antiterör polislerinin altı ay izleyip telefonlarını dinledikten sonra  “PKK’nın siyasi kanadı ile askerî kanadının lojistik birimi arasında bir milyon 200 bin euroluk ağır silah anlaşması” yaptığını tespit ettiği adam.
Paris’teki bir barda tanksavar pazarlığı yaptığı sırada Fransız polisinin bir baskınla yakaladığı ve  “PKK’nın Kuzey Irak’taki kamplarına gönderilmek üzere ağır silah pazarlığı içinde olmakla suçlayıp”  tutukladığı adam.
Yani...
Askerimizi, polisimizi, yaşlımızı, gencimizi, bebeğimizi öldüren katillere Avrupa’dan temin ettiği ağır silahları gönderen adam.
Ya Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne kimi tayin ettiniz?
“Dağda ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz”  diyen adamı.
Peki yardımcın ve sözcün bu adamın bu sözleri için ne diyor,  “Fikirlerini destekliyorum. Güven’i Siirt Emniyet Müdürlüğü yaptığı dönemden tanırım. 1991-95 arasında Diyarbakır’da görev yapmış bir insanın yaşadığı acı olayların analizini yaparak, bugünlere ışık tutmasını takdirle karşılıyorum.”
Peki, yardımcın tarafından takdir edilen Emniyet Müdürünün bu sözleri BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı tatmin ediyor mu? Bir bakalım Demirtaş ne diyor,  “Bizim önerdiğimiz modelde emniyet müdürleri, belediye başkanına bağlıdır. Ne zaman Diyarbakır Emniyet Müdürü, Osman Baydemir’e bağlanırsa o zaman bu bizi heyecanladırır. Onun dışında bir şey bizi heyecanlandırmaz.” Demek ki neymiş bay müdür? Demek ki neymiş bay müdürü tayin ve takdir edenler? Neymiş? Osman Baydemir’e bağlanacakmışsın.
Bütün bunlar ortada. Benzer olaylar ve beyanlar her gün tekrar ediliyor.  
Ve sen bütün konuşmalarında  “Türk, Kürt, Arap, Çerkez...” diyerek Türklüğü herhangi bir etnik grup durumuna düşürüyor;  “Türk”ün kucaklayıcı bir  “millet adı” olduğunu inkâr ediyorsun.
Canın sıkıldıkça her türlü milliyetçiliğe karşı olduğunu söylüyorsun.
Veee... Günün birinde,
“Bazı gazeteler Erdoğan’dan milliyetçi söylem, diyecekler. Bu milliyetçilikse evet milliyetçiyim”  diyorsun.
Bir taraftan partinin son kurultayında yazılı olarak ilan ettiğin 63 maddelik reform paketine  “anadilde savunmanın sorun olmaktan çıkarılması”  ve  “anadilde kamu hizmetlerine erişim”  hedeflerini koyacaksın, bir taraftan da mahkemeler ve kamu hizmetleri  “resmî” değilmiş gibi  “resmî dil Türkçedir”  diyeceksin.
Evet, bir Bakanın milliyetçilikle hesaplaşmaktan bahsedecek ve sen  “bu milliyetçilikse evet milliyetçiyim”  diyeceksin.
Kendilerine  “milliyetçi”  diyenlerin sana oy verdiklerini gördükçe anlaşılan iştahın kabarıyor. Öyle ya, sana oy vermekle kalmıyorlar; en sıkışık anlarında sana can simidi de oluyorlar. Bilmem ki haklı mısın?
Milliyetçileri aptal yerine koyuyorsun da bakalım onlar gerçekten aptal mı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları