Mini seçimin mağlubu

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Pazar günü yapılan mini seçimin sonuçları Türkiye genelini yansıtmamakla beraber siyasi partilerin içler acısı durumunu gösteren güzel bir ayna
oldu.
7’si ilçe toplam 29 yerde yapan seçimin galibi her şeye rağmen AKP. 29 Mart’ta yüzde 37’lere gerileyen AKP’nin bu defa yüzde 43’leri geçmesi kesinlikle ölçü değil. Hatta  “Ne var bunda şaşıracak. AKP iktidar olmanın avantajını kullanıyor”  diyenler olacaktır. Şüphesiz doğru ancak AKP’nin bakanları, milletvekilleri hatta Başbakan
Erdoğan bile bu seçim bölgelerine giderek vatandaştan oy talep edip adaylarının arkasında durdular.
Meclis’te mayın oylamasına katılmayanların büyük bölümünün mini seçim için
görevlendirildiği de ortaya çıktı. Yani AKP
siyasetin gereğini yerine getirip, particiliğin seçimde sonuç alma kuralını uygulayarak başarılı oldu.
CHP’ye gelince. Bana göre bu mini seçimin galibi CHP’dir. Havaların ısınmasıyla rehavete girmek yerine daha da hareketlenen CHP, 12 yerde seçimi kazandı. 70 yaşını deviren Deniz Baykal’ın 300-500 seçmenlik beldelerde verdiği mücadeleye tüm Türkiye tanık oldu. Bir günde iki beldeyi
ziyaret eden Baykal, seçmenleriyle bıkıp usanmadan hatıra fotoğrafı çektirerek yakaladı başarıyı. Hem de bir dönem MHP’nin en güçlü olduğu beldelerde. CHP, Trabzon - Merkez Gürbulak, Aydın - Tire Koçarlı, Çorum-Mecitözü, Adıyaman - Besni - Çatalhöyük, Afyon - Bolvadin - Özburun, Aksaray - Sultanhanı, Denizli - Çal - Selcen, Kayseri - Tomarza - Dadaloğlu, Muğla -
Seki, Niğde - Bor - Kızılca, Ordu - Fatsa, Asmacami’de belediye başkanlıklarını
alınlarının teriyle kazanırken karşısında
yine AKP vardı.
Adana - Yumurtalık - Kaldırım, Aydın - Söke - Bağarası, Kırşehir - Çiçekdağı - Köseli gibi üç yerde belediye başkanlığı kazanan DP’nin başarısı belki Genel Başkanlığa seçilen Cindoruk değil ama DP’nin adaylarına başkent Ankara’dan ciddi yardımın geldiğini de kimse inkar edemez.
MHP’ye gelince. Türk Milliyetçilerinin gönül sızısı MHP bu mini seçimde elindekileri de kaybederek hüsran yaşamıştır.
Çankırı - Yapraklı’da Hasan Basri Düşer, Sakarya - Karasu - Kurudere’de Mehmet Alemdar Milliyetçi hareketin tesellisi olmuşlardır.
Sakarya - Akyazı, Isparta - Şarkikaraağaç, Elazığ - Ağın, Yozgat - Kadışehri, Aksaray - Cinili, Gaziantep - Salkım, Giresun - Duruoğlu, Gümüşhane - Tekke, Konya - Akşehir, Kütahya - Gediz - Fidan, Urfa - Birecik - Ayran’da AKP kazanırken MHP buralarda çoğu kere ikinci parti olmuş seçimi az farkla kaybetmiştir. Çünkü MHP seçmenine ve adayına Ankara sahip çıkmamıştır. Genel seçimlerde bile yeterli miting ve toplantı yapmayan Devlet Bahçeli bu seçim bölgelerinin hiç birine gitmeyerek aday ve seçmeni kendi kaderine terk etmiştir. Bahçeli kendi gitmediği bölgelere partinin yönetici ve milletvekillerini seçim çalışmasına değil olağanüstü kongre talep ederek noterden imza veren delege avı için yollamıştır. Parti yönetimi var olma savaşı seçim yerine imzacı delegelere baskı yapmayı tercih edince ortaya böylesi kara tablo çıkmaz da ne olur?
Türkiye’de bütün şartlar elverişliyken 29 Mart’ta alınan yüzde 16’yı başarı görüp  “Daha fazlasını kontrol edemezdik. Bu kadarı yeterli” diyen zihniyetin 7 Haziran’daki mini seçimde hezimete uğraması da son derece tabii değil midir?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları