Mısırdaki darbe ve bağımlılık sorunu

Özcan YENİÇERİ

Ortadoğu’da meydana gelen olayları, küresel gelişmelerden soyutlayarak anlamak mümkün değildir. Arap Baharı denilen olgu, özünde Arap ülkelerinin küresel sisteme eklemleme sürecidir. Doğal olarak da küresel güçler, bölgede vuku bulan devrim, ayaklanma ve darbelerin, kaçınılmaz bir biçimde ya önünde ya arkasında ya da içindedirler.
1991 yılında Cezayir’de seçimle iktidara gelen İslami Selamet Cephesi, Batılı ülkeler tarafından açıkça desteklenen bir darbe ile iş başından uzaklaştırılmıştır.
Batılı mahfiller, Cezayir’deki gelişmeler üzerine Siyasal İslam’ın Müslüman ülkelerdeki rolünü, çok daha yoğun bir biçimde entelektüel/akademik/stratejik anlamda tartışmaya açmışlardır. Fuller ve Lesser’in 1995’de kaleme aldığı “Kuşatılanlar: İslam ve Batı Jeopolitiği” adlı çalışmada yaptığı tespitler dikkat çekicidir:
“Müslüman ülkelerin iç politikasında İslam’ın rolü muhtemelen büyüyecektir. İslami politika, ancak politik sürecin etkilerine açık olur ve bu sürece daha fazla katılırsa, sonunda bugünkü çekiciliğini yitirip normale döner... Müslüman ülkede kurulu düzeni en çok tehdit eden siyasal İslam’dır, hem de Batı’yı tehdit ettiğinden çok daha fazladır. Siyasal İslam, eski düzenin yarattığı küskünlüklerden yararlanarak iktidara gelme, statükoyu yıkma hedefi güden bir gündem peşindedir. Biz bu tehdidin ancak İslamcı güçlerin şu ya da bu şekilde politik sisteme dahil edilmesiyle kesin biçimde bertaraf edilebileceği inancındayız... İslamcıların politik sisteme başarılı biçimde dahil edilmesi de karmaşık ve çetrefilli bir iştir. Yanlış yönlendirildiğinde politik düzende önemli bir istikrarsızlaşmaya yol açabilir”.
Süreç içinde ABD, İslamcı güçleri, daha doğrusu siyasi İslam’ı,  politik sisteme dahil ederek “ılımlı” daha doğrusu kendisine bağımlı hale getirmeye çalışmıştır. Bu strateji, halkı Müslüman olan ülkelerdeki diktatörlerin iktidarlarına son vermeyi zorunlu kılıyordu. Böylece ‘politik sisteme dahil’ edilerek radikalliğini kaybeden İslam ülkeleri, rahatlıkla küresel sisteme eklemlenebilecekti.
Bu yönü itibarıyla Arap Baharı’nın en stratejik ülkesi Mısır’dı. Çünkü Mısır, İsrail’in varlığı ve hayati çıkarları için en stratejik ülkedir. Küresel güç ABD ise “her şart altında İsrail’in yanında” olduğunu açıkça ifade etmektedir.
Mursi’nin devrilmesine,  izlediği Gazze ve İsrail politikasının neden olduğu da açıktır.
Gazze’yi boğup, dize getirmeye çalışan İsrail ablukasını Mursi, izlediği politikalarla fiilen işe yaramaz hale getirmiştir. Gazze’ye inşaat malzemeleri ve yardım göndermiştir. Mısır Ordusu, İsrail’in duyduğu rahatsızlık nedeniyle defalarca Mursi’ye tüm Gazze tünellerini kapatması yönünde uyarıda bulunmuş ama Mursi ablukanın kaldırılmasını reddetmiştir. Mursi ayrıca Hamas’ın uluslar arası izolasyona tabi tutulmasına karşı bir duruş da sergilemiştir.
Demokrasi havarisi ABD’nin gelişmeler karşısında sorunu önce “darbesiz” çözmeye çalıştığı anlaşılıyor. Nitekim ABD basını Washington’un Mursi’den muhalefeti hükümete dahil etmesini istediğini, Obama’nın aralıkta Haddad’a muhalif Muhammed el Baradey veya Amr Musa’nın başbakanlığa atanmasını önerdiğini ve bunu reddedildiğini yazdı.
Bunun üzerine ABD’nin, Mursi’nin işini Mısırlı Generallere havale ettiği anlaşılıyor. Mısırlı Generaller de askeri darbeyle görevden uzaklaştırdıkları Mursi’yi “Hamas İşbirlikçisi” olarak niteleyerek “ülke güvenliğini tehlikeye atmak” la suçlamışlardır. Hatta son gelen haberler, Mursi’ninGazze politikası nedeniyle yargılanabileceği yönündedir.
İşin ilginç tarafı şudur: Mursi’yi destekleyerek ona iktidar yolunu açan Genel Kurmay Başkanı Anan ve Savunma Bakanı Tantavi’yi Mursi görevden aldı. Mursi’nin göreve getirdiği Abdülfettah Sisi ve Sıdki Subayhi de askeri bir darbe ile Mursi’yi görevden uzaklaştırmıştır. Bu durum Mısır ordusundaki generaller arasında bağımsız değişken rolünde kimsenin bulunmadığını gösteriyor. Bağımlılık ABD’ye olunca generallere, “getir” denilince getiriyorlar, “indir” denilince de indiriyorlar. İşin diğer kısmı ayrıntıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş