Mızrak, çuval ve netice

A+A-
Altemur KILIÇ
Durumu şu ifadelerle özetlemek mümkün; Yeniçağ’ın, “Mızrak Çuvala Sığmıyor” manşeti, “Kim konuşmuş, nasıl konuşmuş, önemli değil, siz neticeye bakın” anlayışı, Devletin, hükümetin son sesi; “Terörle mücadele için her yol denenir” ve nihayet son nokta. “Özerk Kürdistan” ... 
Evet, “mızrak çuvala sığmadı”; artık kim ne derse desin, Erdoğan, hışımla yalanlaya dursun, iktidarın aracılar ve belli kurumlar vasıtasıyla da olsa, terör örgütü PKK-APO ile temas ettiği belli oldu... Bu temasların “masada” olması gerekmez, ne kadar örtülse de, kokularından belli!
Cumhurbaşkanı, bu konuda önce söylediklerini açmış, “PKK ile sadece silahla mücadele edilmez, tüm imkânlar seferber edilir. Yeri geldiğinde diplomasi, yeri geldiğinde TSK devreye girer” buyurmuşlar. Başbakan da temaslar yapıldığını söyleyenleri, alçaklıkla itham ettikten sonra şimdi köşeye sıkışınca, aynı şeyleri söylüyor!
A, sayın “büyüklerimiz”; her yolun denendiğini, hatta terör örgütüyle diplomasi yapıldığını daha önce söyleseydiniz de, bizler şerefsiz olmakla suçlanmadan, bu yöntemlerin doğru olup olmadığını tartışsaydık!
Hayır Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, onurlu bir devlet, TC Devleti, teröristlerle şu veya bu şekilde temas aramaz, uzlaşmaz... Hele şu dönemde, referandum öncesinde, maksat “başka”,  “Evet” olursa!  
Buna, “mümkün olanı yapmak” politikacılığı, amaca ulaşmak için “her yolun” mübah olduğu, “fırsatçılık” “ırgatçılık”  denir. “Devlet Adamlığına” yaraşmaz!
Devlet adamlığı, “mümkün olanı yapmak” için, her vasıtayı kullanmak değildir...
Gerçek şu ki bugünkü “kâhtı rical” yani devletin başındakilerin yetersiz kalmaları sonucu PKK, T.C. devletini istediği ve “sözün bittiği yere” getirmiştir. Bu yer de bölücü “Demokratik Toplum Konseyi” eş başkanı Ahmet (neden ve nasıl) Türk’ün fiilen ilan ettiği “Özerk Kürdistan, Büyük Kürdistan” noktasıdır!’
Milliyet yazarı Mehmet Tezkan, bu noktaya, “Çıtanın konulduğu son nokta”  diyor. “Bölücülerin, PKK’nın, DTP’nin, APO’nun” son noktası, ne derseniz deyin, geldiğimiz yer budur... Başka çözüm yok, çünkü. Özerklik telaffuz edildikten sonra, özerklik talep edildikten sonra, özerklik fikri beyinlere nakşedildikten sonra, ne yaparsanız yapın, hiçbir şey kesmez de ondan. Dün itibariyle Kürt açılımı tedavülden kalktı. Özerklik talebiyle açılımın en büyüğü yapıldı. Gerisi lafügüzaftır. Ben ilave edeyim; “Her yol”  denense de, “kurumlar araya girse, diplomasi kullanılsa da” PKK-bölücüler amaçlarını değiştirirler, taviz verirler mi? Acıdır söylemesi, onlar kendilerine göre “eyyamcı” değiller, “mümkün olanı” yapmıyorlar “kırmızı çizgileri” değişmiyor, “her yolu” denemiyorlar; sırf terörle, değişmeyen hedeflerine varacaklar! Bu gerçek karşısında, büyüklerimiz her yolu deneseler de, “Özerk Kürdistan, Büyük Kürdistan” amacı değişmeyecek! Bunları, “ayrıntıların” bahane, “özün”,  “Büyük Kürdistan” olduğunu, ben naçizane yıllardır yazarım... Özet şu ki: TC’yi, “gaflet, hatta ihanetler” dizisi sayesinde “terörle” bu noktaya, bu çıtaya,  sözün bittiği yere getirdiler. O yer, TSK’nın zaafa uğratıldığı, PKK ile mücadele edenlerin tutuklu oldukları zaman ve zemin! 
Bu noktadan sonra, hala “her yolu denemeye, PKK ile APO ile temas aramaya devam edilirse, bunun adı ne olur? Siz söyleyin sevgili okuyucularım!
AMENTÜ: Ambalaja “Hayır”. AKP iktidarı yıkılmalı. T.C. yaşamalı.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları