Yeni Çağ Gazetesi

Orta Doğu’da yeni sınırlar çizmek için büyük oyunlar var

Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, bir zamanlar Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan, son dönemde büyük acılar yaşayan Türkmenlerin bahane edilerek Irak bataklığına, Suudi Arabistan ile birlikte çekilebileceğini, bundan sonra da Orta Doğu’da sınırların yeniden çizilmesinin gündeme gelebileceğini söyledi

31 Temmuz 2014 Perşembe 00:18

Orta Doğu’da yeni sınırlar çizmek için büyük oyunlar var

Eslen, “Kötü dış politikanın mimarı Dışişleri Bakanı Davutoğlu, başbakan olmamalı. BOP, Arap Baharı’na, Arap Baharı da Şii- Sünni çatışmasına dönüştü. Şii ekseninin başında İran var, Sünni ekseninin liderliğini Suudi Arabistan yapmak istiyor. Türkiye de Sünni ekseninde bu bataklığa çekilmek isteniyor” dedi

Tuğg. Eslen’le, son dönemde AKP’nin yanlış ve yanlı dış politikasıyla da ateş çemberine dönen Suriye, Irak’ı, bu ülkelerde özellikle Irak’ta dram yaşayan Türkmenleri, Türkiye’yi  bekleyen tehlikeleri konuştuk.

* Ortadoğu coğrafyasında sular durulmuyor. Artan şiddet bundan sonra da ülkeleri tehdit etmeye devam edecek mi?
ABD’nin Irak’a girmesiyle birlikte Orta Doğu’da Pandora’nın kutusu açıldı ve dengeler bozuldu. Orta Doğu’daki Irak, Suriye gibi devletler zaten suni devletlerdi. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra cetvelle sınırları çizilen devletlerdi. Bu devletleri ayakta tutan otoriter rejimlerdi. Esad, Mübarek, Saddam gibi diktatörlerin rejimleriydi. ABD’nin demokrasi reçetesi her hastaya iyi gelmiyor. Bir de ABD BOP’da  (Büyük Ortadoğu Projesi) askeri gücüyle Orta Doğu’yu dizayn edemeyeceğini anlayınca, hükmetmek istediği bölgelerde kaos oluşturarak yönetme istikametinde stratejiler geliştirdi. ABD, Irak’a girdikten sonra İran’dan Lübnan’a kadar Irak’ın güneyini de içine alan bir Şii ekseni var. ABD, BOP ile buraya egemen olmaya çalıştı ama yürümedi. Daha sonra başka bir konsepte Arap Baharı ile olmadı. BOP ve Arap Baharı şu anda Orta Doğu çapında bir Şii- Sünni çatışmasına dönüşüyor. ABD’nin Rusya’ya karşı Afganistan’da kurduğu ve hazırladığı El Kaide, Orta Doğu’nun değişik bölgelerinde değişik adlarla radikal- Sünni bir yapı oluşturuyor. Bir taraftan İran, Orta Doğu’da liderliğe oynuyor. Ortada Şii ekseni ve yine bunun karşısında oluşan bir Sünni ekseni var. 

* IŞİD tarif ettiğiniz eksen çatışmasının bir sonucu olarak mı Irak ve Suriye başta olmak üzere bölgede çatışmaları körüklüyor? 
IŞİD bu Sünni ekseninin önemli bir parçası. IŞİD hem Suriye’de hem de Irak’ta belli bölgelerde egemenlik kurdu. Bunun yanı sıra IŞİD’in ortaya çıkmasıyla beraber Türkmenler hassas bir duruma geldi. Türkmenler, Kürtlerin himayesine sığındı. Bu da Türkiye’nin Irak ve Orta Doğu politikasındaki aczini gösterdi. Türkiye’nin bir zamanlar Irak ile ilgi kırmızı çizgileri vardı, bunlardan biri de Türkmenlerin güvenliğiydi. Türkmenlerin güvenliği ise şu anda Barzani’ye terk edildi. ABD, IŞİD’e karşı Kürt ordusunu güçlendirmeye çalışıyor. Barzani’nin elinde polis olarak kullandığı güçlerin, oradaki aşiret güçlerinin dışında 30 bin Peşmerge var. Peşmergenin elinde Irak ordusundan kalma silahlar var. Aynı zamanda Irak ordusunun IŞİD’den kaçarken terk ettiği ABD silahları var. ABD bir taraftan da Barzani’nin ordusunu güçlendirmek için maddi yardım yapıyor. Irak’a tekrar ABD gücü gönderirse bu durumda maliyet çok fazla olacak. Onun yerine Peşmerge’yi kullanmak daha ucuz. Bu nedenle ABD, IŞİD’e karşı Peşmerge’yi güçlendiriyor. 

* Türkiye’nin Irak bataklığına girmesi üniter yapının parçalanmasına anlamına gelmeyecek mi? Niye böyle bir şey yapsın? 
Artık Orta Doğu’da coğrafya değişiyor,  eski klasik devletler kalmayacak. Etnik ve mezhep yapısına göre sınırlar oluşacak ve bizim güneyimizde bir Kürt devleti çıkacak. Bizim güneyimizde oluşacak bir Kürt devleti bir tümör gibi ulusal bütünlüğümüze karşı zarar verici hale gelebilir. Oradan gelecek petrolle cari açığı azaltmak için Barzani’ye sempatiyle yaklaşanların büyük resmi görmesi gerekir. 

* Türkiye ne yapmalı?
Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun yanlış politikaları Türkiye’yi Orta Doğu’da etkisiz hale getirdi. Davutoğlu, ’Orta Doğu bizden sorulur’ diyordu. ’ Suriye bizim iç meselemiz’diyordu ama bunların hiçbiri gerçek değil. Orta Doğu’da Türkiye’nin Irak’ta, Suriye’de, İsrail’de elçisi yok. Mısır’la aramız bozuk. Türkiye’nin Barzani’den başka Orta Doğu’da dostu yok. Türkiye’nin uyguladığı yanlış politika sonucunda bu noktaya geldik. Türkiye tarafsız olarak, gücünü yumuşak kullanarak Orta Doğu’daki meselelerin çözümüne katkıda bulunabilirdi. Türkiye taraf oldu. Mezhepçi bir anlayışla taraf oldu. Uzlaşma sağlayabilecek etkisi kalmadı. 

*  Türkiye’nin Türkmenlerin bahane edilerek bataklığa çekilme planını ifade ettiniz. Bu süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri ne yapacak? 
Orta Doğu alev alev yanarken, bataklığa dönmüşken TSK’nın bütün gözünü Orta Doğu’ya çevirmesi, sitrik (düşmana karşı savunma) merkezini bu bölgede kurması gerekir. Her ihtimale karşı hazırlık yapması gerekir. Davalarla başı doluyken, TSK içinde paralel yapının devamı olan subaylarının sayıları çok olduğu söylenirken TSK’nın savaşma azminin de iyi ölçülmesi lazım. 5- 6 sene öncesine dönmek mümkün olsa, Türkiye bu politikaları uygulamamış olsa, Irak’ın merkez yönetimiyle ilişkilerini iyi tutsa, İsrail ile her şeye rağmen diplomatik ilişkilerini sürdürseydi, Mısır’daki darbeyi Mısır’ın iç meselesi olarak görüp siyasi ilişkilerini sürdürseydi böyle zorda kalmazdı. 

* Davutoğlu’nun Ankara kulislerinde başbakanlığı konuşuluyor. Davutoğlu, başbakan olamaz anlattıklarınıza göre...
O zaman Türkiye hem Orta Doğu’da hem de Batı ile ilişkilerinde nereye gidebilir, bilemeyiz. Belki de seçim öncesinde ABD’ye tavizler veriliyordur. Ben olsam ilk önce Dışişleri Bakanını değiştiririm. Erdoğan aklına ne gelirse söylüyor sonra da onun cezasını çekiyoruz. Ona dur diyecek de yok. Davutoğlu hayalperest bir insan. Bu nedenle dış politikası yanlış. Rasyonaliteden uzaklaşırlar. Ben olsam cumhurbaşkanı olduğum da Davutoğlu’nu başbakan yapmam.


ABD, savaşmadan proje yürütüyor
Tuğgeneral Eslen, ABD’nin Orta Doğu yangınında büyük rolü olduğunu belirtiyor. Eslen, bu konuda şunları söylüyor:
ABD’de geliştirilen senaryolar içinde IŞİD’e karşı Irak, Barzani ve Türk ordusunun müşterek harekatını destekleyenler de var. Orta Doğu bir bataklık, Türkiye uzak durmalıdır. Bir taraftan Barzani güçlenirken, Kürt devlet yapısı güçlenirken, Türkiye buna destek verirken bir taraftan da IŞİD’in dengelenmesi, tehdidin ortadan kaldırılması gündemde tutuluyor. Buna da çok dikkatli olunması gerekir. Türkmenler bizim için çok önemli ama Türkiye zamanında Türkmenleri korumak için gerekli tedbirleri almadı. Bunun bedelini şimdi ödüyoruz. ABD’liler Türkmenleri bahane ederek, Barzani güçlerini bizim desteklememizi isteyebilir. Bu konuda bahaneler üretilebilir bizim çok dikkati olmamız gerekiyor. ABD’nin geliştirdiği BOP (Büyük Orta Doğu Projesi) Arap Baharı’na, Arap Baharı da Şii- Sünni çatışmasına dönüştü. Şii ekseninin başında İran var, Sünni ekseninin liderliğini de Suudi Arabistan yapmak istiyor. Türkiye’yi de Sünni eksenini içinde bu bataklığa doğru çekmek isteyebilir. 

eslen1.jpg

Emekli General Eslen, Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun geliştirdiği dış politikalar yüzünden Şiilere karşı büyük katliamlar yapan IŞİD’in (Irak Şam İslam Devleti)  büyük güç kazandığını söyledi. Eslen, “Orta Doğu bataklığından uzak duralım” dedi 


Teröristbaşı Öcalan’ın ev hapsi Erdoğan’ın seçilmesine bağlı
Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, cumhurbaşkanlığı seçiminin hem Türkiye ve hem de Ortadoğu için büyük etkileri olacağını belirtiyor. Eslen, “Öcalan’ın ev hapsi, Başbakan Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasına bağlı” diyor.
* Orta Doğu politikaları ve Türkiye’yi konuşurken hiç teröristbaşı Öcalan’dan söz etmediniz.  Teröristbaşı denklemde mi? Denklemdeyse neresinde? 
Aslında Kürtler, Öcalan’ı iyi tanıyabilseler onu kendilerinin liderleri olarak görmezler. Teröristbaşı Abdullah Öcalan küresel güçler kendisine ne empoze ediyorlarsa onları söylüyor. Öcalan’ın bir insan olarak amacı kendisini kurtarmak istiyor. Bu süreç önemlidir. Sözde barış süreci önemli.
 Burada çözüm sürecinin sonunda hükümet hangi noktaya gelirse bu süreç başarılı olacaktır, neler elde edildiğinde ya da neler verildiğinde bu süreç başarılı olacaktır, böyle bir tanımlama var mı, yok mu, biz bunu bilmiyoruz. Hükümet burada ne yapacak? Nasıl bir tanımlama söz konusu? Bunu bilmeye hakkımız var.
* Teröristbaşı Öcalan’ın cezası ev hapsine çevrilir mi? 
Abdullah Öcalan’ın ev hapsi Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucuna bağlı. Başbakan Tayyip Erdoğan güçlü bir cumhurbaşkanı olursa kendi yedeğinde bir başbakan bulursa, sözünden çıkmayacak biri başbakan olursa ve yine AKP önümüzdeki seçimleri kazanırsa yavaş yavaş gerçekleşebilir. Bir yerde Türkiye’deki bölücü Kürtlerin demokratik özerkliğe kavuşmaları bir yerde Başbakan Erdoğan’ın iktidarına bağlı. Dış güçlerin Erdoğan ve yönetimine uygulayacağı baskıya bağlı.
FATİH ERBOZ

İlk yorum yazan siz olun
Adınız Yorumunuz
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.