Molière gibi oldum

A+A-
Ergun KAFTANCI

     İNSAN yaş aldıkça sağlığı da önem kazanıyor. Evhamlı değilimdir ama ne yalan söyleyim hastalanmaktan korkuyorum...

     Ülkemizde insanlar, hakları olan çağdaş normlardaki sağlık hizmetlerini maalesef alamıyor, çünkü sağlık sistemimiz bozuk.

     Bu durum çok kimse gibi beni de ya hastalanırsam diye düşünür hale getirdi, hastalık hastası oldum...

     * * *

     Fransızların ünlü tiyatro yazarlarından biri olan Molière'in "Hastalık hastası" adlı eseri bir türlü aklımdan çıkmıyor. Adı geçen oyunda, Molière de oynadı. Oyunda, hastalık hastası rolündeydi.

     Dördüncü sahnede, fenalaşıp yere düştü. Tüberkülozdu, sahnede yakalandığı kanlı öksürük krizine rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra da evinde vefat etti.

      * * *

      Molière ve "Hastalık hastası" takıntım, birkaç yıllık. Gençlik yıllarımda bir kez bile ne yazarı, ne yarattığı tipi, ne de sahnede yaşanan kriz olayını paylaştım... Dediğim gibi birkaç yıldan beri bir başıma Molière'in o oyununu yaşıyorum.

      * * *

      Altı ayda bir check-up yaptırdığımı saklayacak değilim. Çok şükür, bel fıtığı gibi ârızalar dışında bir şey çıkmıyor. Doktorlarıma göre -Biri de can yoldaşım Dr. Yalçın Özsoy- hastalık hastası olmuşum. Bakalım bunu nasıl üzerimden atacağım...

ABD'de hiçbir şey değişmez

-------------------------------------------------------    

       DÜN önemli bir gündü; dünya Amerikan Başkanlık seçiminden çıkacak sonucu bekliyordu.

       Türkiye saatiyle sabahın erken saatlerinde Trump ile Clinton başa baş gidiyorlardı. Yine bizim saatle 11 sularında durum kesinleşti, Trump son eyaletlerde de üstünlük sağlayınca Oval Ofise doğru yola çıkmış oldu.

       * * *

       Çok kimse gibi ben de hayal kırıklığına uğradım. Hillary Clinton önlerde giderken oy potansiyeline sahip olduğu birçok eyalette nasıl oldu da seçimi Trump'a verdi...

       Henüz kimse anlamış değil, Clinton bile...

       * * *

       Amerikan halkı yarı deli denilen, Müslüman düşmanı, Zenci'den iğrenen, mültecileri insan yerine koymayan bir yarı faşist adama, bay Trump'a Beyaz Saray'ı ve ABD'nin dünyayı etkileyen politikalarını teslim etti...

       Uzun aradan sonra ülkenin kaderi yeniden Cumhuriyetçilerin eline geçti...

       Bu arada şunu da kaydedeyim; Meksika sınırına duvar ördüreceğini açıklayan Trump, Latin Amerikalı ülkelerin halkları tarafından lanetleniyor. Anlaşılan Başkan'ın, Meksikalıların da elinden çekeceği var! 

       * * *

       ABD'de kayıtlı seçmen sayısı 225.8 milyon. 37 eyaletin yanı sıra başkent Washington'da 26 Ekim'den itibaren erken oy verme veya mazeretli oy verme işlemleri başlamıştı. Bu defa 120 milyondan fazla Amerikalı'nın oy kullandığı tahmin ediliyor...

       Seçime ilişkin sağlıklı rakamlar bugün açıklanabilir...

       * * *

       Hem Amerika'da, hem dünyada büyük bir şaşkınlık yaşanıyor. Hemen her konuda aykırı tavır takınarak ve konuşarak dikkatleri üzerine çeken Trump artık başkandır.

       Pekiyi Trump, Amerika Birleşik Devletleri'ni yönetebilecek mi?

       Sorunun cevabı belli; kim başkan olursa olsun Birleşik Devletleri yönetebilir. Hem de yıllardır izlenen siyasal, sosyal ve ekonomik alandaki politikalara koşut olarak...

       Çünkü ABD iki başlı bir ülkedir; Devleti başkan değil her zaman olduğu gibi yine Amerikan derin devleti yönetecektir. O nedenle Obama döneminde izlenen politikalarda en ufak değişiklik olacağı kanaatinde değilim!

       Bize dönük Amerikan politikalarında da olumlu yönde fazla bir değişim beklemiyorum...

      

ÜNLÜLERDEN...

--------------------------------

       DÜNYA nimetlerine önem vermeyen, yaşayışla ve felsefesiyle ünlü Diyojen bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır.

       İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir.

       Mağrur zengin, hor gördüğü Diyojen'e, "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der.

       Diyojen kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:

       -Ben çekilirim...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları