Müdahale için Navteks'e ihtiyaç yok

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Kıbrıs etrafındaki karasularda kafasına göre  tek taraflı ilan ettiği sözde münhasır ekonomik bölgedeki kışkırtmaları sürmektedir. Anastasiadis'in Türkiye'nin ilan ettiği Navteks'in 22 Şubat'ta süresinin dolmasını merakla beklediği bilinmektedir. Anastasiadis, Türkiye'nin haklarımızı korumak adına navtekse/mavtekse ihtiyacı olmadığını, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde Türkiye'nin her şekilde müdahale edebileceğini kafasına kazımalıdır. Anastasiadis Türk tarafının ardı ardına yaptığı uyarılara kulak vermemesi halinde, kışkırtmalarının ve sebep olduğu gerginliğin sonuçlarına katlanmaya hazır olması gerekecektir.

Türk savaş gemilerinin bölgedeki tatbikatı sürerken, İtalyan ENI'ye ait Saipem 12000 gemisinin planlanan sondajını yapamamasının ardından ExxonMobil'in ay sonunda bölgeye iki gemi gönderme kararı almasıyla, Türk Donanması'na ait ek savaş gemilerinin bölgeye vardığı bildiriliyor.

Rum tarafı, Türk tarafının en üst düzeyde yaptığı açıklamaları artık dikkate almalıdır. Erdoğan'ın şakasının olmadığını dünya alem anlarken, Anastas'ın adeta nutku tutulmuş vaziyette yanlış kararında ısrar etmesi, inatlaşması bölgede sıcak çatışmaya davetiye çıkarmaktadır.

Eğer Anastasiadis; ExxonMobil şirketinin eski CEO'su ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'a güvenip de hareket ediyorsa bunun faydası olmayacağını bölgemizdeki gelişmelerden anlamalıdır. Türkiye ve ABD'nin bir süredir devam eden çeşitli konulardaki anlaşmazlık konularının, Tillerson'un geçtiğimiz haftaki Ankara ziyaretinde çözümlenmesi için tarafların mutabakat sağladığı açıklanmıştır. Tillerson'un Ankara ziyaretinde sadece Suriye'deki operasyonlar ve Suriye'nin geleceğinin konuşulmadığından da eminim. Kıbrıs konusunun ve Anastasiadis'in yaratmaya çalıştığı krizin de konuşulduğu ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de geri adım atmasının söz konusu olmadığının bu üst düzey toplantılarda açıkça ABD'ye bildirildiği de gelen haberler arasındadır.

Navteks'in süresi 22 Şubat'ta sona eriyor

Rum tarafı ısrarla diplomatik kanallarını kullanarak Saipem 12000'in bölgeye girebilmesi için çaba göstermeye devam etmektedir. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler'den umduğunu bulamayan Anastas'ın İtalya, Fransa ve ABD yetkili makamları ile temas kurarak sonuç almaya çalıştığı bildiriliyor.

Rum yönetiminin, İtalyan ENI şirketinin Türkiye'yi, 3'üncü parseldeki "ablukasını" kaldırmaya ikna edebileceği beklentisinin, ENI CEO'su Claudio Descalzi'nin "Bölgedeki durum bizim kontrolümüzde değil" açıklaması ile boşa çıktığı anlaşılmaktadır.

Bu arada Türkiye Millî Savunma Bakanı Nurettin Canikli'nin İtalya Savunma Bakanı Roberta Pinotti ile görüşmesi ve Pinotti'nin, ENI hesabına sondaj yapan Saipem 12000'in 3'üncü parsele girişinin engellenmesi konusunda Türkiye ile ortak kabul görecek bir çözüme yaklaşıldığı açıklaması Rum tarafında ümitleri artırdı. Konu ile ilgili Rum Yönetimi'nin ne yapacağı sorulan Dışişleri Bakanı Hristodulidis "çok senaryo olmasına rağmen şimdi bunları konuşmalarının doğru olmadığını" söyledi; "Oluşan durumu yönetmeye hazırız. Alternatif düşünceler var. Alternatif senaryolar var. Kıbrıs Cumhuriyeti, şekillenecek duruma göre hareket edecek" dedi. Rum tarafı çaresizlik içerisindedir ve bu şaşkın maskaralar ne yapacaklarını bilememekle birlikte Türkiye'yi şu veya bu şekilde dizginleyebilecekleri gibi yanlış hesap içerisindedirler. Anastas, Türkiye'nin uyarılarını dikkate almıyorsa, hemşehrisi KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'nın önceki gün CNNTÜRK kanalına yaptığı açıklama ve uyarıları dikkate almalıdır. Akıncı söz konusu açıklamasında, Kıbrıs Rum tarafının çözüme hazır olmasa bile doğal gaz konusunda diyalog yoluyla ara formüller üzerinde Kıbrıslı Türklerle anlaşma yolunu bulması gerektiğini aksi takdirde Türkiye ile iş birliği ve dayanışma içerisinde arama faaliyetlerine girileceğini söyledi. Akıncı, "Çünkü bu zenginlik ortak bir zenginliktir. Rumların tek başlarına malı değildir" diye konuyla ilgili görüşünü tekrarladı.

Türk savaş gemileri Rumların haklarımızı ihlal edebileceği bölgeleri notamlayarak, Navteks ve radyo kanalı aracılığıyla yabancı gemilerin bu alana girmemesi çağrısında bulunmaktadır. Türkiye'nin kendi kıta sahanlığı ve Kıbrıs Türklerinin hakkı olan karasularda bundan böyle tek taraflı oldu bittilere müsaade etmeyeceği ve haklarımıza yönelik herhangi bir meydan okuma karşısında sessiz durmayacağı açıktır. Türkiye'nin uluslararası anlaşmalar çerçevesinde bölgemizde haklarımızı tehdit eden unsurlarla savaşmayı göze aldığı açıklaması Anastas tarafından hafife alınmamalıdır. Hak ihlali yapan ve egemenlik haklarımızı tehdit eden Ruma müdahale etmek için navtekse/mavtekse ihtiyaç yoktur ve doğrudan operasyon düzenlenmesi söz konusudur. Türkiye'nin gücünü ve kararlılığını hafife alan Anastasiadis'in uyarıları dikkate alması kendisi ve Kıbrıs Rumları için en doğru seçenektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları