Muhafazakâr, liberal ve de sosyalist AKP

İsrafil K.KUMBASAR

Nihayet!
Uzun süredir söylediklerini tevil ede ede milletin başını döndüren iktidar sahipleri arasından biri çıktı ve hakikati beyan etti.
Hakkını teslim etmek lâzım. Fazla uzun boylu düşünmeye gerek yok. Gündemdeki hangi konuya baksanız, ‘dün’ ile ‘bugün’ söylenen arasında bir uçurum görürsünüz.
Alın ortalıkta dolaşan MİT-PKK görüşmelerine ilişkin kaseti. ‘Şeref’, ‘onur’, ‘erdem’ bezirgânlıklarını getirin gözünüzün önüne.
“PKK ile müzakere edildiği” söylendiğinde AKP kanadı mangalda kül bırakmamış, iddia sahiplerine ağır eleştiriler yöneltmişlerdi.
İşin kokusu çıkınca “Görüşen hükümet değil, devlettir” diye tornistan ettiler.
Sonra bu cümleyi de tekzip eden, “Devlet benim” efelenmelerine şahit olduk.
Bugün yine anlıyoruz ki, görüşen ‘devlet’ imiş (!) Ne hikmetse o devlete ‘talimat veren’ de hükümetin başı imiş.
Yani, yine döndük başa.
Hükümet devlete ‘talimat’ verebiliyorsa, topu tekrar “Görüşen devlet” diye taca atmanın anlamı nedir?

***


Hangi birinden bahsedelim, doğrusu şaşırıyoruz.
Dünkü ‘kankalarını’ bir anda yüzüstü bırakıp, ‘emperyalistlerin’ safına geçmelerinden mi, İran’ı hedef alan ve İsrail’i korumayı amaçlayan ‘füze kalkanına’ sahip çıkmalarından mı?
Herhalde Türkiye ‘belagat’ (!) üzerine böylesine bir dönem daha yaşamayacaktır. ‘Söyledikleri’ ve daha sonra ‘yaladıkları’ sözleri üst üste koysanız, ciltler dolusu kitap, yüzlerce tiyatro oyunu, bir o kadar da televizyon dizisi çıkar.
Çevirin gazete sayfalarını, bir dönem eteğine yapıştıkları Çoban Sülü’nün tahtına göz diktiklerine tanık olacaksınız.
Hani o derdi ya,  “Dün dündür, bugün bugündür” diye. Bunlar onu aştı elhamdülillah, akşamdan sabaha ‘aykırı laflar’ edip duruyorlar.
Hatta ‘saat başı’ söylenenler ‘bir çeyrek saat sonra’ yalanlanıyor, millet sürekli ‘ters köşeye’ yatırılıyor.

***


Neyse ki, içlerinden ‘doğruyu’ söyleyen biri çıktı.
Gerçi hâlâ tereddütteyiz. O da İçişleri Bakanı gibi ‘sürçü lisan’ mı etti endişesi taşıyoruz. Biliyorsunuz hazret “Kara harekatının her an yapılabileceğini” beyan etmiş, daha akşam olmadan hükümetin başı düzeltmişti:
- “Arkadaşımız sürçü lisan etti!”
Ondan da önce Bülent Arınç bu tür operasyonların “alenen konuşulamayacağını” dile getirmiş, İçişleri Bakanı ile ters düşmüştü.
Biri söylüyor, öbürü düzeltiyor; sonra düzeltmeye de bir ‘tekzip’ geliyor. Garip bir yapı.
Ama hakikat ne olursa olsun eninde sonunda ‘gün ışığına’ çıkıyor. ‘Yalanın’ bittiği yerde, ‘gerçek’ bir şekilde kendine soluklanma imkanı buluyor.
Uzatmayalım.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek İngiltere’deki toplantıda dikkate değer iki cümle kullanıyor.
İlki “cari açığın büyük sorun olduğuna” dair. Bunu ‘Bakan’ da söylese AKP’lileri inandırmanız mümkün değil, geçelim.
Diğeri daha önemli. Şimşek partisini “muhafazakâr, liberal ve sosyalist” olarak tanımlıyor.
Aynen altına imzamızı atarız.
‘AKP gerçeği’ budur işte.

***

 
Muhafazakârlar: Çünkü ‘yastık altı paraları’ iç etmenin, mütedeyyin kesimin birikimlerini ‘deve yapmanın’ yegâne yolu budur.
Liberaller: Çünkü sahip olduğumuz ‘ne kadar milli kurum ve kuruluş varsa’topunu birden satmanın formülü oradan geçer.
Sosyalistler: Çünkü politbüro olarak ‘kaymağı’ yalayıp, halk kitlelerini ‘makarna’ ve ‘kömür’ poşetleriyle avuturlar.
Şimşek keşke konuşmaya devam etse.
Türkiye’nin ‘gerçeklere’ ihtiyacı var.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş