Muhalefete ve de MHP’ye son ihtar

İsrafil K.KUMBASAR

Türkiye, ‘sonuçları’ daha çok tartışılacak olan bir seçimi daha geride bıraktı.
12 Eylül 1980’den beri yapılan seçimlere bakıldığında, katılım oranının ‘yüzde 84’ ile ‘yüzde 92’ bandı arasında gidip geldiği görülür.
Ama ne yazık ki 10 Ağustos 2014 seçimlerinde katılım ilk defa ‘yüzde 74’e düştü.
Toplam 55 milyon 893 bin kayıtlı seçmenden 12 milyondan fazlası sandığa gitmedi; yani ‘her 4 kişiden biri’ oyunu kullanmadı.
30 Mart 2014 seçimlerine göre sandığa gitmeyenlerin sayısı 5 milyon 850 bin.
‘Katılımın’ düşmesine rağmen, AKP’nin bir önceki seçimde aldığı oyların üzerine 
‘1 milyon’ daha ilave ettiği dikkate alınınca, sandığa gitmeyen seçmenlerin ekseriyetinin muhalefetin çatı bileşenlerine mensup olduğu aşikardır.
Toplam 55 milyon 893 bin kayıtlı seçmenden 21 milyon 871’ini, yani 100 seçmenden 38’inin oyunu alan Tayyip Erdoğan, tereyağından kıl çeker gibi devletin en tepesine oturdu.

***

‘Çatı’ çöktü, ihanet iktidarına karşı geliştirilen ‘milli proje’ fiyasko ile sonuçlandı.
Peki bu sonucun sorumlusu kim?
Sandığa gitmeyen seçmenler mi, yoksa ‘güven’ veremeyen, ‘heyecan’ yaratamayan, seçmenleri ‘motive’ edemeyen muhalefet partileri mi?
Cumhurbaşkanlığı seçimi takvimi belli olmasına rağmen Mayıs ayının ortalarına kadar ‘etkin bir seçim stratejisi’ geliştirmek yerine yan gelip yatarsanız; ancak ‘yumurta’ kapıya dayandıktan sonra apar topar ‘çatı’ turuna başlarsanız; o güne kadar tanımadığınız, ‘ismini’ dahi doğru dürüst telaffuz edemediğiniz bir kişi ile milletin karşısına çıkarsanız olacağı budur.
Ama muhalefet partileri, “Nerede hata yaptık?” sorunu sormak yerine, sorumluluğu birbirlerine atmaya başladılar.
Türkiye bir ‘muhalefet krizi’ ile karşı karşıya.
‘İktidara gelme’ umutlarını kaybeden kitlelerin kendilerine ‘yeni bir adres’ arayışına girmeleri kaçınılmazdır.

***

CHP’nin başındaki zat, ‘parti tabanındaki tepkilere’ rağmen, en azından gösterdiği adaya sahip çıktı, seçimleri kazanabilmesi için ‘elinden gelen’ her şeyi yaptı.
Ramazan ayında Türkiye’yi karış karış dolaşarak, ‘televizyon programlarına’ çıkarak teşkilatlarından adaya destek istedi.
Peki ya MHP’nin başındaki zat?
Salı açıklamaları ve ‘zevahiri kurtarma’ babından birkaç ile yaptığı günübirlik ziyaretlerin dışında herhangi ciddi bir etkinliğini hatırlayan var mı?
Ne milletvekillerinden, ne de parti yöneticilerinden birisi karşısına çıkıp da soramadı:
Tamam, her zamanki gibi ‘kimseye’ sormadan, ‘yetkili kurullara’ danışmadan sırf parti içerisinden birisi fazla oy alır da ‘ileride karşıma çıkar’ korkusu yüzünden önüne konulan ismin üzerine balıklama atladın.
Peki, gösterdiğin o adaya neden adam gibi sahip çıkmıyorsun be adam? 
Niçin teşkilatların harekete geçmesini sağlamıyorsun?

***

30 Mart 2014 yerel seçimlerinde ‘il genel meclisi’ sonuçlarına göre MHP’nin en yüksek oyunu aldığı bazı vilayetlerde çıkan sonuçlar, AKP’ye oy kaymadığını iddia eden Dr. Devlet Bahçeli ve yancılarına ithaf olunur:

israfil-001.jpg

Sonuçlar, aynı zamanda MHP’nin 30 Mart 2014 seçimlerinde aldığı oyun hiç de ‘çantada keklik’ olmadığını ve ilk fırsatta uçup gidebileceğinin açık bir kanıtıdır.

***

Kocayayla’da tek başına aldığı seçim kararıyla 3 Kasım 2002’de iktidarı AKP’ye devreden, 22 Temmuz 2007 seçimlerinin ardından Meclis’e gireceğini açıklayarak Abdullah Gül’ün önünü açan Dr. Devlet Bahçeli, nihayet Tayyip Erdoğan’ı Çankaya’ya taşımanın şeref madalyasını da boynuna astı.
Dr. Devlet Bahçeli, o partinin başında bulunduğu sürece AKP değil 2023, 2071 yılına kadar iktidarda kalmaya devam edecek.
Görünen köy kılavuz istemez

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş