Muhsin Yazıcıoğlu gerçeği: Ankara, Tel-Aviv'e yakın Maraş'a ne çok uzakm

İsrafil K.KUMBASAR

Muhsin Yazıcıoğlu, bizim gibi ‘kayıp kuşaklar’ nazarında yaşayan bir efsane idi.
Çünkü o, bizi diğerlerinden ayıran temel özelliklerden biri olan ‘Türk-İslam Ülküsü’ ideolojisinin, ‘İlay-ı Kelimatullah’ ve ‘Nizam-ı Alem’ davasının tavizsiz bir neferiydi.
Onun adını ilk defa ortaokul öğrencisi olduğumuz dönemde, Ülkü Yolu Derneği’ndeki seminerlere gidip gelirken duymuştuk.
Bir sonbahar akşamı, Sivas’ın en büyük salonlarından biri olan Yıldız Sineması’nda düzenlenen gecede yaptığı konuşmadaki samimi ‘tespitleri’ ve ‘söylemleri’ ile bizi adeta büyülemişti.
Aradan çok fazla geçmeden “Our Boys”lar (Bizim çocuklar) geldi, iktidara el koydu.
Uzun süre ‘Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’ yapan Muhsin Yazıcıoğlu, 12 Eylül 1980 tarihinde  ‘MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’ sanığı olarak tutuklanarak, kimilerinin ‘Taşmedrese’, kimilerinin ‘Yusufiye’adını verdikleri Mamak Cezaevi’ne kondu.
‘Filistin askısından’ geçti, ‘idam’ ile yargılandı.
Hakkında herhangi bir suç bulunamayınca, birçok dava arkadaşı işkenceye tabi tutularak, ‘aleyhinde’ ifade vermeye zorlandı.
Ama sonunda ‘hak’ ve ‘adalet’ galip geldi.
7.5 yıl sonra cezaevinden tahliye edildi.

***

Muhsin Yazıcıoğlu, birçok ülkücü gibi bizim de gözümüzde rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş’in tartışılmaz halefi idi.
Ancak, 1991 yılında MÇP’den Sivas milletvekili seçilerek Meclis’e adımını atan Yazıcıoğlu, belki de farkında olmadan siyasi hayatının en büyük ‘taktik’ hatalarından birini yaptı.
Ülkeyi kasıp kavurmaya başlayan bölücü terör ile ‘etkin mücadele’ taahhüdü karşılığında DYP-SHP koalisyon hükümetine destek veren Türkeş’e ültimatom vererek, 7 arkadaşı ile birlikte MHP’den ayrıldı.
1993 yılında Büyük Birlik Partisi’ni kurdu.
Bu parti gerçi girdiği hiçbir seçimde herhangi bir başarı gösteremedi, ama MÇP yönetimine muhalefet eden ülkücülerin ‘diğer partilere’ taşınmasında adeta bir ‘istasyon’ vazifesi ifa etti.
Bütün ülkücüler gibi, ‘potansiyel’ Genel Başkan adayı olarak baktığımız bir kişinin, ister ‘ayak oyunlarına’ gelerek, isterse ‘öfkesini’ kontrol edemeyerek bir anda yıllarını verdiği partisini terk edişine çok kızdık, çok kırıldık.
Ama, o her şeye rağmen bizim için ‘inandığı’ dava uğruna, ‘zamanında’ bütün varlığını ortaya koyan bir mücadele adamıydı.
Kendisini yine eskisi gibi büyük bir hayranlıkla ‘uzaktan sevmeye’ devam ettik.

***

Muhsin Yazıcıoğlu, karşılaştığı nice işkenceden, kazadan ve badireden Allah’ın (c.c.) yardımıyla sağ salim kurtulmayı başardı.
Şimdi, karakışın dondurucu soğuğu arasında, beş arkadaşı ile birlikte kuş uçmaz, kervan geçmez bir dağ başında can çekişiyor.
Kahramanmaraş mitinginden dönen Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan helikopter, önceki gün Göksun ilçesi yakınlarında düştü veya düşürüldü.
Bu yazı kaleme alınırken, aradan tam 24 saat geçmiş olmasına rağmen, Yazıcıoğlu ve arkadaşlarına hâlâ ulaşılamadı.
‘Teknolojinin’ bu kadar ilerlediği, ‘iletişimin’ uzaydan denetlendiği bir çağda, ‘koskoca’ bir helikopterin enkazı bile bulunamıyor.
Organize suç şebekesine bulaşan bir zanlının yerini bile ‘kapalı’ olan cep telefonundan öğrenenler, yoksa arama/kurtarma çalışmalarında yeterince özen göstermiyorlar mı?
Yazıcıoğlu ve arkadaşları adeta ölüme terk edildi.
Bu ne biçim iştir, akıl sır ermiyor.
Aynı hadise, şu anda devletin en tepe noktalarında oturan kişilerin başına da gelebilirdi.
Kendilerine bir türlü ulaşılamayan Cumhurbaşkanı’nı, Başbakan’ı, Genelkurmay Başkanı’nı yoksa Amerikalılar mı gelip kurtaracaktı?

***

Washington’a, Brüksel’e, Tel-Aviv’e neredeyse ‘şah damarı’ kadar yakın olan Ankara, kendi coğrafyası içerisinde yer alan Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesine meğer ne de çok uzakta imiş.
Yazıklar olsun.
Yuh olsun.

                       .................

GEÇMİŞ OLSUN DİLEĞİ
Muhsin Yazıcıoğlu’nun başına gelen tartışmalı helikopter kazasından da kurtulacağı umudu ile Cenab-ı Allah’a (c.c.) dua ediyor, ailesine ve bütün dava arkadaşlarına ’geçmiş olsun’ dileklerimizi iletiyoruz.
Dualarımız seninledir Muhsin Başkan.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş