Muhsin Yazıcıoğlu ve ak sakallı evliya...

A+A-
Behiç KILIÇ

Bir ziyaretine gittiğimde, ben makamına doğru ilerlerken o kapıda belirmiş, benden önceki konuklarını uğurluyordu... Yaşlı, bastonlu bir Anadolu kadıncağızı ile yanında yeni yetme bir genç kızdı o konuklar.. Yaşlı kadın gözleri yaşlı ama rahat bir surat ifadesiyle, Muhsin Başkan’ın ellerini tutuyor, “Allah senden razı olsun” diye ona teşekkür ediyordu döne döne.. Neyse ayrıldılar, Muhsin bey beni kabul etti, odasına geçtik..
Gidenleri kastederek;
“Allah herkese rızkını bir şekilde nasip ediyor, bak bu gariplere de benim elimle kısmet ulaştırdı!..”  dedi.
Tabii merak edip sorduk, anlattı. Çok ilginçti...
Yaşlı kadın bir şehit anası... Yoksullar.. Yanındaki kız torunu, şehidin çocuğu.. Öğrenci. Kadıncağız da dul. Kızın başka kimi kimsesi yok... Aileyi Muhsin bey tanıyor... Evleri yıkılmış, bir dizi maddi sıkıntı var... Yazıcıoğlu’nun kapısına dayanmışlar medet umuyorlar...
Muhsin bey bir miktar rakam telaffuz etti, geçmiş gün üç veya beş milyar lira para lazım, kadınla kıza...
Bundan sonrasını hatırladığım kadarıyla onun ağzından nakledeyim..
“Öyle sıkıldım ki anlatamam, bende o kadar para yok... Birinden istemem lazım, o da sonu olmayan bir talep. Ama mutlaka bu kadına parayı bulmam lazım, hem şehidi tanırdım, hem de gelip sığınmışlar çaresizler. Allahım ne yapsam, sıkıntı..”
Sözün burasında diyor ki Muhsin bey; “İçimden geçirdim.. ‘Ah ne olur  şöyle bir ak sakallı mübarek belirse de bana dile ne dilersen dese’ diye öyle kıvranıyorum yani..”
Bakın o sırada ne olmuş. Cep telefonu çalmış, arayan avukatı... Bir yayın organı ile tazminat davaları varmış, mahkeme bitmiş davayı kazanmışlar, tazminata da hak kazanmışlar... O gün de paranın tahsilatını yapmış avukat, parayı alınca sonucu Muhsin Yazıcıoğlu’na bildiriyor... Miktar da tam o yaşlı kadına lazım olan kadar. Hikâyenin devamını tahmin edebilirsiniz... Ak sakallı yetişmiş mi dersiniz, Yazıcıoğlu’nun asaletine, temiz yüreğine mi verirsiniz, siz söyleyin...
Mekânı cennet olsun...



Bunlar PKK adına mı belediyelere yerleşti?!

Şu sözleri sabırla okuyun...
“Bugün Demirci Kava’nın direniş bayrağını devralanlar Kürdistan dağları ve ovalarından özgürlük meşalesini yükseltmektedirler. Geçen yıl zalim Dehaklara karşı kendi bedenlerini siper eden Zeki Erinç ve Ramazan Dal’ı (Bu ikisi PKK gösterisi yaparken öldü) unutmadık ve hesabını soracağız. Yapılanların hesabını 29 Mart’ta soracağız. Eğer seçim sabahı seçim sonuçları gösterildiğinde haritada Van, DTP bayraklarıyla süslenmişse, şehitlerimiz,(askerle çatışırken ölen PKK’lıları kastediyor) o zaman şad olacaktır.”
Bu sözlerin sahibi, Kandil’de oturan bir PKK sözcüsü müdür sizce?!
Bunlar Bekir Kaya adlı muhtereme ait.. Bu zat şimdi Türkiye Cumhuriyeti Van Belediye Başkanı koltuğuna oturacak!..
Türünün tek örneği de değil...
PKK çetesi, Diyarbakır merkezli bölgede il, ilçe, belde 90 küsur yerleşim merkezi ile muhtarlıklara dalmış bulunuyor, vatana millete hayırlı olsun!..
Bu seçim dönemi PKK çetesinin rahatça yayılabildiği, alan bulduğu bir dönem oldu.. PKK militanları bütün Doğu ve Güneydoğu’da şehirleri de, kırsalı da kuşatarak vatandaşlar üzerine birebir sıkı markajlar uyguladılar, tehditle oy aldılar. Seçtirdiklerini cebir kullanarak, şiddetin rüzgârı ile sandıktan çıkardılar!..


AB ajanları cirit atıyor!..
PKK’nın tırmandırdığı bir başka faaliyet daha dikkat çekiyor..
Devlete bağlı aşiret ve ailelere giderek, bundan sonra kendileri ile işbirliğine başlamalarını istiyor. Bu aşiretlere seçim sonuçları hatırlatılarak artık bölgeye tümüyle el koyduklarını, PKK’nın tam hakimiyeti olduğunu ve kendileri için de af (!) çıkardıklarını anlatıp işbirliğine, devlete karşı çıkmaya zorluyorlar!..
PKK Avrupa’daki kolları ile bazı ülkelerde sağlanmış işbirlikçileri de bölgeye gönderdi. Avrupalı bazı tipler, DTP’nin eline geçen illere getirildiler. Buralarda ilginç faaliyetlerde bulunuyorlar.. Mesela Siirt bu görüntülere sahne oldu... İtalyan kadın hakları mensubu Margret Owen, İngiltere Lordlar Kamarası’ndan Robert Hylton, Gal AB eski parlamenteri Eriq Wayn... AB’nin profesyonel lobicileri, yani bir nevi paralı askerler PKK yandaşlığı için Siirt’e postu sermiş  “Kürdistan’ı selamlamaktan!”  dem vuran konuşmalar yapıyorlardı..!
Uzun sözün kısası, PKK kendisini bu seçimle resmileştirdiğine inanıyor!..
Bakalım sonu nereye varacak?..

Yazarın Diğer Yazıları