Mursi’nin cezası ile empati ve Erdoğan

A+A-
Arslan BULUT

Mısır’da Mursi’ye idam cezası verilince “Tarafsız Cumhurbaşkanı” olarak seçimleri AKP lehine etkileme mitingleri yapan Tayyip Erdoğan, “Mısır’da halkın yüzde 52 oyuyla seçilen Mursi ile ilgili idam kararı verildi” dedi. Hürriyet gazetesi de bu konuşmadan 2 saat önce internet sitesinde “Dünya şokta! Yüzde 52 oy alan Cumhurbaşkanı’na idam” başlığını kullanmıştı. Aslında o yüzde 52 tartışmalıdır, çünkü Mısır seçimlerinde katılım yüzde 50 civarındaydı. Mursi, gerçekte yüzde 25’in oyunu almıştı ama konu bu değil.

Tayyip Erdoğan ertesi gün Kayseri’de bu başlıktan dolayı, Hürriyet’i suçladı. Yeniden “kefen giydik” edebiyatına başvurdu. Bir cemaat savcısının Menderes’in sonunu hatırlatmasını diline doladı... Yandaş veya “yanaşma” medyada da Doğan Grubu’na saldırılar var. Hürriyet bir başyazı ile “Seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’nın idam edileceğini ima etmek bir şerefsizliktir” diyerek Erdoğan ve yandaşlarının, kendilerine haksız ithamlarda bulunduğunu bildirdi.

* * *

 

Bence burada sorulacak sorular şunlardır:

-Siz kendinizi idam edilecek veya  “asılacak adam”  olarak mı görüyorsunuz ki mitingde kullandığınız bir ifadenin aynısını, bir gazete manşet yapınca üzerinize alıyorsunuz?

-Türkiye’nin Anayasal düzenini yıkmaya teşebbüs ettiğinizi biliyorsunuz da ondan mı alınıyorsunuz?

-Yoksa komşu ülke Suriye aleyhine ordu topladığınız için mi bu alınganlık?

-Veya para sıfırlamanın hesabının bir gün mutlaka sorulacağını bildiğiniz için mi böyle panik yapıyorsunuz?

* * *

Cüneyt Arkın’ın 1987 yılında çektiği bir “Asılacak Adam” filmi ve Demirtaş Ceyhun’un Aziz Nesin’in anılarını yazdığı aynı adla yayınlanmış bir kitabı var. Bu arada “Asılacak Adam” adlı şiirler de bulunuyor.

Ayhan Sarıkaya, “Asılacak Adam” adlı şiirinde şöyle diyor:

“Suçluydun! Masum rollerine büründün,

Hayatın boştu. Hep dolu gibi geçti sandın

Sonunda kendi sonunu gördün

Asılacak Adam!”

Zaten, Türkiye’de idam cezası kaldırıldığı için kimsenin asılması söz konusu değil...

* * * 

Anlaşılıyor ki Erdoğan, anketlerde AKP’nin erimesi çok net göründüğü için bundan çok etkilendi ve mitinglerle durumu kurtarmaya çalışıyor. Bu koşuşturmaca sırasında çok da yoruldu ki konuşmalarında hata üzerine hata yapıyor. Bir cümle içinde 4 yerde “deprem” yerine “miting” diyor. Yine “Ben bu mitingleri, Cumhurbaşkanı olarak değil ‘12 aylık başbakan’ olarak yapıyorum” diye kendini savunuyor. Aylar, yıllar zihinde birbirine karışmış. Tayyip Bey’in dinlenmeye ihtiyacı olduğu kesin.

Kantoncu yazar!

Star gazetesinde Orhan Miroğlu,  “Mardin ’kantonundan’yazıyorum”  başlığı altında bir yazı yazdı. Yazıyı, “Mardin’de hele, işler tıkırında, devletin hayata geçirdiği desantralizasyon modeli, Mardin’in sorunlarını çözememiş ama ‘Mardin Kantonu’nun imkânlarını arttırmış! Eh böylesi nimet ne Rojava ne Şengal kantonlarında var!” diye bağlayıp kantondan neyi kastettiğini örnekleriyle de açıkladı! 

Cumhurbaşkanı’nın Anayasal düzeni yıkmaya çalıştığı ülkede, bir köşe yazarı da Türkiye’nin bir ilini kanton ilan eder tabii. Türk Milleti, sandık başında işte bunları hatırlamalıdır!

İngiltere’de enflasyonsıfırın altında!

1991 yılında “sıfır enflasyon”  kavramını gündeme getirdiğimde ve hükümetlerin enflasyon politikası takip edememesi için Anayasa’ya madde konulmasını istediğimde bazı çok bilmiş meslektaşlar, alaycı ifadelerle bu fikrimi eleştirmişti. İşte İngiltere’de enflasyon negatif seviyeye geriledi. İngiliz Ulusal İstatistik Kurumu’ndan yapılan açıklamada, tüketici fiyat endeksinin, 1960’lardan bu yana ilk defa Nisan ayında yüzde -0,1’e gerilediği kaydedildi.

Bu sonucu, alaycı meslektaşlarıma ithaf ediyorum!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları