Müslüman Türkler, dinciler ve dinî holdingler

Haydar ÇAKMAK

AKP iktidarı ve parti yönetimi Türk siyasî hayatında daha önce yaşanmamış ve görülmemiş olaylar yaşatmıştır. Bu olaylar ve farklılık devlet hayatında olduğu gibi toplumsal hayatımızda da olmuştur. Varsayımımızı daha anlaşılır hale getirmek için birkaç örnek vermekte yarar vardır. AKP’nin %46 oy aldığını resmî olarak bilmekteyiz ama bu kadar çok oy olan bir partinin açık destekleyicisini göremiyoruz . AKP’ye oy veren insanlar niçin oylarını gizliyorlar, niçin bir nevi utanıyorlar, bunu anlamak mümkün değildir.Daha önce hiçbir iktidar döneminde yaşanmayan bir şekilde iktidarın yaptıkları yurt severlik açısından şüpheyle karşılanmakta ve sorgulanmaktadır, bu kuşku daha önceki iktidarlar döneminde yoktu. Türk siyasî ve yönetim tarihinde hiçbir zaman tarikat ve cemaatlerin etkileri olmamıştır veya en azından bu kadar olmamıştır. Yedinci yüzyılda ortaya çıkan İslamiyet’in 21.yüzyılda devlet ve toplum yönetiminde ve günlük hayatta bu kadar etkili olması çağdaş modern, laik ve demokrat bir ülkede bu denli  yönlendirici bir rol üstlenmesi hayra alâmet değildir. Modacı Cemil İpekçi ile imamların, müftülerin ve koyu dindarların aynı partiye oy vermeleri ilginçtir. Başbakan bir yandan Filistin, Hamas ve İslamcı akımlara  rol modelliği yaparken bir yandan içte Yahudi cemaatinin ileri gelenleri methiyeler düzmekte, dışta ise önemli Yahudi Lobi kuruluşları kahramanlık madalyaları takmaktadır, bu ne iştir?.. Eskiden cemaat ve tarikatlar yaşayabilmek için müritlerin ve dindarların cüzi gönüllü yardımlarıyla icraatlarını yaparlardı veya kurban derisi toplamak gibi kaynakları vardı. Şimdi kendileri para dağıtıyor, gazeteler, dergiler, radyolar, tv kanalları, hatta bankalar ve finans kuruluşları sahipleri yani DİN-TİCARET ve SİYASET üçgeni. Bu ne iştir hacı ağalar, şeyhler. Bu adamlar artık şirket kurmuyor, cemaat ve tarikat kurup ticaret yapıp holdingleşiyorlar.Türkiye’de AKP iktidarı ile gelen tuhaf çelişkileri çoğaltmak mümkündür.Ancak ilginç olan şey Türklerin ve vatanperverlerin bu kadar dışlandığı, aşağılandığı hiçbir dönem olmamıştır.Bu dinciler daha önce neredeydi ve biz bunların farkında değildik. Aynı bıyık, aynı giyim tarzı, aynı kafa yapısı, Türk devletine ve Türklere aynı kin ve nefret, hepsi sanki aynı fabrikanın ürünü, hepsi defolu, bunların nasıl farkına varamadık ve içimizde bunları barındırarak dindarlar diye saygı duyup yardım edip besledik, nasıl oldu da gerçek yüzlerini göremedik. İktidara gelince de ilk hedefleri vatanperver ve Türkler olmuştur.Dünyada ve bütün kültürlerde yurt kazanan ve devlet kuranlar hep  yurt severlerdir, bir başka deyişle milliyetçilerdir. Dinciler ve ideolojik solcular kurulan devletlerde devrim veya hile yapıp iktidarı ele geçirirler. Kendilerini Müslüman Türkiyeli olarak tarif eden insanların iktidarına ve onların yardakçılarına biz Müslüman Türkler artık tahammül edemiyoruz. Bıktık  CHP ve MHP çamura giren kamyonun patinaj yaptığı gibi politika yapmamalıdır. Köy ve kasabalarda büyük kentlerin varoşlarındaki gerçek namuslu yoksullara durumun nazikliği anlatılmalıdır. Geri kalan kurnaz çıkarcıların oyu bunları iktidar yapmaya yetmeyecektir. Türkiye’de yaklaşık on milyon aile var;  cemaatler, tarikatlar  ve yardım paketleri dört milyon aileye ulaşmaktadırlar, bu da tekrar iktidar olmalarına yeter. Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisi siyasî kadroların kalitesidir. Türkiye’de parti içi demokrasi olmadığı için tek seçici genel başkanlardır. Dolayısıyla genel başkanların kendi beğendiklerini değil, hiç olmazsa bu kez halkın beğendiklerini aday göstermeleri gerekir.  Türkiye’nin bütünlüğünün tartışıldığı bir dönemde particilik ve adam kayırmacılık yurt severlik ve milliyetçilikle bağdaşmaz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş