Nabucco’da Barzani’yle anlaşıldı mı?

Kürşad ZORLU

Türkiye’yi Doğu-Batı arasında enerji koridoru haline getireceği iddia edilen Nabucco Projesinde 2009 yılındaki hükümetler arası anlaşmanın ardından, geçen gün Kayseri’de proje destek anlaşması da imzalandı. Hisseleri eşit olan (16.6) altı şirket arasında imzalanan bu anlaşma aslında bir niyet açıklaması niteliğini taşıyor ve Nabucco’daki soru işaretlerini gidermekten uzak görülüyor. Öncelikle projenin maliyeti konusunda bir karışıklık var. Daha önce 8 milyar dolar olarak açıklanan proje maliyetinin 12 milyar dolara ulaştığı belirtilirken; bu değişikliğin projenin Türkiye ayağına nasıl yansıtılacağı ifade edilmiyor. Türkiye bu yönüyle projenin hem taşeronu, hem tedarikçisi hem de pazarlamacısı olmaya soyunuyor. Küresel gelişmeler ve bölgedeki dengeler düşünüldüğünde bu hedefi “ateşten gömlek” şeklinde değerlendirmek mümkün.


Rusya projeye karşı
Nabucco boru hattının nihai amacı Azerbaycan, Irak ve belki Türkmenistan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya satabilmek. Azerbaycan ve Türkmenistan elbette şu an için Nabucco’ya “hayır” demeyecektir. Bakan Taner Yıldız Avrupa’nın ihtiyaçları ile belirtilen ülkelerin doğalgaz satma istekleri arasında kesin bir uyumluluk olduğunu söylüyor. Ancak Azerbaycan, Rusya’nın stratejik ortağı ve başta petrol olmak üzere mineral kaynaklarını Rusya aracılığıyla geniş pazarlara götürebiliyor. Bunun da ötesinde siyasi ve kültürel açıdan vazgeçilmez menfaatleri bulunuyor. Bir an için Azerbaycan’ın olaya parasal büyüklük olarak bakacağını düşünsek bile seslendirilen yıllık proje hacmi Rusya tarafınca gerçekleştirilebilir görülmüyor. Kaldı ki Azerbaycan-Rusya arasında henüz yeni sayılabilecek bir doğalgaz anlaşması imzalandı. Dolayısıyla kısa vadede Azerbaycan’ın stratejik üstünlüklerini Nabucco yerine yine Rusya belirleyebilir. Türkmenistan ise proje konusunda daha temkinli ve gelişmelere göre hareket etme niyetinde. Bu kez Rusya’nın dışında Çin’in de Türkmenistan’ın kararını belirleme gücüne sahip olduğunu belirtmek gerekir.


Barzani’yi işaret ediyor
ABD’deki Uluslararası Kriz Grubu’nun 2009 yılındaki raporunda Iraktaki sözde Kürt yönetiminin zamanla Türkiye’ye yakınlaşacağından ve Türkiye’nin de bu yakınlaşmayı Musul ve Kerkük üzerinde bir denge unsuru olarak kullanabileceğinden bahsediliyordu. Aradan geçen iki yıllık süre zarfında özellikle Barzani ile ilişkiler konusunda gözle görülür iyileşmeler yaşandı. Zaten Türkiye, gerek Barzani gerekse Bağdat’la yürütülen görüşmeleri saklamıyor. Bakan Yıldız. Azerbaycan ve Türkmenistan’a nazaran, Irak’ta yıllık olarak üretilmesi planlanan 30 milyar m3 doğalgazın ortalama 5 yıl sonra Nabucco’ya dahil edileceğini daha emin sözlerle dile getiriyor. Üstelik sözde Kürt yönetiminin bu gazı satmak için başka şansı yok. Tüm bu belirtiler iki temel yaklaşımı gündeme getiriyor. Birinci yaklaşımı dile getirenler Nabucco’nun bölgedeki terörü sonlandıracağını ve sözde Kürt yönetiminin PKK’yı gözden çıkaracağını ifade ediyorlar. Diğer görüşü savunanlar ise bu projenin tüm belirsizliklere rağmen inşa edilme kararının zaten Kuzey Irak gazına endeksli ve Barzani ile yapılan somut görüşmelere dayalı olarak şekillendiğine dikkat çekiyorlar. Neticede her şeyi zaman gösterecek. Fakat görünen o ki petrol ve doğalgaz oyunu, coğrafyaları tanzim edebilme kudretini bu kez çok yakınımızda göstermeye hazırlanıyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş