Nankör politika!

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Politikada adı unutulanlar bugünlerde her türlü çılgınlığı yaparak, gündeme gelmeye çalışıyor.
Politikanın hüzün ve kudret dönemleri var.
Bu hiç değişmiyor.
Bu Pazar sizlere 86 yıl öncesinden (1924) bir “Nankör Politika” yazısını paylaşmak istiyorum. (Yazarı Refik Halid Karay tartışmalı bir isim ama konumuz o değil şimdi.)
Meclis’in putu!
Politika ne nankör bir meslek, ne dipsiz bir kile, boş ambar imiş!
... Bir zamanlar ismi dillerde olan bir Ahmet Rıza Bey vardı, Türkiye Meşrutiyetini bu isim temsil eder, bu ismin sahibi uzun boyu, akçıl ve zarif sakalı, biçimli ve atlaslı redingotuyla Meşrutiyetin bir abidesi gibi bütün Türklerce taziz edilir (sevilir), tavaf olunurdu.
Şimdi nerededir? Ne haldedir?
... Ahmet Rıza Bey, Meclisi Mebusan kürsüsüne mukaddes bir sanem (put) gibi geçirilip oturtulmuştu; milletin yüreğinde ise aynı haşmetle, Allah korkusu ve peygamber sevgisi gibi yüksek bir yer temin etmişti.
Tavaf edilen politikacı!
Ziyaret, takdis ve tavaf edildiği günler oldu.
Aylarca o Meşrutiyetin babası, hürriyetin şeyhi, adaletin kadısı ve müsavatın kassamı (eşitliğin hakemi, memuru) telakki olunarak yeni doğana nur, neşe ve nimet ondan beklendi; 31 Mart’ta o öldü korkusuyla matemler tutuldu.
... Ahmet Rıza Bey köprüden geçerken yol Musa’nın Şap denizinden geçişi gibi ikiye bölünür ve maiyetiyle ona bu ihsan dalgaları ortasında rahat, emin bir geçit açılırdı.
... O dahi geçti!
Bugün artık büyükler o bir zaman “Yaşa! Var ol!” alkışları ve “halaskâr, münci (kurtarıcı) Meşrutiyet babası!” diye nitelendirdikleri şahsı ve kudreti unutmuş oldular!
Aylar, yıllar geçer, onun ismi geçmez oldu. Keşke sehpalara asılsa, zindanlara atılsa, listelere yazılsa idi... Bu onun yaşadığına delil sayılırdı; keşke çalsa, yaksa, yıksa, kasıp kavursa idi, siyasi hayatı devam eder giderdi.
Hayır daha fenası oldu; Ahmet Rıza Bey varken yok oldu.
... Nankör politika!
... Sadece unuttuk. Ya yenilerini, bugünküleri, yarınkileri, hepsini ne yapacağız? Onları da mı öyle yapacağız, onları da mı öyle?
Nankör politika. (Karay, Refik Halid, Bir Avuç Saçma, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 2009, s.75)

 


DEĞİRMEN
1- Çalışma Bakanı Dinçer, “Şili’deki facia bizde olsa 3 günde çıkarırdık” demiş.
Bizde 5 ay önce oldu, demek ki hâlâ farkında değil!..
2- Özal Ailesi ve bakanları, suikastı yaptıranı biliyor ama söylemiyorlarmış!.. Bu, suça yardım ve yataklık olmuyor mu?..
3- ABD, Türkiye’ye “füze kalkanı” kuracakmış!.. Kurarsa, yakında ne kalkanı olduğunu hepimiz anlarız!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları