Nasıl bir Ramazan geçiriyoruz Allah'ım!

A+A-
Afet ILGAZ

Halep bombalanıyor. Tıpkı Bağdat’ın bombalanışı gibi. O zaman da Ramazan’dı ve sabah ezanıydı. Özel olarak seçiyorlar bu vakitleri. İslam medeniyetinin, hatta Doğu medeniyetinin en büyük şehirlerinden biri daha harap ediliyor. İşin en acı tarafı, o zaman Haçlılar toplanıp Irak’a saldırmışlardı. Sonra bu saldırı onlara çeşitli bakımlardan çok pahalıya patladı. Şimdi toplama askerlerle ve terör örgütleriyle saldırıyorlar. Müslümanlar kırılıyor. Cephane ve lojistik Türkiye’den gidiyor. O zaman da tezkere Meclis’ten geçmediği halde bombalayan uçaklar Türkiye’den kalkmıştı.
Adana’da bir Amerikan konsolosluğu var. O zaman görevde bir kadın vardı. Şimdi de görevde bir kadın var. Suriyeli teröristleri bu kadın yönetiyormuş. Hem de İncirlik Üssü’ndeki kozmik kriz merkezinden. İsyancılara 25.000 dolar para, 25.000 silah, 50 rampa ve füze, roket ve mühimmat gönderilmiş. Bu konu hakkındaki bilgi ve belge Türkiye Cumhuriyeti devletinin arşivinde varmış. Ayrıca bu merkez Türkiye Kürtlerini de manipüle ediyormuş. İlişkilendiği gruplara her türlü uluslararası buluşturma desteği sağlıyormuş.

***

Dışımızda bunlar oluyor da içimiz güllük gülistanlık mı? Her gün çifter çifter şehitler geliyor. Kiminin arabası devriliyor, kimi mayına basıyor, kimi taranıyor. (Bu araba devrilmelerinde dijital yönlendirmelerden eskiden beri şüphelenmişimdir.)

***

Nasıl bir Ramazan geçiriyoruz Allah’ım! Eskiden beş yıldızlı otellerde iftar etmenin günahlarından bahsederdik. Fitre, zekât işlerinde titizlenirdik. Ne kadar da takvalıydık! Müslümanlığın yükselişi dönemiydi adeta! Onun üzerine titrerdik. Ne temiz ne helal heyecanlardı! Her geçen gün Müslüman coğrafyanın yıkılışı ve Müslümanların öldürülmesinde daha çok rol aldık. Günahlara bulandık.

Düello yapsınlar!
Cumhurbaşkanlığı meselesinde iki taraf kapışmış. Biri “ben olacağım” diyor, öbürü  “hayır, ben devam edeceğim” diyor. Araya demeçler anketler sözcüler giriyor. “Biz ne hale geldik böyle” dedirten, Ramazan’a yakışmayan haller. Nasıl da kapıp koyuverdiler. Mevki ve koltuk için nasıl da ölümüne mücadele ediyorlar.
Ölümüne dedim de aklıma geldi. Düello yapsınlar bari. Çünkü ne de olsa bunlar asilzade değilseler de kavga konusu olan “iktidar”... Kozlarını paylaşabilmek için en uygun siyasi ve tabii ki mizahi çözüm bence.

Yazarın Diğer Yazıları