Ne diyecekler?

Altemur KILIÇ

“Osmaniye’nin Kanlıgeçit Jandarma Koruma Karakolu yanındaki lojmanlarda, balkonda oturan 23 yaşındaki bir genç kadını, Jandarma Teğmen Cumhur Akdağ’ın eşi Pınar Akdağ’ı, Haziran 2010 günü, kahpe PKK’lılar, alçakça, öldürdüler...
Pınar Akdağ Hanımefendi, evliliğinin baharında, eşiyle birlikte, jandarma ve komando karakollarının zor şartlarda, eşine destek olmak için oradaydı. Suçu, Türk kadınına yakışan özverisi, subay eşinin yakınında olmak; cesareti de, kendisisinin de hedef alınacağını bildiği halde, “eşim nerede olursa olsun ondan onun yanında -arkasında olacağım” inancıyla, o lojmanda olmasıydı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ’un, bizzat yazdığı bildiride ifade edildiği gibi: “Biliyordu ki eşi, kendisinin varlığıyla görevini daha şevkle ve heyecanla yapacaktı. Çünkü askerlik, eşi gibi kendisi için de bir yaşam tarzıydı...” Bu sözler hamaset-roman değil, sabrı çoktan taşan, TSK’nin bağırından gelen gerçekler... Pınar hanım, tek de değil. Bugün, şu anda, eşkıya ile mücadele eden eşlerinin yanında olan ve onlarla birlikte aynı inançla görev yapan çok Pınar Hanımlar, isimsiz kahraman kadınlarımız var! Gazete köşelerinde, TV programlarında, ahkâm kesen yanaşma-yalaka kadınlara karşılık!.. Tıpkı, Kurtuluş Savaşında olduğu gibi!
Daha 47 günlük, yeni gelin,  Pınar hanım önceki gün İzmir’de, Genelkurmay Başkanı’nın, Komutanların, eşlerinin ve binlerce kişinin katıldığı, vakur fakat öfkeli bir törenle toprağa verildi. Eşi Teğmen Cumhur Akdağ, vakurdu. eşinin tabutuna üç gül koydu... Ama “ağlamak askere yakışmaz” diye gözyaşlarını gizlemeye çalıştı... Biz, televizyon karşısında ailece ağladık! Herhalde, bazıları dışında, bütün Türkiye de ağladı! Bazıları ise timsah gözyaşlarıyla...
Başbakan ve bakanları bu anlamlı törende değillerdi!.. Vicdan azabından mı? Yoksa, Başbakan orada, burada medyayı suçlamaktan, Araplara “açılmaktan”, vakit bulamadığı için mi?.. 
Bu şahadet, Teğmen Cumhur Akpınar’ın PKK eşkıyası ve bölücülerle mücadelede azmini, bazılarının sandıkları ve PKK’nın umduğu gibi, TSK’nin terörle mücadele azmimi ve kararlılığını kıracak mı?.. Kesinlikle hayır! Aksine; Askerlerin, Subayların PKK’ya ve yandaşlarına karşı kinleri bilenecek, kararlılıkları artacaktır...
Ne bu -(Pınar Selek’den), apayrı, Pınar kızımız, ne de PKK’nın alçakça şehit ettikleri, bazılarının, iddia ettikleri gibi,  hiç boşuna ölmediler! Ülkemizi bölünmekten kurtarmak için öldüler...
Bu haklı savaş, Erdoğan’ın, içi boş “açılımlarıyla” kazanılmayacak!.. Eşkıyanın, köklerinin  -nerede olursa olsun- kurutulmasıyla, kazanılacak!  Ancak, “açılımlar” eşkıyayı azdırıyor.
Nasıl azmasınlar ki, bu devletin başbakanının, fahri savcılığında, inanılmaz aymazlıkla, PKK ile savaşanlar içerde... PKK, TBMM’de!..  Ve APO’dan ve Barzani’den medet umuluyor!
Eğer askerlerimiz, Pınarlar, ölüyorlarsa ve ölmeye devam edeceklerse bunun sorumluları, APO talimatıyla kahraman gibi gelen PKK’lıları Habur’da, izzet -ikramla, karşılayanlardır!
Genelkurmay duyurusundaki önemli bir bölümü, bazı medya organları, ya önemsemedikleri için  ya da, bilerek, görmezden geldiler. Bu sözler şöyle:
“Terör eylemlerini çeşitli nedenlerle haklı göstermeye çalışanların, bölücü terör örgütüne destek verenlerin, sempati duyanların bu menfur saldırıyla ilgili ne söyleyeceklerini tüm kamuoyu merakla beklenmektedir.”
Ben de çok merak ediyorum. Bu Fesat ve Tezvirat varak pareleri, her şehit haberi geldiğinde, adeta “oh olsun” dercesine ve mazoşist bir zevk duyarlar ve her saldırıdan sonra, PKK’yı lanetleyeceklerine, TSK’da, muhakkak, ihmal hatta ve kasıt arıyorlar... TARAF gazetesi İskenderun saldırısından sonra,  manşetinden, Subayların-askerlerin “ateş etmesini”  bilmediklerini, bile iddia etti!
Kandil’de eşkıya başlarıyla yatan ve PKK’nın gönüllü sözcüsü Ahmet Altan ne yazacağını şaşırmış...  Pınar için zoraki duygusal bir ağıt düzmüş, ama dengeli... Bir mezrada roketle parçalanan Ceylan’a, panzerin altında kalan Diren’le Pınarı eşitleyerek!..  Pınar’ın ölümünün, “Kürt halkına ‘özgürlük’ mücadelesine ne yararı vardı” diye soruyor! Ona göre Kürtlerin “haklı” mücadelesi... Evet;  Ceylanlar Direnler ve taş atan çocuklar eşkıyalara kurban oldular, ama bizim Pınarımız - “kurban” değil, bizim haklı mücadelemizin bir kahramanı!
Hoca efendi, Atlantik ötesinden terörü tel’in etmiş! Ama cemaatinin gazete ve kanallarında mâlum yazarlar, niye PKK’ya arka çıkarlar ve TSK’yi yıpratmak için, mangalda kül bırakmazlar! DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, İzmir’de de Pınar’ın, cenaze törenin üzerine yürümek istemiş... Keşke yürümesine izin verilseydi de görseydi gününü! Ama onu o zaman, linç edilmekten askerler ve polisler kurtarırdı!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş