“Ne mutlu Türküm demeyenlere!”

A+A-
Altemur KILIÇ

Ülkemizin şu “eğrilikler” düzeyinde, hiç olmazsa, bazı doğruları konuşalım ve tespit edelim... Bugün Türkiye’yi  “demokrasi tramvayına” bindirenlerin, oy çoğunluğuna dayanarak “mutlak” iktidarlarıyla idare edenlerin; temsil ettikleri TC Devletine ve kurucusu Mustafa Kemal’e, ilkelerine, devrimlerine yürekten bağlı oldukları iddia edilebilir mi?
Bakmayın Anıt Kabir’de “sap gibi” durmalarına ve oradaki deftere yazdıklarına; hatta Meclis’te and içmelerine!.. Bu zevat Atatürk’e ve Cumhuriyetine bağlı olduklarına dair Kur’an üzerinde yemin, kasem ederler mi?..

***


Geçmişte, Atatürk’ün, Cumhuriyet ve Türklük konusundaki sözleri kayıtlarda... Türkiye’nin “hâlleri” meydanlarda, sokaklarda!.. Atatürk Türkiyesinin eski fotoğraflarına bakın; bir de bugünkü manzaralara!.. Mustafa Kemal’in devrimlerine karşı bir devrim başarıya ulaşmıştır!.. Ve “Yeni Anayasa” ile neler olacağı da “Perşembenin” gelişinden belli!

***


Onceki Cuma, Fatih Çarşamba’da, iktidarın kalesinde yobazlar gürûhu, içinde Atatürk’ün “Ne mutlu Türküm diyene” özdeyişi bulunduğu için Öğrenci Andına savaş açtılar... Mâlum güruh, düğmeye basılmış gibi sokağa döküldü...
Oraya toplanan Mazlum-Der ve Özgür-Der üyeleri eylemciler, taleplerini yazdıkları iki mektubu da dağıttıktan sonra “Irkçı Kemalist müfredat istemiyoruz” ve “Irkçı andı reddediyoruz” sloganları attılar... Ellerinde “Kışla düzenine son”, “Kesintisiz eğitim, kesintisiz zorbalık”, “Okullarda başörtüsüne özgürlük” yazılı pankartlar vardı..Atatürk’e ve milliyetçiliğe kin kustular bu kadın ve erkek yobazlar!!!

***


Amaç eski ve mâlum: Okullarda and içilmesine son verilmesi... Atatürk’ün bölücülere karşı milli birliği pekiştiren, Cumhuriyetin geleceğini bağladığı bu sözler, “Ne mutlu Türküm diyene” düsturu hem bölücülerin, hem de yobazların bir yerlerine batıyor.

***

Bu son manzara... Yobaz başkaldırısı... Acaba Başbakan Erdoğan’ı, Cumhurbaşkanı Gül’ü rahatsız etti mi?.. Sanmıyorum; çünkü onlar da geçmişte aynı kafadaydılar... Erdoğan: “Türklük alt kimliklerden biridir... ’Türkiye Türklerindir demek’yanlıştır” demişti.
Gül de 19 Aralık 1992’de Refah Partisi milletvekiliyken, düzenlenen bir konferansta, Nutuk’un son cümlesi olan ve Öğrenci Andı’nda da yer alan Atatürk’ün “Ne mutlu Türküm diyene” özdeyişinden rahatsızlık duyduğunu söylemişti... ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ lafını tutup her yere yaza yaza ve bunu özellikle hiç olmayacak yerlere yaza yaza, Türkiye aslında ilkel bir hale dönmüştür. ‘Bir Türk dünyaya bedel’ gibi bu laflar aslında Türkiye’nin bütünlüğünü, Türkiye’nin geçmişteki bütün insanları İslam kardeşliği etrafında toplayan bütünlüğünü tehdit eder anlama gelmiştir. Şimdi ne gariptir ki, bu lafları; seyahat ederseniz Doğu ve Orta Anadolu’ya, ‘Önce vatan’ yazıldığını görürsünüz; batıya, Ankara’ya, İstanbul’a gittiğinizde ise hiç rastlamazsınız bunlara. Yani bunlar tek parti devrinden kalan ve zorla, halkın kendi inanç değerleriyle bütünleşmeyen bir dünya sistemini halka zorla kabul ettirmektir” buyurmuştu... Şimdi isterse bu sözlerini inkâr etsin!

***


Fatih’teki yobaz gösterisi bana 1930’da Menemen’de Derviş Mehmet’in yobazlar gürûhunun “şeriat isteriz” diye ayaklanmalarını hatırlattı. Bu yobazlar gürûhunun karşısına yedek subay Kubilay dikilince, onun başını kesmişlerdi... Fatih’te bu yobazların karşısına genç bir subay dikilseydi acaba ne yaparlardı?!!
Korkarım, yobazlar daha azdıkça, yakında yurdun bir yerinde bu da olur!
Bu da “iç savaşın” ümmetçilik cenahı!
Bu olay, öteden beri And’a karşı açılan kampanyanın devamıdır... Yeni Anayasada kaldırılır. Yakup Kadri’nin Yaban romanında, Yunanlılar yurdun batısını işgal etmişken, Orta Anadolu’da bir köylü toprağı çapalamakla meşgul... Yunan sürülerinin işgali ve vahşetleri onu hiç ırgalamıyor... Sanki ülkesi Türkiye değil de, kendi bir karış toprağı!.. Yakup Bey soruyor: “Sen Türk değil misin?” Cevap: “O senin dediğin Haymana ovasında bulunur.”
Mustafa Kemal bu millete “Türklük” şuurunu vermişti... İşte şimdi “demokrasiyle” bu şuur yok edilmek isteniyor...
Bir soru: Seçimlerden önce AKP, Van’ın Özalp ilçesinde, Menemen yobazlarını cezalandıran “Mustafa Muğlalı Paşa” nın adının kaldırılmasını istemişti... Merak ediyorum: Merhum Paşa’nın adı hâlâ o kışlanın kapsında mı?..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları