Neden MHP’yi hedefe koydular

A+A-
Afet ILGAZ

Hafif bir mizahla başlayalım yazıya. Herkes Başbakanın ağzıyla konuşmaya başladı. Onun gibi C Ha P ve M Ha P demeye başladılar.
Aylardır yazıyoruz bu referandumun niyetini açıklayan en doğru ve en yeni yorum İsrail’in Haaretz gazetesinden geldi. O, başbakanın Erdoganizmini yeni bir ideoloji olarak değerlendiriyor ve bu referandumun da Güneydoğudaki açılımın rahatça sürdürülebilmesi için bir başlangıç olduğunu söylüyor. İlk yapacakları değişiklik güneydoğu illerimizi “milli azınlık” olarak hazırlamak, sonra, genel seçimde iktidarını yenileyerek o bölgede yeni bir devletçik kurulmasına yol açmak olacakmış. Şu Erdoganizm, bana Almanların Birinci Dünya Harbi’nde Türkiye’ye Enverland dediklerini hatırlattı. Yani Enver ülkesi. Sonra da ne yazık ki Enver Paşa bir suikastla bertaraf edildi.
Başından beri şaibeli, hatta gayrimeşru bir referandum süreci yaşadık. Bir referandumda oylanacak şeyin tek bir madde oluşu teamülü veya yasası ihlal edildi. Ondan sonra cami önünde siyasi propaganda yapılarak gene yasa ihlal edildi. Devletin parası pulu ve her türlü imkanı, eşitsizlikten uzak bir tarzda, bilboardlar, gazete reklamları, televizyon konuşmaları ve bunların, muhalif kanallara yapıldığı gibi YSK tarafından yasak konulmaması gözükaralığı ile kullanıldı.
Seçim günü şaibeler devam etti. Başbakan nasıl oluyorsa saat 13’te seçim sonuçlarını aldığını söyledi. Ümraniye gibi “hayır” oylarının ağırlıklı olduğu bir bölgede, seçim evrakı, oy verme işlemleri bitmeden, bitti. Bilgisayar sonuçları üzerinde neler yapıldığı ve geçen seçimde ortaya çıkan altı milyon oyun ne olduğu hakkında hiçbir bilgi verilmedi. Parmak boyama usulü kaldırıldığından bilhassa bazı polislerin mükerrer oy verdiği hakkında dedikodular duyuldu.

* * *

Bütün bunlara rağmen yüzde kırk ikilik “hayır” oyu küçümsendi ve “hayır”a damga basan 15 milyon kişi neredeyse yok sayıldı.
Bazı yerlerde de başa baş giden oylar yüzde birlerle, yarımlarla AKP’ye yazıldı. Manisa’da, Zonguldak’da, Artvin’de böyle oldu.
Bahçeli’nin, eski oy patlaması yaptığı yerlerde kaybettiği gibi bir yanlış yorum var ağızlarda. Osmaniye’de “evet”ler 133.000, “hayır”lar 114.000. Genel seçim değildi bu, unutulmasın. Genel seçimde Başbakan, idam edilmiş ülkücülerin mektuplarını okuyup ağlayamayacak. Bu 12 Eylül tarihi, özel olarak seçilmiş bir tarihti. Ramazan, bayram ve tatil günlerinin özel seçilişi gibi.
Bahçeli’nin bundan sonra karanlık bir döneme girildiğine dair yorumu doğru bir yorumdur. Buna benzer bir yorumu Hüsamettin Cindoruk, seçimden önce yapmış ve şöyle demişti.
“Tecrübeli bir siyasetçi olarak uyarıyorum. “Hayır” oyu vererek hem Türkiye’yi kurtarın, hem de AKP’yi. Ben böyle günleri yaşadım biliyorum.”

* * *

Bir de şuna dikkat ettim. MHP’ye ulusalcı diyor ve bunu eleştiriyorlar. MHP’nin anti emperyalist tavrı, “mukaddesatçı” lığının önüne mi geçmiş? Bunu nasıl iddia edebiliyorlar? Bütün mesele, Atatürk’ün “bağımsızlık” vurgularının, bu vesileyle de eleştirilmesi. Bütün Türkiye,  “işgalciler gelseydi daha iyi olurdu” diyen birkaç kişi dışında anti emperyalisttir ve böyle olmak zorundadır. Varlığımız, devletimizin bekası bu bilincin oluşmasına ve muhafazasına bağlıdır.
Bir şehid annesi gördüm televizyonda. Son şehidimizin annesi. Ne diyordu biliyor musunuz?
“Gidebilseydim “hayır” oyu verecektim. Ama bir sıkıntı vardı içimde, gidemedim. Beyim gitti oy atmaya. Meğer saat sekizde evladım şehit düşmüş. Siz gülün, analar ağlasın.” Bu gülmeler, sözde zafer vesilesiyle yapılan gülüşlerdi herhalde. Başörtülü, yelekli o köylü kadın kadar olamıyor siyasetçilerimiz, yazıklar olsun. TV’lerde oturup konuşanların büyük bir kısmı  “açılım” ın artık sırasının geldiğini vurguluyorlardı. Referandumun yapılma, dar zamana sıkıştırılma sebebi bu. Gene aynı cenazede başörtülü kızlar, kadınlar güçleri yettiği kadar  “Şehidler ölmez, vatan bölünmez” diye bağırıyorlardı. Bunlar “milli irade”  değil mi? Başbakanın  “biz”, “bunlar” diye ayırdığı Türkiye’nin  “bunlar” parçasına mı aitler? 

Yazarın Diğer Yazıları