Nekrofilya-ıskatçılık

Altemur KILIÇ

“Nekrofilya” ölüleri sevmek demektir ama güzel anlamda değil, “ölülerden” adeta şehvetle “faydalanmak”. “Iskatçılık” da ölülerin arkasından, eşyalarını yağmalamak! Güncel anlamıyla, tarihin dolaplarındaki iskeletleri çıkarıp tarihin çöplüklerini eşeleyip, “fesat mal” bulmaktır. “Fesat mal” çok prim getiriyor, para yapıyor!
Bugün Türkiye bu illetlere düçar; yakın tarih eşeleniyor. Dolaplardaki iskeletler, hortlaklar ortaya çıkarılıyor, ölüler mezarlarında bile rahat bırakılmıyor. Son zamanlarda mezar soygunculuğu özellikle; TSK’yı, emekli ve vefat etmiş, kendilerini savunmak imkânı olmayan komutanlar üzerinden hırpalamak için yapılmakta! “Birden, eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral, “Eşref Bitlis Paşa öldü mü, öldürüldü mü” efsanesi, ortaya çıkarıldı. Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya hakkındaki rüşvet iddiaları, bunca yıl sonra, pişirilip ortaya konuldu! 
Bitlis Paşa olayı hususunda, çeşitli komplo iddiaları var. Fakat Paşa’nın başka bir uçuşta ABD uçaklarından PKK’ya paraşütle silah atıldığını gördüğünü, kendi ağzından, duymuştum! Yorum sizin!
Star gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar, son kitabı “Çelik Çekirdek” te, bu ıskatçılığın, mezar yağmacılığının örneklerini, sergilemiş; hedefindekiler emekli komutanlar!
Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a suikast teşebbüsünün sonra da ölümünün arkasında, derin devletin -emekli Orgeneral Yirmibeşoğlu’nun- olduğu iddiasını, oğlu Ahmet Özal, şu sırada birdenbire, yeniden ortaya attı. Erol Simavi’yi bile suçladı! Bunun sebebi orduyu hırpalamak operasyonu ve  “Ergenekon” efsanesi kapsamında, iktidara destek vermek, kendi deyimiyle “milletin savcısı” Erdoğan’a kozlar vermek! Nedeni mi; şimdiye kadar, hatta babası döneminde bile, giriştiği bütün işlerde başarısız olan Ahmet’in, yeni girişimleri, Kuzey Irak’ta işleri var. Valideleri, Semra Özal Hanımefendi, çağdaş bir hanımdır. Turgut Beyi, tarikatçılıktan, laikliğe çekmekte başarılı olmuştu. Aksi istikamette çalışan Korkut Özal’a “iblis” dediğini, kulaklarımla duymuştum. Kurduğu “Türk Kadınını Güçlendirme ve Tanıtma Vakfı”, kim ne derse desin, “papatyalar” diye hafife alınmış olsalar da, Türk kadınlarını güçlendirmek hususunda, çok faydalı hizmetlerde bulundu. Vakfın, kadınların nikâhsız birlikteliklerini meşrulaştırmak için düzenlediği toplu nikâhlar, sağlık otobüslerinin, özellikle Adapazarı depreminden sonraki faaliyetleri inkâr edilemez! Ama gariptir; bugün Emine Hanımefendinin “gözyaşlarını” övmekte yarışan yalakalar, o zamanlar da Semra Hanımın faaliyetlerini, “papatyalar” diye hafife almışlardı! Fakat Semra Hanımefendi, son zamanlarda, “Ahmet’in işleri” için iktidara, Emine Hanıma yanaştı, bu iktidara yakın olmayan eski dostlarını aforoz etti! Anne kalbi!   
Ahmet Özal’ın ve amcası Korkut Özal’ın dehşetengiz iddialarına paye verecek değilim ama vefatı konusunda bildiğim bir şey var. Benim de katıldığım yorucu Orta Asya ziyaretinin son etabında, ellerimi tutmuş, “Anamı gevrettiler” demişti. Hem yüklü programı, hem de, ikram edilen ağır yemeklerle! Ancak, öyle efsaneler vardır ki hakikatler asla ortaya çıkarılamayacağı ve ispat edilemeyeceği için, toplum vicdanında “acaba” şüphesiyle, derin izler bırakıyor! “Şüyuu vukuundan beter”!

Hanefi Avcı olayı
Hanefi Avcı, bir kitap yazdı, bir cemaat hakkında gerçekleri, belgeleriyle açıkladı. Ama başından tahmin ettiği gibi, bunu yanına kâr bırakmayacaklardı. Herhalde “okyanusun ötesinden” gelen ilhamla, Hanefi Avcı’ya karşı, organize bir linç hareketi başlatıldı...
Şamil Tayyar, bu hareketin tetikçilerinden. Hanefi Avcı, kendine yapılacak saldırıları tahmin ettiği halde, yazacak cesareti göstermişti! Şimdi de, kendisini savunmak ve bütün gerçekleri açıklayacak kadar cesurdur!  
Emekli generaller, Yirmibeşoğlu, Şahinkaya da, kendilerini, savunuyorlar, ama bugünkü medyada ve sitelerde, “kelle avcılarından” fazla yer ve imkân bulurlarsa!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş