Nemalanmıyorsanız, bu kan niye akıyor?

İsrafil K.KUMBASAR

Bahaneler azaldıkça, terörün bitmesi bir yana, bölücülerin eli daha da güçleniyor. Beyler ‘Başkanlık’ adı altında ‘Sultanlığa’ mı yeltendi, berikiler hemen “Bize de özerklik gerek” diye misilleme yapıyor.
İktidar ‘ateşkes’ (!) talebinde mi bulundu, eşkıya sürüsü “önce önderimize özgürlük” naraları atıyor.
Bir takım saftirikler “dağdakilere af” lafı mı ediyor, bir bakıyorsunuz ‘şehit haberleri’ gelmeye başlıyor.
Hatırlayınız bunların tezi, “Bazıları terörden nemalanıyor” saçmalığı üzerine
kuruluydu.
Buyurun, ‘dikensiz gül bahçesi’ gibi kurumlarınız, ‘uyum içinde’ çalıştığınız emir erleriniz, memurlarınız var.
Hadi şu eşkıyanın hakkından bir gelin de millet görsün gücünüzü.
Öyle ya sizin “terörden nemalanma” gibi bir beklentiniz yok. Sizler tüm iyi niyetinizle ‘güvercinlerin’ uçuştuğu, ‘ihalelerin’ paylaşıldığı, ‘kadroların’ kapışıldığı, herkesin ‘can ciğer kuzu sarması’ olduğu bir ülke özlüyorsunuz.
Hadi, ne duruyorsunuz, 10 yıldır ‘bir arpa boyu yol’ alamadığınız gibi, işi ‘uluslararası güçlere’ havale etme gafletine de düştünüz.
Daha doğrusu o kapıyı araladınız.
Biz söylemiyoruz bunu. İskelenize demir atıp küpü dolduran eski devrimci, yeni liboş bir tetikçi söylüyor:
- “ABD Güneydoğu’ya müdahale
edebilir!”
Gerekçe ne?
Sizin Suriye’yi kaşımanız gibi bir mantık.

***


İşin doğrusu birilerinin burnu sürekli bizim işin içinde. Uludere’de terörist sanılıp öldürülen kaçakçıların istihbaratı ABD’den gelmiş.
Gevelemelerinin sebebi meğer buymuş.
Büyük ağabeyleri fena halde ‘ters köşeye’ yatırmış hazretleri.
Allah muhafaza bu istihbarat bizzat ‘TSK’nın herhangi bir kademesinden’ gelmiş olsaydı, manşetleri gözünüzün önüne bir getirin.
Hoş öyle olmadığı halde binbir ima ve safsata ile yine kendi askerlerine çamur atmaya kalkışmadılar mı?
- “Efendim tam da diyalog kapısı açılmışken, barışa yaklaşılmışken, uzlaşma yolları denenirken...”
Kabullenmek acı, ama biz bir kez daha ifade edelim, bunlar için ‘ABD’nin yalanı’ bile kendi insanlarının doğrusundan ileride.
Bir kompleksin, ele geçirilen ‘güç’ ve ‘varlığı’yitirme korkusunun eseridir ABD’ye ‘kayıtsız şartsız’ itaat etmeleri.
Şimdi koro halinde “makamlar da, mevkiler de geçicidir” nakaratıyla cami cemaatine oynamalarına aldanmayın.
O ‘burun kıvırıyor’ görüntüsü verdikleri makamları ele geçirmek için yola çıktıkları, ‘baba-ağabey’ bildikleri kaç insanı sattıkları, herkesin malumu.
Ama azıcık vicdana, insafa çağırdığınızda “Mahkeme kadıya mülk olmaz” safsatası.
Acaba gerçekte öyle mi?

***


Birileri ‘barış çubukları’ tüttürmeye başlarken, terörist kurşunlarıyla gencecik birkaç vatan evladı daha toprağa düşer, birkaç ocak daha dağıtılır.
Şehitler, daha musalladan alınıp kabre indirildiği andan itibaren unutulup giderler.
Kimileri riyakar suretlerini kapkara güneş gözlüklerinin arkasında perdeleyip, “Vatan sağ olsun, hesabı sorulacaktır” nutukları atarlar.
Oysa sorulacak hesap başkadır.
Mesela tam da kara haberlerin ulaştığı gün ‘orduevlerinden’, ‘askeri tesislerden’ bu yaz nasıl faydalanacaklarını planlamaya başlarlar.
Belki cenaze namazı için saf tutarken, o güzelim, bakir koylardaki ‘sayfiye yerleri’, ‘tatil köyleri’ canlanıverir gözlerinin önünde.
Yüreği yaralı analar, babalar, eşler, çocuklar, akşamın karanlığında gözyaşlarını içlerine akıtmaya çalışırlar.
Kim bilir, belki Sultan’ın maiyetindeki bir ‘memur’ kendilerini arayıp teselli eder.
“Kanlarının yerde kalmayacağı” söylenir, “Yetimlerine sahip çıkılacağı, kendilerine el uzatılacağı” vaat edilir.
Ama beride her dönem ‘sağ’olan bir vatan kendini iyiden iyiye hissettirmeyi sürdürür.
Şehrin göbeğinde kalmış bir kışladan ‘kaç konut’ yapılacağı, bir cephaneliğin yerinin değiştirilmesiyle ‘hangi mücahit eskisi müteahhide’ ekmek çıkacağının hesapları aksamaz bu süreçte.

***


Düşünüyoruz da geçmişte masaya sürdükleri saçma sapan bahaneleri kalmadı artık.
Meraktayız, bu kan neden akıyor?
‘Makamların geçici olduğundan’ dem vuran bir yiğit çıksa da ‘kem küm’ etmeden gerçeği açıklasa.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş