Nerede bu eşekler?!

A+A-
Arslan TEKİN

Daha yakın zamanda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, altı şirketi teşhir etti... Süt ve et ürünlerinde insan sağlığını tehdit eden, olmaması gereken maddeler bulunmuş. İsterdim ki bakanlık bütün gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlasın... Televizyonlar bangır bangır bağırsın. O kadar mühim bir mesele ki, bunun berisi ötesi yok! Hatta gıdalara katılan başka maddeler eroinden, esrardan daha tehlikelidir. Siz narkotik maddeleri bilerek alıyorsunuz; isterseniz almaz, kendinizi zehirlemezsiniz; ama, gıda öyle değil ve herkes hem kaliteli olsun, hem ucuz olsun ister, güven verilen markaları hiç düşünmeden alır. Özellikle gazetelere baktım, kıyıda köşede haber olarak çıkmış... Kaç kişinin aklında o şirketler kaldı şimdi? Onlar veya diğerleri... Yine bir başka markayla yollarına devam edecekler.
Bal sahtekarlığı uzun zamandır ekranlardan taşıyordu, bakanlık sonradan harekete geçti.

***


Siz Türkiye’de kaç eşek olduğunu biliyor musunuz?!
211 bin eşek varmış...
Peki, 20 yıl önce ne kadarmış?
943 bin!
20 yılda 732 bin eşek farkı! 20 yılda eşekler hiç mi gunnamamış (gebe kalmamış)?!
Eşeklerin 20 yılda ne kadar çoğalabileceğini varın siz hesap edin. Atların, domuzların istatistiklerini vermiyorum. Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) sorun!
Siz birkaç milyon eşeği afiyetle midenize indirdiğinizi düşünebilirsiniz.
At, domuz, katır, daha ne ararsan...
Geçen gün tavukların beslenmesiyle ilgili bir haber okudum. Aman Allah’ım! Açık açık insanlar zehirleniyor. Çabuk şişmanlasın diye tavuklar hareketsiz bırakılıyor ve kimyevî birtakım işlemler yapılıyor.
Tarım ürünlerine ne demeli?
İlâçlı mı, ilâçsız mı? Hormonlu mı, hormonsuz mu?
Tartışmaların önüne geçemiyorsunuz.
Bütün ülkede organik tarım yapsan o zaman hiçbir şeyi yetiştiremezsin, insanlarımız aç kalır. Öyleyse  “zehir”in dozu nasıl ayarlanacak...
Mesele bu!
Türkiye’de ne kadar ekilebilir arazi var ve ne kadarı ekiliyor? Bu hiç araştırıldı mı? Mutlaka biliniyordur. Tabiî ürün yetiştirmek için hangi bölgede hangi ürünün bitebileceği tespit edilmelidir. O kadar çok boş arazi var ki özellikle dağ demiyorum, tepe yamaçları bâkir... Az bir işlemeyle tarıma elverişli hâle getirilebilir. Başka ülkelerin bir karış toprak kazanmak için ne kadar emek harcadığını gittiğimiz ülkelerde görmüştük.
Arazinin işlenmeden bırakıldığı bir ülke de Kazakistan’dır. Yeni gelince yazarız.

***


Burada yeni bir tartışmayla karşı karşıyayız. İnsanlar insanî değerlerden yoksun oldukları için mi, yoksa denetimin yetersizliği yüzünden mi sahtekârlığa tevessül ediyorlar?
Her ikisi birbirini dengeler. Önce “insanî değer” , sonra denetim gelir. Cemiyette “iyi”de vardır,  “kötü” de... “Kötü”nün ortaya çıkmaması için sıkı takipçi olacaksın... Bir taraftan da kötülere iyileşmeleri için yol göstereceksin.
Kuşkulu insanlar olup çıkacağız bu gidişle!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları