Nerede, neredesin CHP?

Altemur KILIÇ

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyetini kuran Partidir... Mustafa Kemal’in kurduğu partidir; “tabela partisi-turşu partisi” değildir. Gelenekleri, “altı ok”la ifade edilen bir partidir!
Kökü, kim ne derse desin “İttihatçılığa”  dayanır, kurucularının çoğu da, eski İttihatçılardır CHP ’nin. Cumhuriyet kurulmadan önceki “Halk Partisi” Müdafaa-i Hukuk ve de Kuvva-yı Milliye hareketlerinden çıkmıştı. CHP’nin, Atatürk öldükten sonra inişleri,  çıkışları olmuş, Parti kapatılmış, bundan DSP-SHP çıkmıştı. Ama sonra gene CHP kaldı! Bülent Ecevit’in inanılmaz yükselişi ve belagatiyle, Partinin rotası “Ortanın Solu”na kayınca, “Milliyetçilik okunun”, biraz kırıldığı, “mavinin, kırmızıyı” gölgelediği söylenebilir! Ecevit -yakından bilirim- Atatürkçü ve Milliyetçi idi. Ne var ki şairane yeteneği ile ortaya attığı sloganların coşkusuna kapılırdı.. Ve o ortamda, bazı CHP’linin -bir hizip’in- Milliyetçiliğe pek sıcak bakmadıkları da gerçek.


Nereye  
Deniz Baykal’ın Genel Başkanlığında, onun ekibiyle “Atatürkçülük-milliyetçilik” Partide egemendi... Bu bazılarını rahatsız etti. Baykal, esrarı hâlâ çözülmemiş, belki de hiç çözülemeyecek “kaset olayı” ile istifaya mecbur olduktan sonra, Genel Başkanlığa, kuliste bekleyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun gelmesiyle, Partide değişim havası başladı... Ve şimdi bu bağlamda,  Kılıçdaroğlu’nun terennüm ettiği gibi “Nerede... Neredesin? Cumhuriyet Halk Partisi!”
Ankara büromuzdaki arkadaşlarımız Macit Soydan ve Fatih Erboz; kaset dalgasıyla alabora olan partide, kaptan köşküne oturtulan Kılıçdaroğlu’nun rotasını çizdi:  “1970’lere dönüş” diyorlar... Bir gazete de şu manşeti atmış; “17 yıl sonra. Yeni CHP”! Yani, “Milliyetçilikten” daha fazla “Sosyal Demokrasiye”, AB’ye bir eksen kayması mı? Göreceğiz.


Recebim... Recebim
Kılıçdaroğlu hakkındaki “mülahazat hanelerim” açıktı. İtiraf edeyim, kurultaydan sonra “soru işaretlerim” daha da arttı.
Kılıçdaroğlu’nun kurultayı açış konuşması, metni ve coşkulu söylemiyle, çok çarpıcı ve etkileyici idi... Kurultaya katılanların, heyecanlı beklentisine cevap verdi ve Partiyi ayağa kaldırdı. “Recebim” bundan sonra pek rahat uyuyamaz!


Soru işaretleri
Fakat konuşmada ve Parti organlarının terkibinde, bazı şeyler var: Mesela gündemde olan Kürtçülerin “İki Dilli Hayat”  dayatmalarından -bırakalım tepki göstermemesini- hiç söz etmemesi ve Güneydoğu konusuna, bölge halkına buketler atmaktan başka hiç değinmemesi... Son zamanlarda TSK’ya yapılan saldırılara, “Ergenekon”a pek dokunmaması! “Yeri değildi” denemez, tam zamanı ve yeri idi! Böyle bir konuşmada, Yüksek Askeri İdare Mahkemeleri’ni kaldırma sözünün yeri mi vardı?
Belki de bunlardan daha da dikkat çekici olan, 80 kişilik Parti Meclisi (PM) listesinde yer alan bazı isimler. Mesela, Habur’dan gelen PKK’lıların avukatlığını yapan ve ’ana dilde eğitim’in ateşli savunucularından, eski Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu... Tanrıkulu, Ergenekon Davası sanıklarına ağır eleştiriler yöneltmişti... Ve mesela Enver Aysever; Onuncu Yıl Marşına ve Cumhuriyet andına karşı çıkan Enver Aysever. Çorbada -torbada- bunlar da bulunsun der gibi. Ve Gürsel Tekin yetmezmiş gibi!
Kısacası Kurultaydan sonraki CHP’ye biraz merak, biraz daha fazla endişeyle bakıyorum. Gözlerim ve kalbim orada Deniz Baykal’ı aradı... Baykal oradaydı, ama “gidene ağam gelene paşam” hesabı. Parti içindeki ve parti dışındaki Baykal düşmanları “oh” diyorlardır! Parti Meclisinde, Nur Serter vardı ama mesela Onur Öymen, Canan Arıtman yoktu!
Son tahlilde; Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında doğrular, eksilerden biraz fazla idi. Konuşma “lafügüzaf” değildi. Ancak, bundan sonra lafa bakılmaz, Kılıçdaroğlu’nun “âyinesi” iş olacak! Eğer altı ay zarfında, CHP’yi toparlar birleştirir ve AKP İktidarını devirmeye muvaffak olursa, ona “üstün hizmet nişanını” ben veririm!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş