Nereden çıktı şu baş örtüsüne çözüm Tayyip Bey? (!)

İsrafil K.KUMBASAR

Çok sayın Tayyip Erdoğan!..
Sen değil miydin, iktidar koltuğuna oturur oturmaz, “Ben seçimlerde baş örtüsü meselesini çözeceğim diye bir söz vermedim” diyen...
Sen değil miydin, “Artık sabrımız kalmadı” diye kapına dayanan kitleleri, “Ne yapalım yani. Biz hükümet olarak bunun için bir bedel ödemeye hazır değiliz” diye azarlayan...
Sen değil miydin, zamanında “Gelin şu Anayasa’yı, YÖK Kanunu’nu değiştirelim” diye çağrı yapan Erkan Mumcu’yu, “Ne yapalım, onlar da başlarına peruk takıp derslere öyle girsinler” diye kapı önüne koyan...
Sen değil miydin, işbirlikçilerini memnun edebilmek için yardımcına “Baş örtüsü öncelikli meselemiz değildir. Yaptırdığımız araştırmaya göre Türkiye’de yalnızca yüzde 1.5’un meselesidir” diye açıklama yaptırtan...
Sen değil miydin, 22 Temmuz 2007 seçimleri öncesinde ‘baş örtüsü meselesinin çözümüne’ yönelik bir taahhüdü dahi ‘seçim bildirgesine’ koymaktan çekinen...
Sen değil miydin, ‘toplumsal mutabakatı’ yeterli görmeyip ‘kurumsal mutabakat’ ile milleti oyalayan.
Ne oldu da yeniden sarıldın baş örtüsüne?
Nedir şu “Velev ki...” masalı?

* * *

Çok sayın Tayyip Erdoğan!..
‘Ekonomik göstergeler’, beklentilerin de ötesini göstermeye başlamışken... (?)
‘İç’ ve ‘dış’ borçlarda azalma emareleri başgöstermişken... (?)
‘İhracat’ patlamışken, ‘ithalat’ kıskançlıktan çatlamışken... (?)
‘Cari açık’, beklentilerin altında kalmışken... (?)
‘Enflasyon’ hedefleri tutturulmuşken... (?)
‘Borsa’ tırmanışa geçmişken... (?)
‘Faizler’ dibe vurmuşken... (?)
‘Dolar’ nalları dikmişken... (?)
‘Gelir dağılımındaki uçurum’ hızla kapanmaya başlamışken... (?)
‘Milyar dolarcık’ sahiplerinin sayısı 26’ya ulaşmış, ‘günde 1 dolar ile yaşaman’ garibanların sayısı ‘12 milyoncuğa’ indirilmişken....  (?)
‘Yolsuzlukların’ üzerine gidilmişken... (?)
‘Yoksulluğa’ çare bulunmuşken...  (?)
80 yıldır hüküm süren ‘karanlık’ dönem sona erip, tam da ülkenin önünde ‘yeni bir çağ’ açılması yönünde işaretler belirmişken... (?)
Ülke ne güzel “take off” olup havalanmışken... (?)
Yıktın perdeyi bir anda eyledin viran.
Yakıştı mı sana baş örtüsü?

* * *


Çok sayın Tayyip Erdoğan!..
‘Stratejik ortaklık’ adı altında, ‘kapalı kapılar’ arkasında Amerika’ya Türk devletinin geleceğini ‘ipotek altına’ sokacak yeni yeni taahhütler ver.
‘Üyelik süreci’ adı altında, ‘milli egemenliği’ Avrupa Birliği’ne devreden, ‘denetim’ ve ‘hükümranlık’ haklarını ortadan kaldıran kriterleri yerine getir.
‘Çözüm’ adı altında, ‘Birleşmiş Milletler’ kanalı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ‘Rum Kesimi’ne teslim etmek için süreci bir an önce hızlandır.
‘Diyalog’ sürecine katkı için, ‘Ermeni soykırım tasarısını’ Meclis’e indir, ‘Ermenistan’ ile sınırları aç, ‘Azerbaycan’ ile münasebetleri sona erdir.
Fener Papazı’nın ‘ekümeniklik’ sıfatını tanı, ‘Vakıflar Yasası’nı Meclis’ten geçir, ‘Ruhban Okulunun’ açılışını sağla.
Irak’ın kuzeyinde ‘Büyük İsrail’ imparatorluğunun bir parçası olmak üzere kurulan ‘kukla oluşumu’ tanı.
‘Bölücü’ hainlerin, şerefli Türk bayraklarını yerlere atıp çiğnemelerine ‘seyirci’ kal.
Sana biçilen ‘tarihi’ bir misyon var.
Ne işin var baş örtüsü ile?

* * *


Çok sayın Tayyip Erdoğan!..
‘Kefeni’ (?) falan bırak da yeniden ‘papaz kıyafetini’ (?) giymeye bak.
Baş örtüsü ile ilgili Anayasa teklifini Çankaya’daki kardeşine veto ettirdin mi... (?)
Hele hele bir de Emine Hanım’ın başındaki örtüyü açtırdın mı... (?)
İşte o zaman gör sen işbirlikçi ‘liboş’ devşirmeleri.
Bir anda ‘mızıkçılık’ yapmayı bırakıp yeniden ihanet ocağına ‘odun taşımaya’ devam edecekler.
- “Affet bizi ya pir, minnacık beyinlerimizle seni anlayamamışız” diye yeniden kapında diz çökecekler.
- “En büyük sensin” diye kuyruk sallayacaklar.
- “İşte İkinci Atatürk” diye gerdan kıracaklar.
Ondan sonra artık oğullarına ‘yeni gemicikler’ mi aldırırsın, dostlarına, yandaşlarına ‘devleti’ mi yağmalatırsın, ne istersen yapabilirsin.
Göreceksin, hiçbiri çıtlarını çıkarmayacaklar.
Hatta ve hatta, bu ‘liboş demokrat’ geçinen bu din düşmanlarını topyekun üst üste koyup, yedi sülaleleri ile birlikte bir eşeğe tekmeletsen, “Tekme kaçınılmazdı” deyip mutlu olmaya çalışacaklar.
Yeter ki, ‘din’ için bir şey yapmaya kalkışma.
Yeter ki, ‘baş örtüsüne’ dokunma.

* * *


Çok sayın Tayyip Erdoğan!..
Türkleri ‘kılıç zoru’ (?) ile Müslüman yapan, Birinci Dünya Savaşı’nda arkadan vuran pis Arapların (?) bir geleneği olan bir ‘bez’ parçası (?), ‘çağdaş’ uygarlık (?) yolunda hızla ilerleyen Türk halkının ‘öncelikli’ (?) meselesi mi? 
Nereden çıktı “Gelin çözelim” diyen şu faşist (?) partinin arkasından sürüklenip gitmek?
Neyine gerek senin baş örtüsü?
Yolunu bulmana baksana?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş