Nereye gidiyoruz diye sordum, "Çarli" dedi!

Nereye gidiyoruz diye sordum, "Çarli" dedi!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Marmaris’te kaldığı otele 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyen 1’i firari 37 darbeci askerin aralarında bulunduğu 47 sanığın yargılanmasına Muğla 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı otele 15 Temmuz darbe girişimi gecesi saldırı düzenleyenler arasında bulunan darbeci Albay Murat Dağlı, o gece eve gideceği sırada komutanının arayarak emir verdiğini söyledi. Dağlı, komutanına nereye gideceğiz sorusunu yönelttiğinde "Çarli" cevabını aldığını belirtti. Dağlı, 'Çiğli'nin yerine kod adı olarak Çarli'nin kullanıldığını sonradan öğrendiğini ifade etti. İşte Dağlı'nın savunmasından öne çıkanlar: 

"ÇARLİ" DEDİ

"Ankara Güvercinlik’teki Kara Havacılık Okulu Komutanı Tuğgeneral Ünsal Coşkun’un talimatı üzerine saat 22.00 gibi havalanan 4 helikopterle Çiğli’ye gittiklerini belirtip, Cuma günü yapılacak tüm uçuşların planlamasını bir gün önceden yapardık. Ancak, cuma günü akşamı yapılan uçuşlar bu planda yoktu. Bazı askerler benim kendilerini göreve çağırdığımı iddia etmişler. Alay komutanı askerleri göreve çağırmaz. Talimat verir, emrindeki subaylar görev çağrısı yapar. Eve gidecekken akşam saatlerinde komutan yeni görev emri geldiğini belirterek eve gitmememi istedi. Odama geçtim. Sonra nereye gideceğimizi sorduğumuzda komutan 'Çarli' dedi. Çarli’nin ne olduğunu sordum, söylemedi. Sonradan Çiğli’nin kod adının Çarli olduğunu öğrendim. Saat 23.30’da belirsizlikler çoğalmaya başladı. Bir komutan aradı, 'Sizin orada ne işiniz var' diye sorunca, şaşırdım. 

GENELKURMAY BAŞKANI'NIN TALİMATI İLE ORDASINIZ DEDİLER

Albay Dağlı, "Saat 23.00’te orgeneral ve ordu komutanı beni arayıp, 'Gözlerinizden öpüyorum evladım' diyor. Devletin bu kadar seçkin bir orgenaralinin talimatını uyguluyorsunuz, emir komuta zinciri devam ediyor. Ardından Ege Ordusu Komutanı’ndan aldığımız emrin geçerli olmadığı belirtildi, Onu bir daha aramamamız söylendi, 'Siz Genelkurmay’a bağlısınız' denildi. Talimatlar arasında çelişkiler vardı, ancak yanımdaki üst düzey komutanlar olduğu için onları aşarak başka yerleri arayamadım. Zaten doğru da olmazdı. Biz Çiğli’deyken kimse bize yardım etmedi, harekat komutanları arayıp gelişmelerden bilgi vermedi. Telefonlarımız açıktı. Kendi personelime de telefonları kapatması talimatı vermedim.

GEZİ OLAYLARI GİBİ BİR ŞEY DÜŞÜNDÜK

Olayları öğrenmeye başladığımızda Gezi olayları gibi bir şeyler başladığını düşündük. Üç sicil amirim de bu ortamda, 'Göreve devam edin' talimatı verdi. Tekrar sorduğumuzda 'Kardeşim, Genelkurmay Başkanı’nın talimatı ile oradasınız' dediler. Hayatın olağan akışına göre verilen talimatı uygulamak durumundaydık. Beklemeye devam ediyorduk. Sonra Gökhan Paşa, 'Bu koordinatlara gideceksiniz' dedi. 3 Sikorsky helikoptere bindik. 2 pilot, 'Uçmak istemiyoruz' diyerek gruptan ayrıldı. Cumhurbaşkanı’nın İstanbul’a indiğini ve açıklama yapacağını öğrendiğimizde çok rahatladım. 3 helikopterle, Cumhurbaşkanı’na suikaste gidildiğini biliyorsunuz, sonra İstanbul’da açıklama yapacağını öğreniyorsunuz ve göreve devam ediyorsunuz. Bu sizce normal mi? Yani uçmaya veya göreve devam ediyorsunuz. Bugüne kadar kanunsuz hiç emir almadım.

TELSİZLERDEN DUYUNCA VAZGEÇTİK

Bir süre sonra ikmal için Dalaman’a gitmeyi düşündük. Ancak Dalaman’daki görevlilerin bizden önce giden Sikorsky’i çevirdiklerini, alanın kırmızı alarma geçtiğini, personelin helikopterden inmesini ve gelen görevlilerin talimatlarına uymasını söylediklerini telsizden duyunca vazgeçtik. lmsık Meydanı’na iniş yaptık. Sikorsky pilotu Albay Ali Aktürk beni arayarak Dalaman’dan yakıt ikmali yapıp tekrar Marmaris’e döndüklerini, çatışma çıktığını, bir personelin yaralı olduğunu söyleyerek ne yapacağını sordu. Gökhan Paşa, lmsık’a gelmesini istedi. Ben de pilota bu şekilde talimat verdim. 

YAKIT İKMALİ YAPIP MARMARİS’E DÖNSEYDİK KESİN DÜŞERDİK

Bir süre sonra Sikorsky intikal etti. Gökhan Paşa, yaralının durumuna baktı. Çiğli’ye gitmeye karar verdi. Bu sırada Yarbay Fethi Şahbaz yani lmsık Meydan Komutanı bize Milas Meydan Komutanı’nın kendisini aradığını, radarlarında bizi kontrol ettiğini, kalktığımız anda F-16’ların bizi vuracağını söyleyerek havalanmamızı istedi. Bunu hem bizzat Gökhan Paşa hem de telefonla Ünsal Paşa’ya bildirdim. Gökhan Paşa bir süre sonra yanıma gelerek bir tehlike olmadığını söyledi. Aynı şekilde Ünsal Paşa da telefonla bana dönerek tehlike olmadığını belirtti. Bunun üzerine Çiğli’ye intikal etmek üzere havalandık. Yaralının durumu da ağırdı. Sonra Çiğli’ye geldik. Bu olayda bize dört helikopterle 'Hareket edin' denildi. Suikaste gittiğimizi sonradan öğrendik. Samimiyetimle itiraf edeyim ki yakıt ikmali yapıp Marmaris’e dönseydik kesin düşerdik. Çünkü böyle suikast yapılmazdı. Suikaste gidileceğini bilseydik, kapı zırhı ve taban zırhı taktırırdık, bir kurşun yesek düşerdik. Tamamen tesadüfi ve iyi niyetli olarak verilen görevi yaptık."

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş