'Neye' güvendin de erken seçim dedin?

İsrafil K.KUMBASAR

7 Haziran ve 1 Kasım tarihleri arasında yaşanan sürecin 'kodlarını' iyice analiz etmeden bugün olup bitenleri anlamak asla mümkün değildir.

Aralık ayının ortasına geldik ve karşı karşıya kaldıkları her 'canbaza bak' oyununun sonrasında 'istikrar' diye figan edenlerin şu karşı karşıya kaldıkları manzarayı nasıl yorumladıkları gerçekten merak konusu.

Bir ülke düşünün ki, egemen olduğu toprakların 'neredeyse yarısında' memurlarını büyük bir çaresizlik içerisinde bırakmış.

'Öğretmeni', 'doktoru', 'mühendisi', 'ormancısı', 'hademesi' can korkusu içinde. Güvenlik mensuplarını saymıyoruz bile.

Onlar her gün 'yaptıkları işin fıtratı gereği' olarak birer birer toprağa düşüyor.

'Havuz' kaynaklarından beslenen mâlum medya yine 'şehit haberlerini' yok sayıyor, Doğu ve Güneydoğu'da sanki her şey sütlimanmış gibi davranıyor.

Nasıl olsa toprağa düşen her asker, her polis 'mesleklerinin gerektirdiği' bir sonu hak ediyor ya (!) üzerinde durmaya değmez.

Varsın ülkenin bir bölümünde olan biten ile diğer bölümlerindeki gündem farklı olsun. 

Yüzde 50'nin bir bölümü gözünü 'emekli maaşlarına' yapılacak üç-beş kuruşa dikmiş ya, olan biten için teşhisi koymak çok kolay:

- "Küresel sermaye."

- "Yahudi parmağı."

- "İngiliz oyunu."

 

+   +   +

 

Su akar 'yolunu' bulur; hatta su testisi 'su yolunda' kırılır, yeter ki yılan bize dokunmasın.

Bakın güvenlik güçlerimiz orada burada 'yerli yapım silahlar' ile bölücü teröristleri nasıl da darmaduman ediyor.

Sahiden öyle mi?

Darmaduman olan 'bölücü terör örgütünün' çıyanları mıdır, yoksa 'bir devletin onuru' ağır yaralarla kan kaybına mı maruz kalmaktadır?

Onca tavizlere, onca yaltaklıklara, yalakalıklara, kayırmalara, kollamalara rağmen 'dünden' farkı var mıdır bugün yaşadıklarımızın?

Hani 'T.C. devleti zulmettiği için' bu melanet şebekeleri silahı alıp dağa çıkıyordu?

Hani istedikleri 'masumane' şeylerdi.

'Anadillerini' konuşmak, 'adlarını' kullanmak, halay çekip, kırlarda koşmaktan ibaretti bütün beklentileri.

Cumhuriyet tarihi boyunca 'temel haklar' kendilerinden esirgendiği için dağa bayıra çıkıyordu değil mi bunlar?

Hani sizin her fırsatta dillendirdiğiniz o söyleminiz var ya, onu emanet alarak soralım: 

- "Ne istediler de vermediniz, niye kudurdu bu emperyalizmin köpekleri yine?"

Bu soruya makul bir cevap verilmezse, insanın aklına ister istemez '7 Haziran sonrası' depreşen karanlık terörün kaynağına ilişkin kuşkular gelip yerleşecek.

 

+   +   +

 

Acaba İmralı'daki bebek katili ile aranızda 'nasıl bir anlaşma' var ki ortalık kan gölüne dönerken kimse ağzını açıp onunla ilgili tek bir laf dahi edemiyor?

Acaba düne kadar "derin devletin adamı" diye ferman buyurduğunuz bu şahıs, şimdi 'kimin adamıdır' ki esrarengiz bir şekilde korunmaktadır?

O korunuyor ve 'arkasında olduğu söylenen' milyonlar, kanlı oyun karşısında kıllarını kıpırdatmıyorsa, 'diğer aktörler' neye çomak soktu?

İş 'tam kıvamına' geldi de bilmediğimiz ve de asla bilemeyeceğimiz 'başka bir güç' devreye mi girdi?

Türkiye'de 'kaynaklarının bir bölümünün' el değiştirmesinden başka hiçbir değişim ve gelişim yaşamamıştır son 14 yıl içerisinde.

Sadece 'para' kısmen el değiştirmiş ve 'mânâ için yola çıktıklarını' öne süren bir güruh, bugün 'küresel pazarda at koşturacak' bir servete kavuşmuştur; hepsi bu.

'Milli gelir' dağılımındaki adaletsizlik, 'bölücü terör', 'dış sorunlar' bırakınız düzelmeyi eskisinden daha kötü duruma gelmiştir.

Kabul edin ya da etmeyin; Türkiye'nin 'kan kaybı' bütün hızıyla devam etmektedir. Elbette 'muktedirlerin' bunu kabul etmeleri asla düşünülemez.

Ancak işin bir de 'muhalefet' boyutu var.

Asıl hazin olan onların durumu.

 

+   +   +

 

7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından sanki 'yüzde 50' oy alıp 'tek başına' iktidara gelecekmiş gibi "Hodri meydan" çekenlerin bugün yaşananlardaki vebali az değildir.

Şimdi boşu boşuna sözüm ona 'milli bir duruşmuş' gibi, cılız bir sesle "Doğu ve Güneydoğu'daki memurların sahipsiz bırakıldığını" fısıldamak  neye yarar?..

Eğer ciddi bir şey söylenecekse, 'neyine güvenip' de seçim sonuçlarının açıklandığı ilk gece "Haydi sandığa" çağrısı yaptın?

Söyle de biz de bilelim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş