Niçin gazete okumalıyız?.. (2)

A+A-
Ahmet SEVGİ

Geçen haftaki yazımızda kısaca okumanın önemine işaret ederek ilk Türkçe gazetelerden söz açmıştık. Konuya kaldığımız yerden devam ediyoruz...
Ali Suavî’nin o yıllarda  “gazete”  ile ilgili söylediği şu sözler günümüz için de geçerli değil midir?   “Bir devlet ve milletin ihyâsı gazetelerle olur. Çünkü herkes başkasına zarar vermeyecek re’yini ve mâlûmâtını gazeteye yazıp bastıracağından, ulemânın mâlûmâtı ve bazı zevâtın yeniden muhteriâtı herkese bildirilir. Ve muhtaç ve mazlumların halleri ilân olunup herkesin gayret ve iânesi celp olunur. İşte bu sebepten, gazetesi çok olan memleketlerde bir şey mektûm tutulmaz.”  (Bkz. Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi, Hazırlayanlar: Mehmet Kaplan, İnci Enginün, Birol Emil, İst. Ünv. Edebiyat Fak. Yayınları, İstanbul, 1978, C. 2, s.579)
Bana kalırsa bugün gazeteler  “haber” den ziyade  “fikir”  için okunmaktadır. İletişim alanındaki hızlı gelişmelerin tabii bir sonucu olarak artık haberler saat başı görüntüleriyle birlikte televizyon ekranlarına yansıyor. Bizim akşam haberlerinde izlediklerimizi gazeteler ancak sabahleyin okuyucularına ulaştırabiliyorlar. Dolayısıyla, gazetelerdeki köşe yazıları daha büyük önem arz etmeye başlamıştır. Bence gazeteler magazin kültürüyle okuyucunun zihnini tembelliğe alıştırmak yerine edebî ve kültürel yazılara ağırlık vererek fikrî hayatın gelişmesine katkıda bulunurlarsa toplum için önemli bir görev ifâ etmiş olacaklardır.
Bilindiği üzere demokratik toplumlarda güç; yasama, yürütme ve yargının elindedir. Bazıları buna, sahip olduğu nüfuz nedeniyle dördüncü kuvvet olarak basını da ilâve ederler ki bir noktada doğrudur. Halkın desteğini arkasına alarak doğruların ortaya çıkması için mücadele veren bir gazetenin aşamayacağı engel yoktur. Yeter ki The New York Times gazetesinin duvarında yer alan:  “Korku ve iltimas yok, sadece hakikat var.”  (No fear, no favor; but truth.) prensibine sıkı sıkıya bağlı kalabilsin.
Bu arada şunu da hemen belirtelim ki gazetenin bu gücü, hiçbir zaman sorumluluğunu unutturmamalıdır. Basın sorumluluğunu bilmezse, basının gücü giderek gücün basını haline gelir ki bu, ülke için sonun başlangıcı demektir.
Kısacası; gazete dünyaya tutulan bir aynadır. Bu sebeple okuyucu; çevrede, ülkede ve dünyada cereyan eden hadiselerle birlikte fikrî, edebî ve kültürel gelişmeleri de gazetesinde görmek ister. Gazete, sıralanan bu unsurları sayfalarına taşıyabildiği ölçüde okunur. Esasen okunmayan gazete yoktur; insanların güvenini kazanamayan yahut onların okuma ihtiyaçlarına cevap veremeyen gazete vardır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları