Nihad Sami Banarlı...

Ahmet SEVGİ
Hayatta hep talihsizliklerle karşılaşacak değiliz ya! Bazen mutluluk verici tesadüfler de çıkar karşımıza... Dün (12 Ağustos)  “google”da arama yaparken  “Türkçenin Sırları”  (Nihad Sami Banarlı) ve  “Türkçenin Karanlık Günleri” (Necmeddin Hacıeminoğlu) adlı eserlerle bendenizin  “Türkçenin Acı Günleri” kitabının bir arada zikredildiğini görünce çok sevindim. Adımın bu değerli hocalarla birlikte anılması benim için ne büyük saadet!.. Derken, düşündüm ki -ister tesadüf deyin ister tevafuk- 13 Ağustos (yani bugün) Nihad Sami Banarlı’nın vefat yıldönümü. Hocamızın bizden hayır dua beklediğinin bundan daha açık işareti olabilir mi?..
“Nihad Sami Banarlı”  deyince benim ilk aklıma gelen onun “Resimli Türk Edebiyatı Tarihi” ve “Türkçenin Sırları” (İst. 1972) adlı eserleri oluyor. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi lise yıllarımdan beri elimin altında olan bir kitap... İlk fasikülü 1971’de çıkan Resimli Türk Edebiyatı Tarihi, 1979’da 16. fasikülün yayımlanmasıyla tamamlanmış oldu. Daha sonraları ofset baskı yapılarak Millî Eğitim Yayınevleri tarafından ucuz fiyatlara okuyucuya ulaştırılan bu kitap, o yıllarda her edebiyatçının hatta her Türk aydınının kitaplığında muhakkak bulunurdu. Maalesef Millî Eğitim Yayınevlerinin kapanmasıyla birlikte Resimli Türk Edebiyatı Tarihi’nin basım ve dağıtımı ortadan kalkarak yeni nesil böyle millî bir pınardan mahrum kalmış oldu.
“Ortada birçok yeni edebiyat tarihi var. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi’nin piyasadan kalkması bir eksiklik sayılmaz”  diyenlere hep şu cevabı vermişimdir:  “Nihad Sami Banarlı’nın Resimli Türk Edebiyatı Tarihi’nde millî bir ruh var. Diğer edebiyat tarihlerinde bu millî ruhu göremediğim için onlar benim nazarımda bir bilgi yığını, bir iskelet olmaktan öteye geçmez!..”
Bu arada bir kitapçıdan dinlediğim Resimli Türk Edebiyatı Tarihi ile ilgili şu rivayeti de nakletmek istiyorum. Kitapçının ifadesine göre bugüne kadar Resimli Türk Edebiyatı Tarihi’nin yayın hakkını satın almak için birçok yayınevi Millî Eğitim Bakanlığı’na müracaatta bulunmuş. Ancak, Nihad Sami Banarlı eserini MEB’e satmadığı yani hibe ettiği için bakanlık özel yayınevlerine Resimli Türk Edebiyatı Tarihi’nin yayın hakkını satamıyormuş. Bakanlık yayın işlerinden çekildiği için de Resimli Türk Edebiyatı Tarihi ortada kalmış... Demek ki yazarların hasbî davranması diğer bir ifade ile eserini satmayıp hibe etmesi bazen böyle problemler doğurabiliyor.
“Türkçenin Sırları”na gelince... İlk baskısı 1972 yılında yapılan bu eser, günümüzde Türkçe sevdalılarının başucu kitabıdır. Üniversitelerde okutulan  “Türk Dili”  derslerinde en çok tavsiye edilen iki kitaptan biri Nihad Sami Banarlı’nın  “Türkçenin Sırları” , diğeri de Mehmet Kaplan’ın  “Kültür ve Dil”  adlı eseridir. Yazarın ifadesiyle:  “Bu kitap (Türkçenin Sırları) Türk dili üzerinde yıllar yılı yapılan araştırmaların; duyulan heyecanların ve samimi bir Türkçe sevgisinin yazı haline konulmasıyla meydana geldi. (...) Muharriri, Türk dilinin nice güzelliklerini, üstünlüklerini, inceliklerini, âhengini, ne kadar asîl ve büyük bir milletin dili oluşundaki göğüs kabartıcı yücelikleri -elinden geldiği kadar- bu kitabın sayfalarında toplamaya çalışmıştır.”
Gerçekten de “Türkçenin Sırları”nı okuyanlar ilk bakışta görülemeyen Türkçe kelimelerdeki musikiyi, mânâ derinliğini ve ifade gücünü açıkça göreceklerdir.
Aslında Nihad Sami Bey’in birbirinden güzel daha birçok eseri var ki özellikle gençlerin tekrar tekrar okuması gerekir. İşte o eserlerden hatırlayabildiğim birkaçı:
“Şiir ve Edebiyat Sohbetleri, İst. 1982, 2 cilt.// Yahya Kemal Yaşarken, İst. 1983//Bir Dağdan Bir Dağa, İst. 1984.//Kitaplar ve Portreler, İst. 1985.//Devlet ve Devlet Terbiyesi, İst. 1985.//İman ve Yaşama Üslûbu, İst. 1986.”
Takdir edersiniz ki bu sınırlı sütunda Nihad Sami Banarlı’yı bütün cepheleriyle anlatmamız mümkün değil. “Gönül ne kahve ister ne kahvehane//Gönül sohbet ister çay kahve bahane”  hesabı, gönlümüz Türkçenin gazilerinden Nihad Sami  Banarlı’nın rahmetle anılmasını ister. Gerisi bahane...  
Vefatının 36. yıl dönümünde Nihad Sami Banırlı’yı rahmetle anıyoruz. Makamı cennet olsun..
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş