Nisan ayında kim kazandı, kim kaybetti?

Esfender KORKMAZ

Türkiye’nin krizi de istikrarsız... Ekonomik kriz zaten istikrarsızlığı gösterir. Ancak Türkiye, istikrarsızlık içinde istikrarsızlık yaşıyor.
Bu gerçeği, finansal yatırım araçlarının reel gelirindeki spekülatif hareketlerden okuyabiliyoruz. Zira yatırım araçlarının reel getirisi her ay ve hatta her hafta çok farklı olabiliyor.
Örneğin; TÜİK’in açıklamasına göre, Nisan ayında mevduat faizinin bir aylık reel getirisi yüzde bire yakın (yüzde 0.93 oldu)... Oysa ki bir ay önce Mart ayında eksi 0.11 olmuştu.
Nisan ayında en yüksek spekülasyon, her yerde ve her zaman olduğu gibi yine Borsa’da yaşandı. Borsa’nın Mart ayında reel getirisi eksi idi. (-4.67). Oysa ki Nisan ayında reel getirisi yüzde 18.18 oldu. Yani bir ayda Borsa’nın reel getirisi 22.85 puan arttı.
Bir diğer istikrarsızlık göstergesi, yatırım araçlarının reel getirileri arasındaki farkın yüksek olmasıdır.
Örneğin Nisan ayında, Altın zarar getirdi. Altında bir aylık reel kayıp yüzde 9.52 oldu. Buna karşılık aynı ay Borsa’daki reel gelir yüzde 18.18 oldu. Bu demektir ki Borsa endeksi ile altın fiyatları arasında bir ayda 27.7 puan fark oluştu. Bir ay önce altın alıp, borsaya yatıranlar enflasyondan sonra reel olarak yüzde 27.7 reel getiri sağladılar. Bir ayda bu kadar yüksek gelir ancak kumardan kazanılır... Veya kaybedilir.


Yatırım araçlarının reel
getirisi (TÜFE’ye göre)
                              Reel getirisi (Yüzde)

                   
                       NİSAN AYI     SON BİR YIL
Mevduat Faizi        0.93                     8.73
Borsa                  18.18                  -36.40
Dolar                   -6.12                   16.37
Euro                    -5.02                    -2.48
Altın (Külçe)            -9.52                    13.54    


Türkiye’de Borsa’nın artması, doların düşmesi krizden çıkış olarak değerlendiriliyor. Oysaki 2002 ile 2007 arasında yaşadığımız aynı olaylar Türkiye’nin kendi krizini yarattı.
Aslında, tüm dünyada sermaye piyasası, kumar masası haline geldi. Bunun baş sorumlusu, reel sektöre dayanmayan yanlış küreselleşmedir.
Sorunun çözümü, küreselleşmeyi yeniden tarif etmek ve piyasayı başıbozuk olmaktan kurtarmak yani küresel çapta düzen getirmektir.
Nisan ayında döviz ise zarar getirdi. Aslında dövizi bir tasarruf aracı olarak kullanmak doğru değildir. Ancak Türkiye’de risk yüksek ve güven düşük olduğu için, Dolarizasyon yüksektir.
Nisan’da elinde dolar tutanların  yüzde 6.12 reel kayıpları oldu. Oysa ki aynı dolar Mart ayında yüzde 1.78 kazandırmıştı. Doların Mart’tan Mart’a son bir yılda ise yüzde 16.37 reel getirisi oldu.
Euro ise hem aylık, hem de yıllık bazda kayıp getirdi. Bunun  nedeni son bir yılda doların Euro karşısında değer kazanmasıdır.
30 Nisan 2008’de bir Euro 1.5560 dolar iken, 30 Nisan 2009’da bir Euro 1.3323 dolara geriledi.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş