Nurettin Topçu ve hasbîlik...

A+A-
Ahmet SEVGİ

Aslında bugün  “iyi niyet” e dair bir yazı yazacaktım. Ancak, son anda Nurettin Topçu’nun (1909-10 Temmuz 1975) doğumunun 100. yılı olduğunu fark ettim. Bu yüzden, belki ruhuna bir  “fâtiha”  okunmasına vesile olur düşüncesiyle bu idealist insandan söz açmak istiyorum...
Nurettin Topçu’yu lise yıllarımda, o zaman ders kitabı olarak okutulan Felsefe, Mantık ve Sosyoloji kitaplarından tanıdım. Daha sonraları öğretmenlerimizin de tavsiyesiyle bütün kitaplarını alıp okudum. Ne yalan söyleyeyim yazdıklarından pek bir şey anlayamıyordum. Fakat yıllar sonra o kitapları tekrar ele alıp altını çizdiğim satırları gözden geçirdiğimde somut bilgiler öğrenememiş olsam bile, bazı dînî ve ahlâkî şuuru oralardan kazanmış olduğumu gördüm.
Nurettin Topçu denildi mi benim aklıma  “bir işi karşılık beklemeden, Allah rızası için yapma”  demek olan hasbîlik geliyor. Onun bu yönünü Emin Işık hocanın şu sözleri ne kadar güzel anlatıyor değil mi?
 “Nurettin Topçu İstanbul Erkek Lisesi’nin öğretmeniydi. İmam-Hatip Okulu’na da fazladan derse geliyordu. Fazladan geldiği dersler için ücret alması gerekiyordu. Maaş memuru ücret bordrolarını hazırlamış ve Nurettin Bey’e ücretlerin hazır olduğunu hatırlatmıştı. Fakat Nurettin Bey oralı olmamıştı. Maaş memuru durumu okul müdürüne bildirmiş. O zaman İstanbul İmam-Hatip Okulu Müdürü olan rahmetli Mahir İz Bey de hocayı çağırıp niçin bordroları imzalamadığını sormuş. Hoca ” Burası din mektebi, ben buraya ibadet için geliyorum, ibadetten para alınır mı? “ demiş. Müdür ” Ne yapıyorsun Nurettin Bey, sen devletten zengin misin? İhtiyacın yoksa sen alma, okulda bu kadar fakir talebe var. Sen bordroyu imzala, ben o parayı alır, fakir çocuklara dağıtırım “ demiş. Hoca da ” Ben o imzayı attıktan sonra parayı kabul etmiş olurum. O zaman almışım veya dağıtmışım fark etmez “ deyince Mahir Bey ” Pes doğrusu “ demiş ve bu hareketin sebebini sormuş. Hoca da ” Din görevi hasbî olmalıdır. Buradan yetişenler din adamı olacaklar. Ben hasbî olmalıyım ki onlar da hasbî olsunlar “ demiş.”
Nurettin Topçu 20’nin üzerinde eser yazmıştır. Bunlardan benim okuduğum ve halen kitaplığımda bulunanlar şunlardır:
 “Türkiye’nin Maarif Davası-Yarınki Türkiye-Devlet ve Demokrasi-Kültür ve Medeniyet-Ahlâk Nizamı-Milliyetçiliğimizin Esasları-İslâm ve İnsan...”
Okuduğum bu eserlerden belli ki beni en çok etkileyen “İslâm ve İnsan” (Hareket Yayınları, İst. 1969) olmuş. İşte o kitaptan altını çizdiğim birkaç satır:
 “İslâm ideali, insan idealidir.” ,  “İslâm’ı yirminci asırda yükseltecek olanlar, bu mukaddes dâvânın her şeyden önce insan dâvâsı olduğunu bilmelidirler.” ,  “İslâm ahlâkı; hürmet, merhamet ve hizmetten ibarettir.” ,  “Âdil insan, merhametli ve mesûl insandır.”,  “Sâde nüfus cüzdanı ile Müslüman olmak ve yalnız camide kulluk yapmak (ibadet), bu ne Allah’ı tanımaktır ne de gerçekten Müslüman olmaya yeterlidir.” ,  “Asıl ibadet Kutsal Kitabın ruhu ve mânâsı üzerinde durmaktır.” ,  “Dînî kibir, kibirlerin en tehlikeli olanıdır.” ,  “Dinin ruhu olan düşünceyi çıkarırsanız hareket ve ibadetlerin hepsi mânâsını kaybeder.”
Görülüyor ki Nurettin Topçu; samimi, dürüst, şekilden ziyade ruha değer veren mistik bir fikir adamıdır. Dolayısıyla, eserlerinin muhakkak okunması gerektiğini düşünüyorum. Allah rahmet eylesin...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları