'O bizim kralımız!'

Mevlüt Uluğtekin YILMAZ

Değerli dostum Namık Kemal Zeybek, yıllar önce -yanılmıyorsam İsveç’te geçen- bir anısını paylaşmıştı... Sayın Zeybek, Kültür Bakanı iken İsveç’e gider. İsveç Kültür Bakanı ile Başkent Stockholm’da dolaşırlarken kent meydanında olağanüstü derecede şişman bir insan heykeli görür. İsveçli Bakan’a “Bu kim?” diye sorar. İsveçli Bakan “O bizim kralımız. Ama girdiği her savaşta yenildi. Tek özelliği bolca yemek yemesidir” der. Bu söz üzerine Sayın Zeybek “O halde ne diye heykelini diktiniz?” deyince, İsveçli Bakan sesine ciddiyet tonu yükleyerek “Ama o bizim kralımız!” deyiver.
Yabancılar; sürekli yenilmiş; çokça tıkınmaktan başka bir özelliği olmayan kralına laf söyletmezken, bizdeki; cehaletten beslenen siyasetçiler, din tüccarları ve ‘Türk’ sözünden rahatsız olanlar; iflah olmaz Atatürk düşmanıdır... Karlofça’yla başlayan geri çekilmeyi Dumlupınar’da durduran; 1596 Haçova Meydan Savaşı’ndan beri ‘Meydan Savaşı kazanamamış’ bir millete Dumlupınar Meydan Savaşı Zaferi’ni armağan eden; üstelik çağdaş bir devlet kuran; dünyanın en saygın insanına, olmadık hakaretlerde bulunuyoruz! Onu resmî sitelerden sildiğimiz oluyor... Adını okullardan kaldırıyoruz... Bölücüler ‘rahatsız olmasın’ diye büstlerini saklıyoruz... Ve daha neler neler! Ama Milletvekilimiz sevgili Tolga Çandar’ın 10 Kasım’da bana gönderdiği şu ileti, o densizleri çok güzel anlatıyor. Şöyle diyor Sayın Çandar: “Anadolu Türküne ‘ölüm, kölelikten daha iyidir’ anlayışını öğretti. Bugün O’nun anısından dahi korkmakta haklılar. Işıklar içinde yat sevgili Atam!”
Sevgili okuyucularım yeridir; sizlere “Seninle Yaşamak” başlıklı şiirimi sunuyorum
Gâzi Paşam!
Kelepçeler sıkarken beynimizi
Hep seni aradık yüzyıllar boyu
Sebil olan kanımız hürmetine
Kabul etti ulu Tanrı dileğimizi
Anafartalar’da serinlettin ilk kez,
Balkan acısıyla kavrulmuş
yüreğimizi!
Sen vardın ya...
Bize de gülmeye başladı talih
Artık cemre düşmüştü
Türk’ün buz kesen iklimine
Gayrı yazılamazdı sensiz,
Türk’e tarih!
Ve birden,
Ağmışken üstümüze
Mondros’un zifir karası
bulutları
Sevr’i yazgı bilirken çürümüş soylular
Ölü sayarken
“Tek dişi kalmış canavarlar” bizi
Dirilttin hepimizi!
Bugün,
Başköşedeysen gönül
sarayımızda
Dalıyorsak mavi gözlerinin
derinliğine
Soluyorsak seni her an
İnan, az bile!
Seni sevmek Gâzi Paşam;
Kutlu bir koşu tutturmak akıl yolunda,
Türklükle coşmak
Ak ufuklarla buluşmak demek!
Cihan bilir, nasıl kavuştuk;
Sinmiş kulluktan, hür millete
Ve Türk adlı devlete!
Hiç kuşkun olmasın
Namus bildik emanetini
Tanık olsun tüm canlar
Yer tanık olsun!
Gök tanık olsun!
Ufkumuzda ilkelerin
Sonsuzlukta yaşayacak
Cumhuriyetin!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş