O gün... Bugün

Altemur KILIÇ

27 Mayıs 1960-27 Mayıs 2010; 50 yıl önce ve bugün... Sonra da, yarın!  
Dün, 27 Mayıs “Darbesinin” 50. Yıl dönümü idi... Bu yazımı dün yazmıştım, “güncel” gündemden ötürü, bugün yayınlanıyor!
Bu “darbe” aslında, Cumhuriyet döneminin bir “cunta” tarafından, ordunun “emir-komuta zinciri” dışında yapılmış, ilk ve -inşallah- son darbesi idi. “O gün”, o “darbe”, Cumhuriyet tarihinin önemli bir dönüm noktasıydı. Sonraki gelişmelere ve olaylara kaynak oldu ve “bugünlerde”, bu travmadan alınacak dersler var. Olayı, doğru tespit etmek ve yorumlamak şartıyla! Özellikle; sonraki askeri müdahalelere de yol açtığı doğru olsa da, bu gerçek “cunta darbesi”, yapılış şekli, zaman ve zemini ve amaçları açısından, 12 Mart 1974 ve 12 Eylül 1982 “müdahalelerinden” çok farklıdır.

İki yüzlüler

Bu konuda, ilginç bir çelişki, kafa karışıklığı var; sözde aydınlar, liberaller ve solcular, şimdiye kadar -uzun süre- bu “darbeyi” sonraki “müdahalelerden” ayırıp “demokrasinin zaferi”, “ak devrim” diye övmüşlerdi.  “Darbeden” sonra “devriklere” -onlara göre, “düşüklere”- tutuklamalar esnasında, sonra da,  “tıkıldıkları” Yassıada’da yapılan muameleleri, suçlama ve yargılamalardaki hukuk ihlallerini, özenle görmezden gelmişlerdi... Sözde “yüksek” Adalet Divanı Başkanı Salim Başol bu “adaletin” anlamını “sizi buraya tıkanlara sorun” diye ifade etmişti. 
Şimdi de Orduya, askerlere vurmak moda ya. O aydınlar ağız değiştirmeye başladılar... Bunlardan Bayramoğlu, rahmetli Celal Bayar’a atfen diyor ki: “27 Mayıs olupbittisi başarıya ulaşmamış, ya da hiç yapılmamış olsaydı, ne ordu içinde cuntalar kurulacak ne 12 Mart, 12 Eylül müdahaleleri yapılacak, ne de demokrasi dejenere edilebilecekti...” 
Bir bakıma, doğru ama tek yanlı. Sormak gerek; 27 Mayıs “darbesi” başarıya ulaşınca neler oldu? O “Darbeden” sonra, bir tepki Anayasası olan 1961 Anayasasının - “lüksünden”- ülke şartlarına göre “bol” gelmesi yüzünden, kaynatılan “cadı” kazanından, sonraki müdahaleleri gerektiren terör olayları, DHKP-C - PKK ve de APO çıktı... Velhasıl, bir sarmal, bir kördüğümü çıktı!
Gene Bayramoğlu diyor ki: “50 yıl sonra aynı asker, aynı CHP...” Yanılıyor; elli yıl önce, CHP’nin “darbeyi” tahrik ettiği, maalesef doğru da İsmet İnönü’nün, sonra yapılanları ve olanları, bu darbenin en acı neticesi olan Menderes’in, Fatin Rüştü Zorlu’nun, Hasan Polatkan’ın, idamlarını tasvip ettiği doğru değil... Bugünkü CHP, o olaylardan çok dersler almıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri de, bu olaydan çok ders çıkarmıştır. Asıl ders almayanlar başkaları!

Bilanço
27 Mayıs Darbesinin insanlık ve ülke açısından bilançosu, çok ağır ve acıdır... Özetle; toplam 150.000 kişi mağdur oldu... Yassıada’da 412 kişi hapsedildi. Ağır şartlar altında yargılandılar... Sanıklar (veya düşükler), gülünç, “köpek, at ve bebek” davalarından yargılandılar. Gençleri kıyma makinesinden geçirdikleri gibi korkunç iddialar ortaya atıldı ve dava konusu oldu... Ve ben O “darbenin”, yakın tanıklarından, canlı kalmış mağdurlarından biriyim; 27 Mayıs 1960’da, 35 yaşımdaydım... Basın Yayın Genel Müdürü idim... Rahmetli Adnan Menderes, Devlet Su İşleri Genel Müdürü Süleyman Demirel’e ve bana,  “Benim genç Umum Müdürlerim”  derdi. Önümde, parlak bir geleceğin olduğunu sanıyor, alanımda önemli işler yapmayı, mesela, Türkiye’de televizyonu kurmayı, tasarlıyordum.
Ama “darbe” beni de vurdu. Yassıada’da ve Balmumcu kışlasında, 9 ay tutuklu kaldım... İlkokul öğrencisi kızımı, öğretmenleri sınıfta, “İşte düşük kızı” diye teşhir etmişler! 
“Yüksek Adalet Divanında”, “Radyo Davasından”  Türkiye Radyolarını “İktidara alet yapmak”, suçuyla yargılandım ve beraat ettim... Ama hayatım altüst oldu... 
Bugün, 86 yaşımda geçmişteki olayları daha yakından ve şimdi rahat TV koltuklarından, gazete köşelerinden, ahkâm kesenlerden çok daha iyi değerlendirebiliyorum.
27 Mayıs “Darbesi” ve sonraki “müdahaleler” keşke hiç olmasaydı... Bunlardan dersler alınsaydı. Ancak, ders alınırsa bu olaylar tekerrür eder mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş