O kadar seviyor idiyseler niye yıktılar?

A+A-
Afet ILGAZ

Bizimkilerin Yeni Osmanlı hayalleri, İslam coğrafyasını tarumar etti. Bir kere kimse Osmanlı’nın tebaası olmak istemiyor. İkincisi, o kadar seviyor idiyseler Haçlılar Osmanlı’yı niye yıktılar? Üçüncüsü, Osmanlı’yı ihya ederek onu yeniden yıkma zevkini mi tatmak istiyorlar?

***

Yeni Osmanlı uğruna İslam coğrafyası da, Türkiye de tarumar oldu. Gül gibi Cumhuriyetimizin bütün kurumları sözüm ona Osmanlı kurumlarına dönüştürülüyor. Harp Okulu’nun karşısına İmam Hatip açmak gibi çocukça kindarlıklar ayrı... Anayasadan Türk adını çıkarmak ayrı. Suriye’yi parçalayarak küresel egemenliğe yol verme çabaları ayrı. Amerika denilen ve çökmekte olan bir dinozorun Siyonistlerinin aklına uyarak ordumuza savaş açması, “kafese koyması” (bu tabir bir Amerikalı diplomata aittir) ayrı.
Türk adını anayasadan çıkarsanız ne olur çıkarmasanız ne olur. Ruslar “Bir Rus’u kazıdınız mı altından Tatar çıkar” diyorlar. İsveçli bir bilim adamı “İsveçlilerin Türk kökenleri” üzerine bir kitap yazıyor (Kaynak Yayınları) Ayrıca bayıldığınız Osmanlı, Oğuz Türklerinden Kayı boyuna mensup bir aşiret tarafından kurulmadı mı? Anayasa’dan çıkarsanız -ki çıkaramayacaksınız- dahi, binlerce yıllık tarihten Türk adını çıkaramazsınız.

***

Suriye’ye uygulanan akıl almaz politika, -Türk yandaş medyası hariç- bütün dünya basını tarafından anlatılmaya başlandı. Batılı gazeteler silahların Türkiye’den gittiğini, çetelerin de Libya’yı perişan eden güruh olduğunu yazıyor. Hatta bu güruhun içinden kadın militanlar ve çetelerin çocukları kullanma, oyununu açık açık anlatıyorlar. Irak’ta yapılanlar aynen Suriye’de tekrarlanırken bizimkiler hala Amerikan dinozorunun ağzını kullanıyorlar. Bağdat nasıl yağma edildiyse şimdi de Halep ve Şam müzeleri ve antik eserleri yağma ediliyor. Hiçbir ahlaki değer tanımayan yağmacılar, işte bu sözüm ona savaşçılar! Bunlara destek veriyoruz.

***

Şemdinli’de olup bitenler karartma içinde. AKP’de bile bu Şemdinli olayı vicdanları sızlatmaya başladı. MKYK’da bu konuda tartışma çıkmış. Ne olup bittiği bilinmiyor. Pazartesi günkü Selcan Taşçı’nın yazısını okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten de Emine ve Hayrünnisa Hanımlar torunlarının ellerinden tutarak şehitlerimizin ailesine başsağlığı dilemeye gitmeliler, gidebiliyorlarsa. Şehit babalarının kollarından tutan onları teselli eden gene subaylarımız.
PKK ile yıllardır en parlak mücadeleyi vermiş olan komutanlarımız ya hapisler ya emekli...  “Bu ordu size de bir gün lazım olur” başlıklı bir yazımı hatırlıyorum. İşte lazım oluyor. Avrasya seçeneğini hatırlarken bile lazım oluyor.

***

Yeni Osmanlıcılık hayalini yem olarak kullanan Batılılar, Yeni Osmanlı’yı daha kurmadan Türkiye’yi parçalama yolundalar. Daha ötesi var mı?
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi her an bütün vuruculuğu ile karşımıza çıkıyor. İşte bu yüzdendir ki ümitsizliğe kapılmıyoruz. O, eşsiz öngörüsüyle bizi bekleyen tehlikeleri tek tek saymış ve damarlarımızdaki asil kana vurgu yapmıştı. Bu kan, mavi hanedan kanı değildir. Bağımsızlığına halel getirmektense ölümü, sefaleti, yorgunluğu, açlığı, hapishaneleri göze alan bir milletin kanıdır.

Yazarın Diğer Yazıları