O kafa!..

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Türkiye’yi bu hale getiren kafa dikiliyor yine... Bu topraklarda yerli olan, ortak değerlere saldırmaya, sövmeye devam ediyor o kafa... Oysa o kafa yüzünden ne acılar yaşadı insanımız. Bir taraftan asgari müştereklerde buluşma çabaları sürerken o kafa kaşık ile toplananı kepçe ile dağıtmaya devam ediyor. Lafa gelince “çağdaşlık, insan hakları, demokrasi, özgürlük” kelimelerini ağızlarından düşürmeyen “vatansız solcular” koro halinde küfretmeyi ideolojik saplantılarıyla fikir namusundan sayıyor. Devrin “Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz” sözüne takılmışlar. Sanki solcular eline hiç silah almamış. Banka soymamış, bomba atmamış, adam kaçırmamış, evlerinde ders çalışan 6 masum öğretmeni katletmemiş, evine ekmek götürme telaşındaki beş işçiyi Ümraniye’de işkence yaparak öldürmemiş. Polise, jandarmaya kurşun yağdırmamış öyle mi? Solcular yapınca doğru diğerleri yanlış vay be!..

Bütün dünyada sosyalist rüzgârlar eserken bu topraklarda zemin bulamayışının yegane sebebi enternasyonalizm adına binlere yıllık millî ve manevi değerlerin yok sayılmasını da kabullenemedi o kafa. Nitekim ramazanın ilk günü “Binaenaleyh kötü bilirdik” diyerek İslam dininde ölenlerin ardından kötü konuşulmaması şartını hiçe saydılar yine. Yüzlerce insanın ölüm kararını veren Dev-Sol lideri Dursun Karataş onlara göre barış güvercini ya!..

“Bu sol seni unutur mu” diyenler, solun hangi değerinde düzgün yerde durdu? Kürt faşizminin yaktığı bölücü ateşe benzin dökmeyi de maharet saydı o kafa. 40 bin insanımızın katilini sevgi kelebeği haline getirip, ülkeyi böleceğini ilan edenlere barajı aşırttı o kafa...

Vatansız solun kafası öyle de at gözlüğünü çıkarmamakta kararlı nobran sağ kafa farklı mı? Al birini vur öbürüne... Lafa gelince “vatan-millet Sakarya, millî ve manevi değerlere sahip çıkma” adına bol keseden hamaset... İcraatta insanın her şeyden önce “birey” olduğunu inkâr eden dogma ile özgür düşünce önüne taş koymak. Düşünenlerin düşüncelerini hoyratça yargılayarak dışlama kolaylığı, Bilimi, insanın iradesini faşizanca inkâr... Vay be...

O kafa bir değil ki... Canım memleketimin bereketli topraklarında son yıllarda üretim rekoltesi kıran mezhep taassubuna saplanmış yobaz dinciler var ki duruşları, davranışları eşyanın tabiatına aykırı... Ağızlarında “Allah” lafzı yerine iğrenç küfür eksilmiyor. “MorriSon” manşeti ile serçeden ödünç aldıkları beyin ile orantısız zekâ sergilediğini sanıyor küfürbazlar. Darbelerin besleyip, semirttiği, bu memleketin kir ve kin tutmaz temiz topraklarında “inanç rantı” pazarlayanlar tüm semavi dinlere aykırı, bütün insani değerleri çiğneyerek, ağızlarından salya akıtarak saldırıyor o kafa...

O kafa şizofreni hastalığına düçar olmuş. O kafa başını kuma gömmüş... O kafanın gözünü kin bürümüş... O kafa nobran... O kafa yobaz... O kafa katiline aşık... O kafa bölücü... O kafa hasta... O kafa Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı...  Ve ne yazık ki tedavisi mümkün görünmüyor. O kafaya göre kendilerinden olmayan herkes cüzamlı. Oysa cüzam hastalığını bu topraklarda Türkan Saylan gibi kafası ve yüreği aydınlık, cumhuriyetimizin kızları, oğulları el ele verip kuruttular... Karanlık mahfillere Cumhuriyetin mühendisleri, işçileri elektrik getirip aydınlattı.

Merhum Süleyman Demirel’in ardından elbette idare ettiği dönem eleştirilmelidir. Ancak haksızlık ve inkâr bu memleketin çocuklarına yakışmaz. O kafaların karıştırmaya kalkıştığı zihniyet, aydınlığı karartır. O kafaları yine de dikkate almayalım. Sonuçta hasta o kafa...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş