Obama, bu sene de İngilizce küfretmedi

İsrafil K.KUMBASAR

Teslimiyet iktidarı, kardeş Azerbaycan’ı satışa getirip, ‘ucube’ gölgesinde Ermenistan sınırının açılması için malum ‘yol haritasını’ yeniden devreye sokmaya hazırlanırken, ABD Başkanı Barack Obama meşhur açıklamasını aynen yeniledi:
- “96 yıl öncesinde, 20. yüzyılın en kötü mezalimlerinden biriyle sonuçlanan korkunç olayları ciddiyetle hatırlıyoruz. 1.5 milyon Ermeni katledildi veya ölüme yürüdü. Meds Yeghern’in (büyük felaketin) dehşetini hatırlarken, Ermenistan halkı için dostluğumuz ve derin saygımızın sözünü verirken, kalplerimiz ve dualarımız her yerdeki Ermenilerle birliktedir.”
Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi’nden Ruben Safrastyan’ın, açıklamayı tercümesi aynen şöyle:
- “Soykırım tasarısına artık Beyaz Saray tarafından karşı çıkılacağını sanmam.”

***


Ama gelin görün ki, Obama’nın başkan seçilmesinin ardından “Amerika’da değişim başladı. ABD ile Türkiye ilişkileri yeni bir döneme giriyor” diye tef çalıp oynayan şakşakçılar, şimdi bir kez daha sevinçten neredeyse zil takıp gerdan kıracaklar.
Neymiş efendim?
Obama, 24 Nisan’da yine “soykırım” kelimesini kullanmaktan özenle kaçınmış.
Peki daha ne yapsaydı Obama?
Bir an için düşünün ki, adam her cümlesinde ‘genoside’ vurgusu yaptığı açıklamasında, Ermenice ‘Meds Yeghern’ kelimesini kullanmak yerine, İbranice “Holocast” veya bir başka dilde aynı anlama gelen bir başka ifadeye yer verdi.
Bir an için düşünün ki, adam validenize ‘İngilizce’ değil de ‘Ermenice’ küfretti.
Değişen ne olacaktı?

***


Ermenistan, Karabağ’da işgalci.
Amerika ise Irak ve Afganistan’da
Bir işgalcinin, ‘bir başka işgalciye’ verdiği destek bizim için hiç de şaşırtıcı değil.
Bizi kahreden, Türk milletini tarih önünde ‘soykırımcı’ olarak damgalamak isteyen bu küstahlığa, o milleti idare edenler tarafından, ‘yuvarlak’ ifadelerin dışında ‘ciddi’manada bir cevabın verilememesidir.
İdare-i maslahat görevini bu sefer Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu üstlendi:
- “Tek yanlı ve tarihi tek bir perspektiften okuyan bir açıklama. İsterdik ki acılar ortak paylaşılabilsin. Ümit ederdik ki dost ve müttefik bir ülkenin başkanı, Türklerin acılarını da paylaşsaydı. Gönül isterdi ki, bir milletin kendi egemenliğini tayin etme gününde bu hususa dikkat edilseydi.”

***


‘Dünya lideri’, ‘Orta Doğu Sultanı’ ve de ‘BOP Eşbaşkanı’ ise, her zamanki gibi yine ‘dut yemiş bülbül’ vaziyetinde.
Zira Obama, bir zamanlar TBMM’de yaptığı konuşmada, “Benim bu konudaki görüşüm biliniyor, değişmedi” diye buyurduğunda, bütün milletvekillerini tam tekmil alkış tutmaya zorlayan kendisiydi.
Zatı muhterem, ne yazık ki ‘gözlerinin içine’ baka baka Türk milletini ‘soykırım’ ile itham eden Obama’nın yakasına yapışıp da gürleyemedi:
- “Tarihi falan bırak da ‘bugüne’ bak.
‘Demokrasi’ ve ‘insan hakları’ götürme bahanesiyle işgal ettiğiniz Irak’ta ‘soykırıma’ tabi tuttuğunuz’1 milyondan fazla’insan, yoksa insan değil miydi?
Sen önce ‘kendin’ ile yüzleş Mayk.”

***


‘Bölge liderliğini’, başkalarının planlarına ‘taşeronluk’ etmek olarak algılayanlar, karşılarına çıkan ilk ciddi mesele karşısında işte böyle, “İsterdik ki”, “Ümit ederdik ki”, “Gönül isterdi ki”, şeklindeki ifadelerle tatmin olmak zorunda kalırlar.
Dış politikada başarılı olabilmek için yalnızca ‘stratejik derinlik’ yetmiyor.
O stratejik derinliği hayatiyete geçirebilmek için aynı zamanda ‘tam bağımsız’ bir irade gerekiyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş