Obama, ‘donkey’ yerine ‘esh’ diye hitap ediverse

İsrafil K.KUMBASAR
Hamdolsun, Sam Amca’nın kıyağı (!) sayesinde bu sene de vaziyeti kurtardık. ABD Başkanı Barack Obama, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, İngilizcede “soykırım” anlamına gelen ‘genocide’ kelimesini yine kullanmadı.
Onun yerine, “Ermeniler, var Türklerin ‘Meds Yeghern’ muamelesine maruz kalmak. Var tarihin bu kara döneminde 1.5 milyon Ermeni katledilmek veya ölüme yürümek” dedi.
Üstelik bir ‘iyi niyet’ örneği daha gösterip, Ermenileri ‘Meds Yeghern’ vakıasından kurtarmış olan Türklere ‘selamlarını’ gönderdi.
Peki nedir şu ‘Meds Yeghern’ ifadesinin Türkçedeki karşılığı?
- “Büyük Felaket.”
Ermeniler, kendi dillerinde ‘genocide’in birebir karşılığı olarak bu terimi kullanıyorlar.
Yahudiler de Almanların kendilerine uyguladıkları soykırım için ‘genocide’ kelimesi yerine, kendi dillerindeki  “Holucast” ifadesini kullanmayı tercih ediyorlar.
Kelimenin Türkçedeki karşılığı ise şu:
- “Büyük Felaket.”
***
Seçim kampanyası sırasında, “Başkan seçilirsem Ermeni soykırımını tanıyacağım” diye söz veren Obama’nın geçtiğimiz yıl da kullanmış olduğu bu ifade, iktidar mensuplarını pek fazla rahatsız etmişe benzemiyor.
Tayyip Erdoğan’ın yorumu aynen şöyle:
- “Bazı mahfillerin bu konuyla ilgili beklentileri farklıydı. Sayın Obama bizim hassasiyetlerimizi gayet iyi bildiği için, o istikamette açıklama yaptı.”
Mademki öyle, Dışişleri neden “Hatalı ve tek yanlı bir siyasi bakış açısını yansıtan açıklamayı esefle karşılıyoruz” demek zorunda kaldı?
Belli ki Dışişleri’ndeki bazı monşer kalıntıları, ‘iyi niyetli’ açıklamayı, “doğru’ tercüme edememişlerdir.
Ahmet Davutoğlu’nu fena yanıltmışlar.
***
ABD yönetimi, ‘genocide’ kelimesini, halihazırda kullanılacak bir ‘şantaj malzemesi’ olarak gelecek yıla bıraktı.
‘Açılım’ ve ‘diyalog’ çağrısından cesaret alan Ermeni enikleri, Erivan’da düzenledikleri gösterilerde, Türk milletinin şerefini ve haysiyetini temsil eden ay-yıldızlı al bayrağı, üzerinde tepindikten sonra yaktılar.
Aynı saatlerde ‘aydın’ ve ‘sanatçı’ kisvesi altında İstanbul’un iki ayrı yakasında toplanan diaspora bağlantılı ‘kripto’ Ermeniler, “Bu acı bizim, bu yas hepimizin” pankartları açıp sözde soykırımı andılar.
Devletin polisi de, hainleri ‘tekme tokat dağıtmak’ yerine, ‘tepkiye maruz kalmasınlar’ diye etraflarında koruma kalkanı oluşturdu.
***
Ermenistan, bir taraftan sınırı açması için ‘diplomatik mizansenler’ ile Türkiye’deki iktidarı kandırırken, diğer taraftan el altından ‘sözde’ soykırım iddialarının bütün dünya parlamentoları tarafından tanınması için yoğun bir çaba gösteriyor.
Ermenistan yönetimi, işgal altında tuttuğu Dağlık Karabağ’ın ön şart olarak gündeme gelmesi üzerine, anlı şanlı törenlerle imzalanan protokollerin onayını ‘tek taraflı’ olarak askıya aldığını açıkladı.
Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, “Soykırımın tanınması geriye dönüşü olmayan süreç halini almıştır. Türkiye dahil, tüm dünyada çabalarımızı destekleyenlere teşekkür ediyorum.”  dedi.
Peki bizimkiler ne yaptı?
***
Biri size İngilizce ‘donkey’ yerine Almanca ‘esel’, Fransızca ‘âne’ veya Ermenice ‘esh’ diye hitap etmeye kalkışmış olsa ne yaparsınız?
- “Hamdolsun, hazret bu sene de bize eşek demedi, hassasiyetlerimize bilerek ona göre davrandı”  diye sevinir misiniz?
Yoksa “Sen kimi eşek yerine koyuyorsun, eşek oğlu eşek?”  diye alnının ortasına yumruğu mu indirirsiniz?
Ne yaparsınız?
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş