OBAMA: DON'T SAY, DO IT!

Hulki CEVİZOĞLU

ABD’nin yeni Başkanı Barack Hüseyin Obama, dün Kahire’de dünyaya seslendi.
Şimdi bizim Hayri (Genel Yayın Yönetmeni dostum Hayri Köklü), yazdıklarımı okuyunca “Amma da safsın” diyecek ama, olsun.
Biraz da saf olalım. Akıllı olduk da ne oldu, değil mi?


ALEYKÜM SELAM OBAMA!
Hüseyin Obama, -İslam ülkesinde, İslam’a mesaj olsun diye- konuşmasına “Es selamü aleyküm” diyerek başladı.
Biz de, ona yanıtımıza “Aleyküm selam” diyerek başlayalım.
ABD Başkanı neler söyledi, neler!..
Dinlerken, “Acaba hayal aleminde mi yaşıyor?” diye düşündüm.
ABD’nin dünyaya yaşattığı somut gerçeklerden, acılardan haberi yokmuş gibi konuştu. Ya samimi ama hayalci idi, ya yalancı. Ya da çok büyük reformlar gerçekleştirecek ve her şeyi göze almış ve bunları gerçekleştireceğine inanıyor!..
Hangisinin doğru olduğunu çok geçmeden görmek mümkün.
Acaba Obama, “ABD derin devleti” ile çatışmaya mı girdi?.. Girdi de bunun farkında değil mi?..

“DÜNYA PEYGAMBERİ” Mİ?..
Obama, sanki tüm dinlerin üzerinde, onları birleştirmekle görevli bir “Dünya Peygamberi!” gibi konuştu. Aslında buna “Siyasi peygamber!” demek daha doğru. Herkesin hoşuna gidecek şeyler söyledi.
Birkaç tanesine değinelim ve Obama’ya soralım.
“Demokrasiyi sadece iktidara gelmek için kullanıyorlar. Muhalefet susturulmamalı!” diyorsun. Çok haklısın. Biz Türkler kendi ülkemizde bunun ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz.
“Seçim yapılıyor olması demokrasi demek değildir” diyorsun. Bunu da çok iyi ezberledik. “Türkiye, Atatürk’ten sonra hep ’Seçimle gelmiş anti-demokratik krallarla’yönetildi” deniyor. Acaba buna ne dersin?
 “Dünyada çok fazla korku ve güvensizlik ortamı oldu. Artık yeter... Geçmişe bağlı kalmamalıyız... Dünya adına birleşelim ve bir şeyler yapalım. Ekstremistler (aşırı uçlar) bizi bölmesin. Dünya birleşsin... Tanrının bütün çocukları saygı görsün!” diyorsun. Bu sözler de doğru ama, dünyayı bu duruma kim getirdi? Dünyanın jandarması ABD değil miydi? Dünyada ilk kitle imha silahlarını, atom bombalarını kullanan, hani senin de söylediğin gibi “yataktaki bebeği” öldüren kim idi?.. Irak’ta bir milyona yakın sivili öldüren işgalci ABD değil miydi? ABD bugün bunlardan vaz mı geçti?..  “Geçmişe bağlı kalmamalıyız” derken, ABD’nin kirli siyasi mirasını ret mi ediyorsun? Ekstremist dediğin, en aşırı uç ABD değil miydi? Evangelistler’in “Tanrıyı kıyamete zorlamak için” dünyayı ateşe atmasına artık engel mi olacaksın?
Ve dahası, “yataktaki bebekten” söz etmişken, bebek katili PKK’nın baş teröristi Abdullah Öcalan’lara yardım etmekten vaz mı geçeceksin?.. Artık, askerlerimize hain pusular kurulmayacak mı?  “El Kaide Afganistan’da 3 binden fazla insan öldürdü” diyorsun. PKK ise Türkiye’de 40 binden fazla insanımızın ölümüne neden olmadı mı?
 “Kısa ömrümüz içinde bölünelim mi, yoksa sağlam çaba ile ülkelerimizin güçlerini mi birleştirelim?” diyorsun. “Tüm insanlık onuruna yaraşır biçimde çocuklarımızın yaşamasını istiyoruz. Başkalarını suçlamak kolaydır. Ama kendi içimize bakmak zordur” diyorsun. Ne kadar doğru.
Artık “kendi içinize” bakıyor musunuz?

ALKIŞLIYORUM AMA..
“Dünyayı istediğimiz bir yer haline getirmek için yeni başlangıca ihtiyaç var” diyerek, Kur’an-ı Kerim ve diğer kutsal kitaplardan örnekler veriyorsun.
Bu sözleri alkışlıyorum, ama unutma. Ne bizi, ne de kendini kandırabilirsin!
Sözlerini, “Tanrının rahmeti üzerinize olsun” diye bitirdin.
Eğer, sözlerinin arkasında duracaksan; Allah’ın rahmeti senin de üzerine olsun.
Sen Arapça başlamıştın ben İngilizce bitiyorum:
 “Don’t say, do it!”
Yani, “Konuşma, yap!”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş