Obama'nın başkan olması ABD'de neyi değiştirecek?

İsrafil K.KUMBASAR

Demokrasi ve özgürlüklerin beşiği (!) Amerika’da yeni sayfa açıldı.
Beyaz Saray’da kendisini nelerin beklediğinden habersiz olan Barack Obama, gördüğü rüyanın etktisi ile taraftarlarına şöyle seslendi:
- “Amerika’nın hâlâ her şeyin mümkün olduğu bir ülke olduğundan, kurucularımızın rüyasının günümüzde hâlâ canlı olduğundan şüphesi olan, demokrasinin gücünü hâlâ sorgulayan birileri varsa, bu gece size cevaptır. ABD’ye değişim geldi.”
Dünya, Amerika’ya gelen ‘değişimin’ ne olduğunu nasıl olsa yakında anlayacak.
Türkiye’deki işbirlikçiler, Obama’nın başkan seçilmesini fırsat bilip, kamuoyuna ‘yeni bir Amerika’ imajı çizmeye başladılar.
Neymiş efendim?
- “ABD dış politikası tamamen değişecekmiş.”
- “Türkiye-ABD ilişkileri olumlu gelişecekmiş.”

* * *

Peki, gerçekten öyle mi olacak?
Beyaz Saray’ın bugüne kadar ‘beyaz’ görünen yüzünün, ‘çikolata’ rengine dönüşmesi bir anda her şeyi değiştirecek mi?
ABD, Türkiye gibi ‘tek adam’ ile mi yönetiliyor?
Koskoca ülkenin kaderi, bir tek kişinin dudağından çıkacak olan  söze mi bağlı?
Tabii ki hayır!
Çünkü Amerika’nın dış politikalarını ‘değişen kişiler’ veya ‘değişen konjonktürler’ belirlemiyor?
Bütün icraatlar, temelleri ‘yüz yıl öncesinde’ şekillenen belli bir stratejik plan ve program çerçevesinde yürütülüyor.
Başkanlara da, yalnızca ‘önlerine konulan’ politikaları tatbik etmek kalıyor.
Yani, Beyaz Saray’ın kapısına bir ‘eşeği’ bile bağlasalar değişen herhangi bir şey olmayacak.

* * *


‘Demokrasi’ ve ‘insan hakları’ götürme bahanesi ile Irak’ta milyonlarca insanı katleden ABD, işgal ve yağma politikalarına aynen devam edecek.
Üstelik bu politikalar artık, siyah derili bir kişiyi Başkanlığa getirmiş, ‘demokrasinin öncüsü’ bir ülke makyajı ile perdelenecek.
Obama, seçim öncesinde Rumlara gönderdiği mektupta, “Kuzey Kıbrıs’taki Türk işgaline son verilecektir” diyor, Fener Rum Patrikhanesi’nin ‘ekümenik’ olarak tanınmasını ve Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını destekleyeceğini beyan ediyor, Ermenilere gönderdiği mektupta ise ‘sözde soykırımı tanıma’ taahhüdünde bulunuyordu.
Joseph Biden ise, Irak’ın, Şii, Sünni ve Kürt olmak üzere üç bölgeye bölünmesini savunuyordu.
Bu sözler ve taahhütler, aslında Obama’nın arkasındaki güçlerin Türkiye’ye nasıl bir gelecek biçtiklerinin açık bir belgesidir.

* * *


Bugün Amerika’da olup bitenler, bir zamanlar Türkiye’de yerel planda gerçekleşen bir deneyin, küreselleşmesinden başka bir şey değildir.
Türkiye’de horlanan, dışlanan, ‘ikinci sınıf vatandaş’ muamelesine tabi tutulan kesimler, 2001 ekonomik krizin ardından, bir anda tek kurtuluş seçeneği olarak önlerine konulan ve ‘kendilerinden’ biri olan Tayyip Erdoğan’a oy vermişlerdi.
Tayyip Erdoğan, tam altı yıldan beri iktidarda.
Peki ‘yerli zenciler’ için değişen ne oldu?
Amerika’da horlanan, dışlanan, ‘ikinci sınıf vatandaş’ muamelesine tabi tutulan kesimler, büyük ekonomik krizin ardından, ‘kurtarıcı’ olarak önlerine konulan ‘kendilerinden’ biri gibi görünen ‘çikolata’ renkli Obama’ya sarıldılar.
Obama Beyaz Saray’da otururken, arkasındaki efendiler dünyayı istedikleri gibi idare edecekler.
Zenciler ise ‘zenci’ kalmaya devam edecek.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş