Obama'nın meyveleri!...

A+A-
Behiç KILIÇ

Ne demiştik;  “O kediyi sevdi, adamları bizi öpecek!..”  İşte öpücükler..!
“Azeri ile kavga pahasına Ermeni’ye taviz!..”
Karabağ’a rağmen kapıyı bacayı açıverme!..
Belli ki olan olmuş!..
Bay Babacan olanı biteni ağzında tutuyordu da Türk kamuoyu gelişmelerden varesteydi!..
Obama buradayken de bizlere sunulan şuydu  “Soykırım demeyecek..” Daha ne isteyebilirdik ki zaten!.. Adam, kendisini riske atarak “soykırım”  demekten vazgeçmişti sırf Türkiye’ye kıyak olsun diye!.. Yersen!..
Anlaşılan şu... “Ben soykırımı direkt söylemem siz de Ermeni kapısını açarsınız..!”
Var mı bunun başka türlü izah tarzı!..
ABD tak diyecek, karşılığı şak diye yerine gelecek elbette!..
Azerbaycan istediği kadar ayağa kalksın!..

 

Azerilere yasak!..
Bakü’den dün öğlen saatlerinde gelen haber, şöyle bir üzerine düşünüldüğünde çok ibret verici sonuçlar getiriyordu... Azerbaycan basını mensubu gazeteciler Ermeni sınırı ile ilgili gelişmeler üzerine Kars’a gelmek istemişlerdi.. Türkiye bu gazetecileri istemedi, onları getirecek olan uçağa, havaalanına iniş izni vermeyeceğini bildirdi.. Bu yüzden Azeri gazeteecileri getirecek olan uçak Bakü’den ayrılamadı!..
Azeri kardeşlerimizin ruh halini Türkiye ile ilgili yüreklerinde yükselen ateşi varın hesap edin!..
Şunu da düşünün...
Bu talep Ermenilerden gelseydi!.. Yani Ermenistan gazetecileri  bu geziye talip olsalardı, kendi lehlerine gösteri için Kars’a gelmek isteselerdi Türkiye bugün onlara engel çıkartırmıydı?.. Yoksa ABD-AB yansımaları gereği pek mi bir demokrat olunurdu!..
Sorunun cevabı zaten necip basınımızda mevcut!..
Bu Ermeni meselesinin sinyalleri gelir gelmez, malum tayfa, yetki-yönlendirme ajanları Azerbaycan aleyhine -Ermeni yönetimi lehine- itelemelere başlamışlardı.. Yani zaten ayrıca Ermenistan’dan militan gazeteci getirmeye de gerek yoktur bunlar varken!..
Ve zaten  “sınır kapısı açılacak”  diye kesin kesin yazarken bu takım, Türkiye’yi yönetenler kesin ret ile ortadaydılar... Başbakan  “Karabağ hallolmadan gelişme olmaz”  diye demeç verirken bile bu  “gazeteciler”  Türk halkına  “Ermeni kapısı açılıyor, tarih de şu...” diye  “müjde” veriyorlardı!.. Çünkü, bu kişiler bir ayakları ABD dışişleri içerisinde derinliklerde olan, bu nedenle de Türkiye içerisine açık Truva atı olarak itelenen tiplerdi!..


ABD’liler bizimkilere hep hayrandır!..
ABD Başkanları Türkiye’ye pek gelmemişlerdir... Geldiler mi de matbuatta böyle tantana olur... Oysa, bizi idare edenlerin bir ayağı hep ABD’dedir, ABD’ye gitmeyi çok severler.. Beraberlerinde de bol miktarda gazeteci götürürler. Bu gazetecilerin işi de, o gezide ABD’lilerin bizi yönetenlere nasıl hayran kaldıklarını, aziz milletimize anlatmalarıdır..! Milletimiz, gazetelerinde, ABD’lilerin Türk yöneticilerin ipine sarıldığını okudukça milli hislerine hakim olamaz  “Ulan bu değerli büyüklerimiz ABD’yi de iyi idare ediyor Allahıma!..”  diye, her gezide transa geçer!..
Misal verecek olursak mesela, rahmetli Turgut Özal’dan başlayabiliriz... Baba Bush Başkan.. Cümlemiz biliriz ki, Saddam operasyonunu Özal planlamıştır!.. Baba Bush tıkanmış, Özal’ı Camp David’e davet etmiş   “Allasen gel de bu bizim Pentagon’daki hıyarlara bu işi nasıl yapacaklarını anlatıver!” demiştir.. Özal da ne yapsın,  “Topla bavulu Semra, gidip bir el atayım!..”  diye yollara düşmüştür.. Tarihler böyle yazar!..
Sonra Demirel (gene) gelmiş ve şapkasını alıp Beyaz Saray’a dayanınca ABD’de devrim olmuştur!.. Bakmışlar Demirel’in şapkasını taşımak için ayrı adam var. (Bkz. İ.Çevik) Rivayet o ki Teksas’da bu yüzden şapka devrimi olmuştur... Çiller’in eşarbı yüzünden bunalıma giren ABD birinci ladyleri ile yedikleri makarna parasını devlete ödeten bizim birinci kadınların efsanevi ABD hikayelerini saymıyorum bile.. ABD’liler hep bizimkiler  memleketlerine gelsin de bayram olsun isterler!..
De aslında durum şudur... Bizim en kabadayı değerli büyüğümüz Beyaz Saray’da yarım saat kırkbeş dakika kabul edilir.. Bu arada, kitabına uydurulursa bayanlar da trişkadan bir  pasta yerler.. Türk basını bu sırada Beyaz Saray bahçesine enterne edilir, saatlerce bahçedeki sincaplarla oyalanarak bekleşirler.. İşte bu arada da, bize uyduracakları tıraşları hazırlayıp devrin iktidarını parlatırlar.. Durum aslında budur yani!..  

 

Balbay’ın, daha ne kadar hücrede kalacağını sordu
Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay’ın, tutuklandığı günden bu güne kadar tek kişilik hücrede kaldığı iddialarını sordu. Genç, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu
önergesinde, Ümraniye soruşturması kapsamında tutuklanan Mustafa Balbay’ın, hangi neden ve mevzuata göre bu kadar uzun süre tek kişilik hücrede olduğunu öğrenmek istedi. Kamer Genç, “Hücrede bekletilme süresi ne zamana kadar devam edecek?” sorusunu yöneltti.

Yazarın Diğer Yazıları