Obama'nın PKK planı

A+A-
Behiç KILIÇ

Aslında plana “ABD planı”  demek daha doğru. Bush döneminde planlanan strateji, Henri J. Barkey adlı “derin” Amerikalıya yeniden düzenlettirildi ve  “Obama planı”  haline getirildi...
Ana hatlarıyla istenilen şu...
Türkiye’ye Barzani ve merkezi Irak ile ittifak halinde, PKK’nın tasfiye ettirilmesi için yol haritası!..
Sonuca ulaşılmak için de
gerekli zeminin bir an önce
hazırlanması.
ABD Başkanı’nın Türkiye’ye geliş tarihi, nisan başları olarak öngörülüyor. Yani yeni belediye yöneticilerinin görev koltuklarına yerleşmeye başladığı zaman. Zamanlamanın önemine gelince...
ABD kendi büyük hesaplarına uygun mekân için kafasındaki Türkiye’yi şekillendirmek zorunda ya... Bu şekillendirme PKK’nın tasfiyesi, Barzani’nin kabul görmesi ile gelişmiş bir bölge ortamı...
İşte bunun için şu önemli...
Diyarbakır başta olmak üzere, ilk olarak belediye yönetimleri PKK etkisindeki anlayıştan kurtarılmalı, yani AKP seçimleri almalı...
PKK’nın tasfiyesini, Barkey raporunu kolaylaştıracak zemin beklentisi öncelikle bu... Kısaca bu Henri J. Barkey’in Obama yönetimine verdiği raporu hatırlayalım... Bay Barkey, başlığına  “Kürdistan Üzerinde Çatışmayı Önleme” dediği raporunun en tepesinde,Türkiye’de bir Kürdistan ilan ediverip şunları sunuyor;
Örgütün tasfiye süreci 5 etap...
1- Ankara-Erbil ilişkilerinin geliştirilmesi; böylelikle tüm yollarla PKK saflarından kaçışı hızlandıracak şekilde örgüt üzerindeki baskının artırılması.
2- Türkiye’nin PKK’lılara soruşturmaya uğrama kaygısı olmadan Türkiye’ye dönmelerini ya da Kuzey Irak’ta kalmalarını sağlayacak şekilde af çıkarması.
3- Erbil’in ve Washington’ın askeri yetkililerinin silah bırakan PKK’lılara geleceklerini garanti etmesi; Irak’taki ABD’li yetkililerin silah bırakma sürecini gözetecek bir mekanizma kurması ve PKK’lıların silahlarını Türk subaylarının gözetiminde ve medya tarafından izlenecek şekilde ABD’li subaylara teslim etmesi.
4- Bu adımlar atıldığında Bölgesel Kürt Yönetimi’nin Kuzey Irak’ta kalan silahlı PKK’lılara artık izin vermeyeceğini ilan etmesi ve Hakurk, Zap, Kandil kamplarını kuşatarak hareketlerini ve ikmal sağlamalarını engellemesi.
5- PKK’nın büyük kısmı silahsızlandırıldığında, örgütten geriye kalanlara karşı ABD’nin kendi hava kuvvetlerini kullanması...


 

Türklere baskı yapılsın!..
Obama’ya sunulan rapordan satır başları;
* PKK’nın silahsızlandırılmasına paralel olarak Türkiye’ye Kürt sorununu çözmesi için baskı yapılacak...
* Talepler karşılanmazsa PKK dirilir!..
* Küreselleşme çağında etnik azınlıkların kimliklerinden ve kültürel haklarından baskı altında olsalar bile vazgeçmeyecekleri... (Azınlıktan bahsediyor!..)
* Kürt sorununu demokratik şekilde çözmeyen bir Türkiye, AB’ye üye olamaz...
* Türkiye’deki Kürtlerle doğrudan diyalog kurulsun. (ABD yönetimi olarak!)
* Obama yönetimi, AB gibi, Kürtlerin yaşadığı yerlerde kalkınmaya yönelik yardımlarda bulunsun...
* Washington’ın eski tavrını değiştirerek Türkiye’de şiddeti reddeden Kürt liderlerle ilişkiye geçmesi ve onları ABD’ye davet etmesi...



Kandil’dekiler beğenmedi!..

Özetle şöyle denilebilir; ABD Türkiye’de doğrudan temasta olacağı, azınlık haklarına da sahip, adı her an konmaya hazır bir federal altyapıyı rapor diye Türkiye’ye sunuyor!.. “PKK böylece ortadan kalkar, rıza göster, işimize bakalım!” diyor... İşimiz dediği; kendi büyük çıkarları, yani bölgenin enerji yapılandırması... Karadeniz’de üsler, kıyı siyaseti, İran-Irak açılımları ve Afganistan-Pakistan hesapları... Türkiye’nin daha teslim olmuş, daha çok üs haline gelmiş ABD’leşmesi v.s.. “PKK mkk diye kafa ütüleme. Al sana Barzani müttefik, kardeş kardeş oynayın, beni dinleyin” hesabı...
Bu plana, siyaseti-ticareti ile Türkiye’nin su başlarını tutanların bir itirazı olur mu?.. Ya Barzani’nin?..
Ama PKK’nın var. Kandil’in tasfiyesi hesapları, buraya yerleşik terör ağalarını çıldırtıyor!..
Şu meşhur Karayılan diyor ki;
 “ABD’ye farklı yaklaşırız!.. Bu yanlışlıklar düzeltilmezse biz, halk olarak yeni bir değerlendirmeye gitmek durumunda olacağız...” 
Yani tehdit tam!..
Gel gelelim, “plan” yürümeye başladı gibi... Kandil’deki
eşkıya şeflerine kucak açacak barınak ülkelerin bile tespiti
yapılıyor...
Türkiye’den gelen “somut yaklaşım” ne diyecek olursanız?..
Var bir durumlar, yazacağız..

Yazarın Diğer Yazıları