OBAMA'YA AÇIK DAVET!..

A+A-

ABD’nin yeni başkanı Hüseyin Barack Obama’nın nisan ayı başında Türkiye’ye geleceğini öğrendik.
Kimden?
Amerikalılardan!..
Bir günlüğüne Ankara’ya gelen yeni Dışişleri Bakanı Hillary Clinton açıklamasaydı öğrenemeyecektik.


BAŞKANIN ADAMLARI!..
Hillary Clinton kısa ziyaretine iki televizyon söyleşisini sığdırdı. Sanırım, Başkan Obama da aynısını yapacak.
Sorun şurada.
“Yeni dönemin” temsilcisi olduğu söylenen ABD Başkanı, hangi televizyona çıkacak, kimlerin sorusunu yanıtlayacak?
Daha net bir anlatımla, “Başkanın adamları” ona ne tavsiye edecek?..
“Şuna çıkma, buna çık” mı diyecekler; yoksa, Başkan kendisi mi karar verecek?..
Benim kendisine bir önerim ve davetim var..


MELEKLİĞİ KANITLAMA ŞANSI..
Bu noktada bizim Yeniçağ ile küçük bir düşünce ayrılığımız olabilir. Yeniçağ’ın verdiği izlenim, “Kim gelirse gelsin, ABD’nin politikası değişmez” yönünde.
Oysa ben, farklı düşünüyorum.“Melek” olduğunu söyleyen politikacılara (bizimkiler de dahil), “Şeytan” olmadığını kanıtlama şansı verilmesinden yanayım.
Ve önerim de bu noktada.
Hüseyin Barack Obama’yı şimdiden “Ceviz Kabuğu-Özel” e davet ediyorum. Stüdyoya gelmesi şart değil, İstanbul’da katılacağı toplantıların binasında da olabilir. Canlı da olur, bant yayın da. Hatta, Türkiye’ye gelmeden kendi ülkesinde de. (Masrafları da kendim karşılarım.)
Niçin böyle düşündüğümü de açıklayayım.
Bir kere, her ülkenin politikası “kişiye göre” değişir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Geçmişe gidelim. Osmanlı padişahları arasında dünya kadar “yönetim anlayışı farkı” yok muydu? Fatih ile Vahdettin bir miydi?
Sonra Atatürk ile diğerleri aynı görülebilir mi?
Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı ile Ecevit’inki aynı mıdır?
Ayrıca, “ABD emperyalizminin” en sıkı uygulayıcısı Bush’lardan çok farklı olacağını açıklayan, bana göre de örneklerini göstermeye başlayan Hüseyin Obama’nın bunu kanıtlamasına niçin izin verilmesin ki?..


YENİ İMPARATOR MU, DEĞİL Mİ?..
Türkiye’ye geldiğinde, benim gibi emperyalizme karşı bir gazeteci ile görüşmesi ona puan kazandırır ve samimi olduğunu kanıtlar. Sakın bu  sözlerimi bir kendini beğenmişlik gibi algılamayın.
Çünkü, Obama’nın “ABD-perest” bir gazeteci ile yapacağı söyleşi kimi ikna edebilir?
O, Obama’ya neyi, nasıl sorabilir?
Bizim düşüncemizdeki bir gazeteciyle konuşsun (ve yayına çıksın) ki, kendisine Türkiye’deki antidemokratik uygulamaları anlatıp görüşünü alalım.
Hukukun nasıl dışlandığını, muhaliflere nasıl baskılar yapıldığını, toplumun nasıl “korku kampları”na sokulduğunu, seçimlerde eşitliğin nasıl açıkça çiğnendiğini, teröristlerin ortada nasıl cirit attığını ve düşünce özgürlüğünün maskelenerek ardında ne işlerin çevrildiğini anlatıp, soralım.
Basit gibi görünen bu öneri, onu anlamamızı sağlayacak.
Obama, “Yeni imparator” mu olacak, “gerçek demokrat” mı?..
Dünya politikası “kanlı” mı olacak, “kansız” mı?..
Göreceğiz..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları