Öbür ordu kimin ordusu?

A+A-
Afet ILGAZ

Ajanslar Halep’te savaş olduğunu duyuruyor. Halep’te savaşan Suriye ordusundan başka bir ordu daha var zannedersiniz. Oysa birisi çapulcu sürüsü. Çapulcu sürüsü demek yetmez. CIA’sından M16’sına kadar MOSSAD’ına kadar El Kaide’sine kadar, ne kadar işbirlikçi varsa orda.
Kaddafi’nin ölürken “El Kaide” dediğini unutmuyorum. Bu örgütler Siyonizmin beş bin yıllık Arz-ı Mev’ud hayaline hizmet ediyorlar.
Bu sürüye ordu demek kadar yanlış bir şey olamaz. Hani bu ordunun devleti? Hani meclisi? Hani bayrağı? Hani uluslar arası siyasetteki yeri?

***

Buna benzer bir garabet de Irak’ta yaşanıyor. Gene yandaş ajanslar merkezi hükümetin ordusuyla peşmergelerin savaşını “iki ordu arasındaki savaş” diye tanıttılar. Peşmergelerin de Suriye’deki saldırganlar gibi temsil kabiliyeti yok. Ancak bizim Dış İşleri Bakanının, “ağabeyi” lafını hatırlatan bir özellikleri var. Davutoğlu Barzani’ye “kak” (ağabeyi) dermiş. Yani ağabeyin ordusuyla merkezi orduyu savaştırıyorlar.

***

Suriye ve Irak’taki bu ateş hercümercinin yanında bizim Başbakanın “Esed, Esed” haykırışları, hava civa gibi kalıyor. Asıl politikayı Esad’la Maliki yapıyor. Sınırlarını koruyorlar. Ülke bütünlüklerini korumaya çalışıyorlar. Bizim ikide bir “Suriye’nin bütünlüğünden yanayız” laflarımız tekerlemeden başka bir anlam taşımıyor. Ülke bütünlüğünü koruyan başkanlarla kavga çıkartıyoruz. Tarihe bizim vızıltılar değil öteki başkanların milli tavırları kalacak.

***

Her gün ekranlarda şehit cenazelerini görmekten duyulan ıstıraplar, bitmiyor. Bugünkü cenazelerden birine Cumhurbaşkanı da katılmış. Katılsa ne olur katılmasa ne olur? İyi yetişmiş aslan gibi gençler devrilip gidiyor. İnsanın aklına o zamanın Dışişleri Bakanı Powel ile yapılan 9 maddelik anlaşma geliyor. Bunlardan biri Türk ordusunun Irak’ın kuzeyine girmemesi talimatıydı. Bu anlaşma Gül’le yapılmıştı. Cenazeye gitseniz ne olur gitmeseniz ne olur, ağlasanız ne olur ağlamasanız ne olur? Ama şehitlerin komşuları... İşte onlar, gerçekten ağlıyorlar. Evlerini, sokaklarını, mahallelerini, yürüyüşlerini, bayraklarımızla donatıyorlar. Bayraklar sınırlarımıza çekilmiş gibi oluyor. Tecavüz edenlerin inlerindeki, emperyalizm yığınaklarının üzerine çekilmiş gibi oluyor.

Yazarın Diğer Yazıları