ÖĞRENİLMİŞ GÜÇSÜZLÜK!..

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Günlük yaşamda ya da iç ve dış politikada “şartlı reflekslere” alıştırılıyoruz.
Şunu yapamazsın, bunu yapacaksın gibi.
Ya da, “böyle gelmiş böyle gider” sözüyle özetlendiği biçimde, bizden öncekilerin davranışlarını kopyalarız. Ve de, nedenini sorgulamayız.
Buna bilimde “öğrenilmiş güçsüzlük” deniyor.


KOPYALANMIŞ DAVRANIŞLAR..
Öğrenilmiş güçsüzlükle ilgili çok deney var. Bunlardan biri internet ortamında da dolaşıyor.
Bir laboratuvarda deney yapılıyor. Uygun büyüklükte bir akvaryumun içine bir tane büyük, çok sayıda da küçük balık konuyor. Büyük balık acıktıkça küçükleri teker teker yiyor.
Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştirilerek akvaryum ikiye ayrılıyor. Büyük balık bir tarafta, küçük balıklar da diğer tarafta kalıyor. Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek için defalarca girişimde bulunuyor. Bu durum tam 28 saat boyunca sürüyor. 28 saatin sonunda büyük balık artık diğer tarafa geçmek için mücadele etmeyi bırakıyor.
Deneyin sonunda cam bölme kaldırılıyor. O da ne?
Büyük balık küçükleri yemek için artık hiçbir hamle yapmıyor. Saatler   geçtiği hâlde onları yemediği görülüyor.
İşte buna psikolojide “öğrenilmiş  güçsüzlük” deniyor...


KİMİ KOPYALAMALIYIZ?
İşte biz, bizden öncekilerin davranışlarını kopyalayarak beynimizi çalıştırmıyoruz.
Kuşkusuz bunun yararlı olanları da var ama, kastettiğimiz, politik alanda bize dayatılanlar ve bunları sorgulamayışımız.
“Gönüllü teslim olma” durumudur burada eleştirilen.
Ana sorun, “kimi ve neyi -hangi davranışı- kopyalayacağımızdır.”
Bizden önce emperyalizme teslim olmayı alışkanlık durumuna  getirenleri mi, emperyalizmi reddeden Mustafa Kemal’leri mi?..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları