Öğretmen maaşlarına müdahale!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Zachau, öğretmen maaşlarının OECD standartlarına göre yüksek olmasından dolayı maaşların düşürülmesini istemiş. Ayrıca Zachau, çalışma saatlerinin esnetilmesini ve kıdem tazminatlarının da düşürülmesini irade eylemiş! Beklendiği gibi Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik de Zachau’nun  “öğretmenlerin maaşı yüksek”  görüşüne katıldığını ancak öğretmenlerin maaşlarının indirilmeyeceğini de sözlerine ilave etmiştir. Ücret ve maaş artışı için öteden beri sızlanan öğretmene “maaşınızı düşürmeyeceğiz” cevabı iyi bir karşılık olsa gerek. Geçtiğimiz yıl da zam isteyen memura Bakan Mehmet Ali Şahin “memurun durumu iyidir, otomobilleri bile var” demişti. Bu sözlerin neresini irdeleyeceksiniz ki, Türkiye’yi yönetenlerin zihniyeti budur.
Özellikle öğretmenlerin maaş/ücret yönünden durumlarının içler acısı olduğunu, çeşitli verileri kullanarak ifade etmek mümkündür. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun gerçekte açlık sınırında bir yerlerde yaşadığını bilenler biliyor. Ancak işi vahim kılan, öğretmenlerin maaşı değil, Dünya Bankası Direktörünün soruna el koyar gibi dahil olmasıdır. Bu “hariçten gazel okuma” değil, hariçten müdahaledir. Bu ülkenin öğretmenine verdiği maaşın, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinden daha çok, DB Direktörünü ilgilendirmesi ilginçtir.
DB Direktörünün bu tavrı, bağımlılığın ne duruma geldiğini göstermesi bakımından önemlidir.  Sayın Direktör, öğretmenlerin maaşlarının yalnızca yüksek olduğu saptamasında bulunmamış, aynı zamanda “düzeltilmesi” gerektiğini de ilave etmiş! Bu durum Türkiye’deki iktidarı ikaz etmek yetkisini birilerinin kendisinde gördüğünü göstermektedir. Daha iki gün önce Futbol Federasyonu toplantısına FIFA ve UEFA’nın yetkillieri kalabalık bir grupla katılarak, hiçbir ülkenin kabul etmeyeceği bir tavır içine girmişlerdir. Doğrudan toplantının yönetimini ve gündemini ele almaya kalkışmışlardır. 
Sormak gerekir, Dünya Bankası’nın başındaki adam Türkiye’deki öğretmen maaşıyla neden ilgilenir? 
Bu sorunun cevabı hazırdır; borçlusunuz da ondan! Hani bu ülkenin Başbakanı borçlar için “fıstık/çekirdek” tanımı yapmıştı. Demek ki elin oğlu öğle düşünmüyor. Diğer yandan, DB Direktörü memurun ya da öğretmenin maaşının ne olacağını doğrudan ya da dolaylı olarak belirliyorsa, Türkiye’de bir iktidara niçin ihtiyaç duyulur?  Memurun maaşına Cumhuriyet tarihinin en düşük zammı olan yüzde 2 artı 2’lik rakamın da IMF’nin, ya da DB’nin arzularıyla yapıldığı bilinmektedir. Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasal politikalarına, yalnız IMF, DB, AB, ABD değil aynı zamanda Çok Uluslu Şirketler ve diğer uluslararası sermaye hareketlerini kontrol eden kuruluşlar da müdahil olmaktadır.
Onlar Türkiye’den olan alacaklarını faizleriyle birlikte ve zamanında tahsil edebilmek için tasarrufun en yüksek düzeyde olmasını zorunlu görüyorlar. Bunun yolu da Türkiye’deki iç talebin kısılmasından geçmektedir. Türk halkı yaşamından yapacağı tasarruflar sayesinde malum “fıstık/çekirdek” kabilinden dış borçları ödeme yeteneğine kavuşmuş olacaktır.
Türkiye bugün her türlü (ekonomik, psikolojik, kültürel) uluslararası operasyona açık bir ülke konumuna gelmiştir. Kimisi Kıbrıs’ta Yunan Planı’nı, kimisi de “Ermeni Soykırımı” nı kabul et diyor. Sevr’i dayatanların, Ekümenik iddiaları ortaya atanların, bölünmüş harita yapanların ve 301’e takanların sayısı ise belli değildir. Borç boğazda, Başbakan “borç yiğidin kamçısı” de-meye devam ediyor.
Türkiye bu duruma bağımsızlığı, egemenliği çok da önemsemeyen; hatta yabancıdan icazet ve övgü almayı onur sayanlar yüzünden gelmiştir. Yaşananlar Türkiye’nin Ankara’dan yönetilmemesinin ürettiği sonuçlardır. Özgürlük, egemenlik ve bağımsızlığını önemsemeyenlerin midelerini önemseme hakkı yoktur. Bu anlamda iktidara yüzde 47’lik desteği vermiş olanlar, gerçekte Dünya Bankasına, IMF’ye, AB ve ABD’nin müdahalelerine de onay vermişlerdir. Milli devlet, milli bütünlük ve milli egemenliğe yönelik müdahaleleri sineye çekenlerin, öğretmen maaşlarına yabancı müdahalesini sorun yapmaları beklenemez!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları